Mevlâna Kültür Vadisi Projesi bahane gösterilerek tezgahlarının Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri tarafından toplandığını belirten simitçiler, yerlerinin özel şirketlere peşkeş çekmek için kendilerinin işine son verildiğini söylüyor
Mevlâna Caddesi ve Bedesten Çarşısı'nda simit tezgahları kaldırılan simitçilerin isyanı bitmiyor. Haksız yere tezgahlarının kaldırıldığını belirten simitçiler, rant için kendi tezgahları kaldırılarak yerlerinin özel şirketlere verileceğini söylüyor. 8 Ocak 2012'de simit tezgahlarının kaldırıldığını, tepside bile simit satmalarına izin verilmediğini vurgulayan simitçiler, Mevlâna Kültür Vadisi Projesi bahane gösterilerek tezgahlarının Konya Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri tarafından toplandığını bildirdi.
18 yıldır tezgahta simit satarak geçimini sağladığını açıklayan Sefer Altun isimli bir simitçi, "12 Aralık 2011'de Mevlâna Kültür Vadisi Projesi yapılacak diye şehir merkezinde seyyar satıcılara izin verilmeyecek dinilerek tezgahlarımız kaldırıldı. 8 Ocak 2012'den buyana da tepside dahi simit satamıyoruz. Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri arkamızdan koşuyor. Dışarıda o kadar insan kaçak sigara satıyor, ancak zabıta ekipleri bizi kovalıyor. Biz alnımızın teriyle geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz. Büyükşehir Belediyesi birilerine peşkeş çekmek için bizi yerimizden ediyor. Bizim simit sattığımız yerler KONBELTAŞ gibi özel şirketlere ihale ile satıyor" dedi.
'CAN SIKINTISI NEDENİYLE BİR ARKADAŞIMIZ ÖLDÜ'
18 yıldır simit sattığını ve tezgah kurduğu için yıllık belediyeye ücret ödediğini dile getiren Sefer Altun, "Geçen yıl Büyükşehir Belediyesi'ne bin 750 TL tezgah yeri ücreti ödedim. Şimdi belediye beni işimden ediyor. Simitçi arkadaşlarımıza zorla imza attırıyorlar. Büyükşehir Belediyesi kamuoyunda büyük tepki çekmemek için bizi müteahhit işçisi olarak alacağını söylüyor. Ancak bizim yaşımız geçti. Bizim inşaatta çalışacak ne gücümüz kaldı ne de buna sağlığımız elverişli" diye konuştu.
Seyit Ergül isimli bir simit satıcısının can sıkıntısından hayatını kaybettiğini de söyleyen Sefer Altun, "Seyit kardeşimiz solunum yetmezliği hastasıydı. Tezgahı kaldırıldığı için can sıkıntısından hayatını kaybetti. Yine bir arkadaşımız kalp krizi geçirerek hastanede tedavi altına alındı. İşimizle oynayan insanlar hakkımızı nasıl ödeyecekler. Rant için bizim hakkımıza giriyorlar. Bu çok büyük vebaldir. Kimse bizim ekmeğimizle oynamasın. Biz gerekirse tezgahlarımızı modernize ederek güzelleştiririz" ifadelerini kullandı.
'NORMAL İŞTE ÇALIŞAMAYACAĞIM İÇİN SİMİT SATIYORUM'
Nesib Tütün isimli bir diğer simit satıcısı ise 27 yıldır tezgahta simit satarak evini geçindirdiğini vurgulayarak, "Ben trafik kazası yaptım ve kaburga kemiklerim kırıldı. Elimden sakatım. Normal bir işte benim çalışmam imkansız. Ben kimseye muhtaç olmadan evimi geçindirmek için tezgahta 27 yıldır simit satıyorum. Büyükşehir Belediyesi şimdi işime son vererek bana inşaat işçiliği teklif ediyor. Ben imkansız o işleri yapamam. Keşke yapabilsem de sigortalı bir yerde çalışabilsem" dedi.
Mevlâna Kültür Vadisi Projesi bahanesiyle işinden olduğunu ancak Bedesten Çarşısı'nda yüzlerce kişinin seyyar satıcılık yaptığını söyleyen Tütün, "Proje gerekçesiyle niye sadece seyyar simitçiler kaldırılıyor. Bu işte başka bir iş var. Ayrıca kültür projesi kültürsüz kalıyor. Simitçilik tarihimizde olan bir gelenek. Kültür isimle olmuyor. Bizim görüntümüz güya göze hoş gelmiyormuş. Biz görünüm olarak gerekli modernizeyi yaparız, yeter ki bizim ekmeğimizle oynamasınlar" şeklinde konuştu. Büyükşehir Belediyesi'nin kendilerine baskı yaparak imza attırmaya çalıştığını da aktaran Hesib Tütün, birilerine rant oluşturmak için kendi tezgahını kimseye kaptırmayacağını, bunun için sonuna kadar mücadele edeceğini açıkladı.
BİNLERCE KİŞİ BU İŞTEN EKMEK YİYOR
"Bu işten binlerce kişi ekmek yiyor. Biz kimsenin hakkına girmeden, hırsızlık yapmadan emeğimizle kazandığımız parayla ailemizin geçimini sağlıyoruz" diyen Murat Bayram isimli simit satıcısı ise, 20 yıldır Mevlâna Caddesi'nde simit sattığını dile getirerek, "Şehir merkezinde tezgahı olan simitçiler Büyükşehir Belediyesi'ne yer işgali için yıllık kira parası ödüyor. Bulunduğumuz yer bizim olmuş gibi bir şey. Bu nedenle bizim onayımız olmadan buralarda bir çalışma yapılamaz. Yapılırsa kanunen suç işlemiş olacaklar. Bu nedenle Büyükşehir Belediyesi bize baskı yaparak imza atmamızı istiyor. Zabıta ekipleri bize göz açtırmıyor. Tepsilerde bile simit satışı yapamıyoruz, bizi gören zabıta ekipleri tutuklayarak tepsimize el koyuyor. Biz buna karşıyız, kimse bizi başkasına peşkeş olsun diye işimizden edemez. Biz buralarda başkasının simit satmayacağını bilsek mücadelemizden vazgeçeriz. Ama buralar özel şirketlere verilecek" dedi.
MUSTAFA AKÇA
Mevlâna Caddesi ve Bedesten Çarşısı'nda simit tezgahları kaldırılan simitçilerin isyanı bitmiyor. Haksız yere tezgahlarının kaldırıldığını belirten simitçiler, rant için kendi tezgahları kaldırılarak yerlerinin özel şirketlere verileceğini söylüyor. 8 Ocak 2012'de simit tezgahlarının kaldırıldığını, tepside bile simit satmalarına izin verilmediğini vurgulayan simitçiler, Mevlâna Kültür Vadisi Projesi bahane gösterilerek tezgahlarının Konya Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri tarafından toplandığını bildirdi.
18 yıldır tezgahta simit satarak geçimini sağladığını açıklayan Sefer Altun isimli bir simitçi, "12 Aralık 2011'de Mevlâna Kültür Vadisi Projesi yapılacak diye şehir merkezinde seyyar satıcılara izin verilmeyecek dinilerek tezgahlarımız kaldırıldı. 8 Ocak 2012'den buyana da tepside dahi simit satamıyoruz. Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri arkamızdan koşuyor. Dışarıda o kadar insan kaçak sigara satıyor, ancak zabıta ekipleri bizi kovalıyor. Biz alnımızın teriyle geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz. Büyükşehir Belediyesi birilerine peşkeş çekmek için bizi yerimizden ediyor. Bizim simit sattığımız yerler KONBELTAŞ gibi özel şirketlere ihale ile satıyor" dedi.
'CAN SIKINTISI NEDENİYLE BİR ARKADAŞIMIZ ÖLDÜ'
18 yıldır simit sattığını ve tezgah kurduğu için yıllık belediyeye ücret ödediğini dile getiren Sefer Altun, "Geçen yıl Büyükşehir Belediyesi'ne bin 750 TL tezgah yeri ücreti ödedim. Şimdi belediye beni işimden ediyor. Simitçi arkadaşlarımıza zorla imza attırıyorlar. Büyükşehir Belediyesi kamuoyunda büyük tepki çekmemek için bizi müteahhit işçisi olarak alacağını söylüyor. Ancak bizim yaşımız geçti. Bizim inşaatta çalışacak ne gücümüz kaldı ne de buna sağlığımız elverişli" diye konuştu.
Seyit Ergül isimli bir simit satıcısının can sıkıntısından hayatını kaybettiğini de söyleyen Sefer Altun, "Seyit kardeşimiz solunum yetmezliği hastasıydı. Tezgahı kaldırıldığı için can sıkıntısından hayatını kaybetti. Yine bir arkadaşımız kalp krizi geçirerek hastanede tedavi altına alındı. İşimizle oynayan insanlar hakkımızı nasıl ödeyecekler. Rant için bizim hakkımıza giriyorlar. Bu çok büyük vebaldir. Kimse bizim ekmeğimizle oynamasın. Biz gerekirse tezgahlarımızı modernize ederek güzelleştiririz" ifadelerini kullandı.
'NORMAL İŞTE ÇALIŞAMAYACAĞIM İÇİN SİMİT SATIYORUM'
Nesib Tütün isimli bir diğer simit satıcısı ise 27 yıldır tezgahta simit satarak evini geçindirdiğini vurgulayarak, "Ben trafik kazası yaptım ve kaburga kemiklerim kırıldı. Elimden sakatım. Normal bir işte benim çalışmam imkansız. Ben kimseye muhtaç olmadan evimi geçindirmek için tezgahta 27 yıldır simit satıyorum. Büyükşehir Belediyesi şimdi işime son vererek bana inşaat işçiliği teklif ediyor. Ben imkansız o işleri yapamam. Keşke yapabilsem de sigortalı bir yerde çalışabilsem" dedi.
Mevlâna Kültür Vadisi Projesi bahanesiyle işinden olduğunu ancak Bedesten Çarşısı'nda yüzlerce kişinin seyyar satıcılık yaptığını söyleyen Tütün, "Proje gerekçesiyle niye sadece seyyar simitçiler kaldırılıyor. Bu işte başka bir iş var. Ayrıca kültür projesi kültürsüz kalıyor. Simitçilik tarihimizde olan bir gelenek. Kültür isimle olmuyor. Bizim görüntümüz güya göze hoş gelmiyormuş. Biz görünüm olarak gerekli modernizeyi yaparız, yeter ki bizim ekmeğimizle oynamasınlar" şeklinde konuştu. Büyükşehir Belediyesi'nin kendilerine baskı yaparak imza attırmaya çalıştığını da aktaran Hesib Tütün, birilerine rant oluşturmak için kendi tezgahını kimseye kaptırmayacağını, bunun için sonuna kadar mücadele edeceğini açıkladı.
BİNLERCE KİŞİ BU İŞTEN EKMEK YİYOR
"Bu işten binlerce kişi ekmek yiyor. Biz kimsenin hakkına girmeden, hırsızlık yapmadan emeğimizle kazandığımız parayla ailemizin geçimini sağlıyoruz" diyen Murat Bayram isimli simit satıcısı ise, 20 yıldır Mevlâna Caddesi'nde simit sattığını dile getirerek, "Şehir merkezinde tezgahı olan simitçiler Büyükşehir Belediyesi'ne yer işgali için yıllık kira parası ödüyor. Bulunduğumuz yer bizim olmuş gibi bir şey. Bu nedenle bizim onayımız olmadan buralarda bir çalışma yapılamaz. Yapılırsa kanunen suç işlemiş olacaklar. Bu nedenle Büyükşehir Belediyesi bize baskı yaparak imza atmamızı istiyor. Zabıta ekipleri bize göz açtırmıyor. Tepsilerde bile simit satışı yapamıyoruz, bizi gören zabıta ekipleri tutuklayarak tepsimize el koyuyor. Biz buna karşıyız, kimse bizi başkasına peşkeş olsun diye işimizden edemez. Biz buralarda başkasının simit satmayacağını bilsek mücadelemizden vazgeçeriz. Ama buralar özel şirketlere verilecek" dedi.
MUSTAFA AKÇA