Sınavlar kâbus oldu

11-12 yaşından itibaren yaşamaya başladıkları sınav maratonu, öğrencilerin psikolojisini olumsuz etkiliyor

ÖĞRENCİLER DERS ÇALIŞMA KAMPINDA

SBS ile birlikte öğrencilerin girmek zorunda olduğu sınavların sayısının artması üzerine, çocukların daha çok ders çalışmak zorunda kaldığını belirten veliler, çocuklarının psikolojilerinin bozulmasından endişe ediyor. Eğitim sezonunun sonuna gelinmesi ve sınavlara kısa bir süre kalması nedeniyle öğrenciler kendilerini adeta ders çalışma kampına çekiyor. Uzmanlar ise, aşırı derecede ders çalışmanın zararlı olduğunu belirtiyor.

VELİLER DE İKİLEM İÇERİSİNDE
Çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamak için deyim yerindeyse gözünü budaktan sakınmayan veliler, bütçelerini zorlayarak öğrencilere alternatif ders çalışma imkanları sağlıyor. Bunların başında ise dershaneler geliyor. Bir taraftan çocuklarına iyi bir gelecek sağlamak için eğitimleri ile özel olarak ilgilenen veliler, diğer taraftan sürekli ders çalışmak durumunda olan öğrencilerin psikolojisinin bozulacağını düşünerek ikilemde kalıyor.

EĞİTİMCİLERE GÖRE SORUN SINAV SİSTEMİNDE
Mevcut sınav sisteminin öğrencileri sürekli ders çalışmak zorunda bıraktığına dikkat çeken Eğitim Bir Sen Konya Şube Başkanı Latif Selvi, elemeli sınav sisteminde başarılı bir çok öğrencinin sınav heyecanı ile başarısız olabildiğini söyledi. Türk Eğitim Sen Konya 1 Nolu Şube Başkanı Tanfer Ata da, eğitim sisteminde okul başarısını artıracak ve okula alternatif bir eğitim kurumuna ihtiyaç duyulmayacak değişiklikler yapılması gerektiğini savundu.

Yarış atı yetiştiriyoruz

Sınav alternatiflerinin artmasıyla birlikte öğrencilerin sürekli ders çalışmak zorunda olduğunu bildiren veliler, bu şekilde sağlıklı bireylerin yetiştirilemeyeceğini söyledi

Özellikle son yıllarda artan ÖSS, SBS, KPSS ve benzeri sınavlarla birlikte, öğrenciler sürekli ders çalışmaya mahkum ediliyor. Öyle ki, okulda verilen eğitim, öğrencilerin önlerine sunulan sınavlarda başarı sağlaması için yeterli olmuyor. Bu durumda öğrenciler çareyi dershanelerde eğitim görmekte arıyor. Öğrencilerin sürekli ders çalışıyor olmaktan dolayı psikolojilerinin bozulduğunu ifade eden veliler, “Çocuklarımız henüz küçük yaşlardayken bin bir çeşit sınava mahkum ediliyor. Okuldaki sınavlarının haricinde öğrencileri daha 4. sınıftayken çeşitli sınavların heyecanı sarıyor. Bu nedenle çocuklarımız, küçük yaşlardan itibaren okullardaki eğitimin yanı sıra dershanelerde eğitim görmek zorunda kalıyor. Günlük ortalama 5 saat okulda eğitim gören öğrencilerimiz, okuldan çıktıktan sonra dershaneye koşuyor ve kaldığı yerden devam ediyor. Ayrıca hafta sonları da resmi okulların tatil olmasına karşılık dershanelerde hummalı bir ders çalışma stratejisi izleniyor. Bu durum da çocuklarımızın sağlıklı birer birey olarak yetişmesine engel oluyor” diyerek, artan sınavlara dayalı eğitim sistemini eleştirdi.
SINAV SİSTEMİNDE KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK YAPILMALI
Mevcut eğitim sisteminin öğrenciler açısından bir çok soruna neden olduğunu ifade eden Eğitim Bir Sen Konya Şube Başkanı Latif Selvi, bunun da temel nedeninin talebin fazla olması olduğunu söyledi. Elemeli sınav sistemi ile birlikte bir çok öğrencinin başarılı olmasına rağmen başarısız konuma gelebildiğini kaydeden Latif Selvi, “ÖSS, KPSS gibi sınavlara giren öğrenciler, onca uğraşa rağmen yeterli puanı alamadıkları için istihdam edilememektedir. Gençlerde bu durum başarısızlık sendromu oluşturmakta, hatta öğrenciler hedefledikleri başarıya ulaşamadıkları zaman eğitimden bile soğumaktadır. Gerek YÖK, Gerekse Milli Eğitim Bakanlığı, yapılan sınavlarda temel sorun olan ihtiyaca cevap verecek kadar yeterli olmayan imkanlar sebebiyle köklü bir sınav değişikliğine gitmelidir” dedi.
Gençlerin psikolojisini olumsuz etkileyen bir diğer yönün de sınavlardaki kat sayı adaletsizliği olduğuna dikkat çeken Latif Selvi, özellikle üniversite sınavındaki katsayı farkının bir takım öğrencilere avantaj sağlarken, bir kısmı için de dezavantaj olduğunu belirtti. Sistemin kendi işleyişi içerisinde bilinçli haksızlık ve imtiyazlılık oluşturulduğuna dikkat çeken Selvi, hata oranı yüksek olan bu sınav sisteminin bir an önce değiştirilmesi gerektiğini savundu. Sınav sisteminde iyileştirmeye yönelik önerilerde bulunan Eğitim Bir Sen Konya Şube Başkanı Latif Selvi, “Her bireyin, başarısına ve ilgi alanına göre istediği yere gidebileceği bir sınav düzenlemesi yapılmalı. Tercihler yöneltme, yeterlilik ve isteğe göre olmalıdır. Bu durumda düzeyi istediği alana yetebilecek olan öğrenciler imkan kısıtlılığından dolayı mağdur olmayacaktır. Bir ülkenin en büyük değeri yetişmiş insan gücünden en üst düzeyde verim alabilmektir. Aksi takdirde mutsuz, zoraki şartlardan dolayı başarı elde edemeyeceği alanlarda çalışmaya mahkum olan bir gençlik yetişmektedir” diye konuştu.
ALTERNATİF SINAVLAR SORUN ÇÖZMEDİĞİ GİBİ
YENİ SORUNLARIN OLUŞMASINA NEDEN OLUYOR
Yıllar içerisinde ilköğretimden bir üst öğrenime geçmek için oluşturulan sınav sisteminin öğrencilere tek dereceli bir sınavla Anadolu ve Fen Liselerine gitme imkanı sağladığını belirten Latif Selvi, bu sınavın bir tek oturumda gerçekleşiyor olmasının başarılı çocukların o sınavda istediği performansı verememesine neden olduğunu belirtti. Bu tür olumsuzlukların önüne geçebilmek için yeni bir düzenleme yapılarak sınavın üç kademeli hale getirildiğini kaydeden Selvi, “Yeni yapılan düzenleme ile öğrencilerin sınavda elde ettikleri başarıya okul başarıları ve davranışları da sınav sonucunu etkileyecek şekilde sisteme dahil edildi. Ama bu durum sorunu çözmeye yeterli olmadı” ifadelerini kullandı.
Sınav sisteminin geniş bir zamana yayılması halinde öğrenciler üzerindeki baskı ve başarı endişesinin azalacağını belirten Latif Selvi, “Sınav sisteminde uzun zamana dayalı çalışma yapılmalı. Yani, aylar belki de yıllarca biriktirilen emek birkaç saatlik sınavla test edilmeye çalışılmamalı. Öğrenciler, belirli aralıklarla sınava tabi tutularak ilgi alanları ve hangi yönde başarılı oldukları belirlenmeli. Bu sayede belki daha objektif bir eleme yapılabilir” diye tavsiyede bulundu. İlköğretimden değil, artık okul öncesi eğitimden başlayarak yöneltme sınavlarının yapılması gerektiğini ifade eden Selvi, “Öğrencilerin başarıları ve yetenekleri okul yönetimi, rehberlik servisi, öğretmenler ve veli işbirliğiyle izlenmeli, düzey belirleme kriterleriyle aldıkları eğitime uygun olarak orta ve yüksek öğrenime veya pratik yaşama geçebilmelidirler. Eğitim kurumları arasındaki kopukluğu ortadan kaldırmalı, bir alt birim bir üst birime öğrenciyi direk olarak hazırlayabilmeli, öğrencilerin okulda aldıkları eğitime başka kurumlardan destek sağlamasına gerek kalmamalıdır. Türkiye’de belirlediğimiz konularda bazı adımlar atılmakta ancak bunlar yeterli olmamaktadır. Bu nedenle eğitimde daha köklü reform ve yatırımlara ihtiyaç vardır” dedi.
DAHA KALİTELİ VE DONANIMLI ÖĞRETMENLER YETİŞTİRİLMELİ
Türk Eğitim Sen Konya 1 Nolu Şube Başkanı Tanfer Ata da, eğitim kurumlarında öğrencilerin en iyi şekilde geleceğe hazırlanması için çalışıldığını ancak, bu konuda istenilen başarının elde edilemediğini söyledi. Öğrencileri ilgili oldukları alanlara yönlendirme sisteminin sadece yönetmelikte kaldığını aktaran Tanfer Ata, öğrencilerin üzerilerindeki ders çalışma yükünün yanı sıra ailelerinin yaptığı baskıyla da psikolojilerinin olumsuz yönde etkilenebileceğini bildirdi. Eğitim sisteminde okul başarısını artıracak ve okula alternatif bir eğitim kurumuna ihtiyaç duyulmayacak şekilde değişiklik yapılması gerektiğini aktaran Tanfer Ata, “Eğitim sistemimizde köklü bir değişiklik yapılmalı. Milli Eğitim ve üniversiteler daha kaliteli ve daha donanımlı öğretmenler yetiştirmeli. Öğrencilerin en iyi şartlarda öğrenim görmelerini sağlayacak zemin hazırlanmalıdır. Ayrıca mesleki eğitime yönlendirme yapılmalı ve öğrencilerin farklı alanlara yayılarak daha çok alanda istihdam edilmeleri sağlanmalıdır. Gelecekle ilgili kaygıları olan öğrencilerin bu ortamda kendisini en iyi şekilde yetiştiremediği takdirde iyi bir okula girememesi ve bunun sonucunda da psikolojik bunalımlar yaşaması kaçınılmaz bir durumdur” dedi.

RASİM ATALAY

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Eğitim Haberleri