Geçtiğimiz hafta bir dostumun iş yerinde otururken bir konu açıldı ve o konu üzerinde bildiklerimi anlatmaya başladım. Orada oturanlardan bir kaçı “sen bunları nereden biliyorsun” diye sordular bana. Ben de “Bunları kitaplardan okuyarak öğrenmedim. Büyüklerimden dinledim. Babaannem Sabiha Hanımdan, babam Yusuf Kayseri’den ve Şahabettin Uzluk, Selçuk Es, Mehmet Ali Apalı, İzzet Koyunoğlu ve diğerlerinden” diye cevap verdim. Dedem Lütfi Kayseri, Konya’nın ilk değirmencilerinden ilk müteahhitlerinden Konya’da değirmeni olduğu gibi Ankara’da değirmeni varmış. Konya’ya ilk özel otomobili de getiren bir kişi. Daha sonraki yıllarda İstanbul’da yaşayan mutlu azınlıklar dedemi ve dedem gibi o tarihlerde Anadolu’da yaşayan iş adamlarını iflas ettirmişlerdir. Şahabettin Uzluk Mevlana’nın soyundan gelir. Babası Yemen’de şehit olmuştur. Selçuk Es’in babası milli mücadelede Konya Vali Yardımcısı, Cumhuriyetin ilk Konya Belediye Başkanı, Milletvekili, Mehmet Ali Apalı, dedeleri Apa köyünden gelip Konya’ya yerleşmişler, anne dedesi ise Sivaslı Müderris Ali Kemal Efendidir. İzzet Koyunoğlu, Koyunoğlu Müzesi’ni kuran Konya’nın köklü ailelerindendir. Eşim Rahime Kayseri’nin anne dedesi de Yalvaçlı Ömer Vehbi Efendidir. Bunları şunun için yazdım. Bilgiler, kültürler yalnız kitaplarda bulunmaz konuşa konuşa kuşaktan kuşağa aktarılarak gelir. Bunun içinde biz birçok Konyalı büyüklerimizden dinlediklerimizle büyüdük.
Konya’nın çevresinde birde bağlar bahçeler vardı. Bunların içinde de büyük büyük asırlık ağaçlar bulunurdu. Bu asırlık ağaç kovuklarında sincaplar yaşardı. Bizler sincaplarla büyüdük. İlkbahar’dan sonbahara hatta kış aylarında bile sincaplar daldan dala gezerlerdi, Çok sevimli hayvanlardır sincaplar. Konyalılar Sincap’a “Tiğin” der biz çok zamanda Sincap demeyiz. Tiğin deriz. Ağız alışkanlığı.
Sincaplar zararsız ve çok faydalı hayvanlardır. Sevimli mi sevimli de olurlar. Ağacın bir dalından diğer dalına zıplayarak atlayarak koşarak giderler. Hatta Konya’da bir de söz vardır. Ağaca tırmanan çocuklar bir birlerine sincap gibi çıktım demezlerde Tiğin gibi daldan dala atladım diye seslenirlerdi.
Seyahatnamelerde Konya ile Beyşehir arasında sık ormanlıkların olduğu ve bu ormanlarda yaşayan sincapların daldan dala atlayarak Beyşehir’e ulaştıkları da söylenir.
Konya’da Meram, Dörtokka, Durunday, Dutlukırı, Lalebahçe, Selbasan, Kovanağzı, Aymanas, Uluırmak, Mengene, Kumköprü, Sedirler, Araplar, Musalla Bağları, Hocacihan bağları, Yaka gibi yörelerde bağlar bahçeler vardı. Buralarda çok büyük asırlık ağaçlar bulunurdu. Bu asırlık ağaçların sembolleri de sincaplardı. Bizim kuşak sincaplarla büyüdüler. Daha doğrusu büyüdük. Ne kadar güzel hayvanlardı sincaplar. Bir ağacın dalının üzerinde size poz verirlerdi.