Maganda kurşununun can almasıyla ilgili haberlerin basına sık sık yansıdığını günümüzde bireysel silahlanmanın fazla olması insanları tedirgin ediyor. Bireysel silahlanmanın 2010 bilançosu önceki yıllardan farksız. Türkiye’de yılda 3 bin kadar cinayet, ateşli silahlarla işleniyor. Umut Vakfı’nın yayınladığı istatistiklere göre ülkede 2.5 milyon ruhsatlı, 7.5 milyon ruhsatsız, toplam 10 milyon ateşli silah bulunuyor. Kıskançlık sonrası önceden tasarlanmamış cinayet oranı yüzde 90’ları buluyor. Bir yıl içinde ortalama 5 bin kişi öldürülürken, bu cinayetlerin yüzde 60’ı ateşli silahlarla işlendiği verilerle ortaya çıkıyor. İnsanların güvenlik kaygıları olduğu için bireysel silahlanmaya gittiğini söyleyen Polis Emeklileri Sosyal Yardım Derneği Konya Şube Başkanı Recep Oğuz, biran önce bireysel silahsızlanmanın önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Bireysel silahlanma toplum insanlarını tedirgin etti gibi toplumun güvenliğini sağlayan Polis Memurlarına da sorun teşkil etmekte olduğunu dile getiren Recep Oğuz, “Özellikle ruhsatsız silahlara kaçakçılar ve toplum anarşistleri sahip bulunuyor. Bu kişilerin silahlara sahip olması toplumda huzurun olmayacağı anlamına geliyor. Bunun önüne geçilmelidir yoksa silahlı ölüm ve soygunların sürekli olduğu bir ülke haline geliriz” dedi.
‘DEVLET GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALAMIYOR’
Devletin gerekli önlemleri alamadığını ve bireysel silahsızlanmanın önüne geçebilmek için yapılacak çok iş olduğunun altını çizen Recep Oğuz, sözlerine şöyle devam etti: “Özel Güvenlik Yasası’nın daha belirgin hale getirilmesi gerekir. Silah akışı ve uluslararası silah ticaretiyle ilgili net denetim politikasının oluşturulması, siyasi partilerin programlarında silahsızlanmayla ilgili görüşlerin ifade edilmesi, belediye ve mahalli idarelerin bu konuda ısrarcı ve takipçi olması, silah bırakmaya özendirici yöntemlerin geliştirilmesi, sivillere taşıma ruhsatı verilmemesi, silah talebini azaltıcı önlemler alınması, ruhsatlandırmada sağlık raporlarının kapsamlı hale getirilmesi, ayrıntılı ve zorunlu psikolojik testler yapılması ve yaş sınırı getirilmesi gerekmektedir”
‘TV DİZİLERİ VE PROGRAMLARI SİLAHLANMAYI ÖZENDİRİYOR’
Bireysel silahlanma konusunda bilgi veren Psikolog İlhan Özdemir de ruhsatsız silah bulundurmak kanun dışı bir durum olduğunu söyledi. Kanunlar çerçevesinde silah bulundurmasında sakınca görülmeyen insanların bile psikolog kontrolünden geçerek silah alabilir raporu aldığını belirten İlhan Özdemir, “Kanun dışı yollarla silah bulunduran kişilerin ruh sağlığı nasıl bilmiyoruz. Ruh sağlığı bozuk olan kişilerin silah bulundurması her an toplumsal faciaya yol açabilecek olan insanlardır. Kendi güvenliğini eksik olduğunu düşünen insanlar yanlarında silah bulundurmak ister. Kendine güveni az olan kişi en küçük bir tartışma durumunda silah kullanması kaçınılmaz bir durumdur. Böyle bir düşünceye sahip olan kişi ise tedavi olması gerekir” diye konuştu. Televizyon dizileri ve programlarının toplumda insanları silah bulundurması yönünde özendirdiğini söyleyen Özdemir, “İnsanlar neden silah taşıma ihtiyacı duyuyor bunun sorgulanması ve çözüm bulunması gerekir. Aileler çocuklarına her dizi ve programı izletmemelidir. Çocukların arkadaş çevresi kontrol edilmeli ve çocuklara küçük yaşlarda silahın zararları ve bulundurulmasının yanlışları anlatılmalıdır” diyerek sözlerini tamamladı.
MUSTAFA AKÇA
‘DEVLET GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALAMIYOR’
Devletin gerekli önlemleri alamadığını ve bireysel silahsızlanmanın önüne geçebilmek için yapılacak çok iş olduğunun altını çizen Recep Oğuz, sözlerine şöyle devam etti: “Özel Güvenlik Yasası’nın daha belirgin hale getirilmesi gerekir. Silah akışı ve uluslararası silah ticaretiyle ilgili net denetim politikasının oluşturulması, siyasi partilerin programlarında silahsızlanmayla ilgili görüşlerin ifade edilmesi, belediye ve mahalli idarelerin bu konuda ısrarcı ve takipçi olması, silah bırakmaya özendirici yöntemlerin geliştirilmesi, sivillere taşıma ruhsatı verilmemesi, silah talebini azaltıcı önlemler alınması, ruhsatlandırmada sağlık raporlarının kapsamlı hale getirilmesi, ayrıntılı ve zorunlu psikolojik testler yapılması ve yaş sınırı getirilmesi gerekmektedir”
‘TV DİZİLERİ VE PROGRAMLARI SİLAHLANMAYI ÖZENDİRİYOR’
Bireysel silahlanma konusunda bilgi veren Psikolog İlhan Özdemir de ruhsatsız silah bulundurmak kanun dışı bir durum olduğunu söyledi. Kanunlar çerçevesinde silah bulundurmasında sakınca görülmeyen insanların bile psikolog kontrolünden geçerek silah alabilir raporu aldığını belirten İlhan Özdemir, “Kanun dışı yollarla silah bulunduran kişilerin ruh sağlığı nasıl bilmiyoruz. Ruh sağlığı bozuk olan kişilerin silah bulundurması her an toplumsal faciaya yol açabilecek olan insanlardır. Kendi güvenliğini eksik olduğunu düşünen insanlar yanlarında silah bulundurmak ister. Kendine güveni az olan kişi en küçük bir tartışma durumunda silah kullanması kaçınılmaz bir durumdur. Böyle bir düşünceye sahip olan kişi ise tedavi olması gerekir” diye konuştu. Televizyon dizileri ve programlarının toplumda insanları silah bulundurması yönünde özendirdiğini söyleyen Özdemir, “İnsanlar neden silah taşıma ihtiyacı duyuyor bunun sorgulanması ve çözüm bulunması gerekir. Aileler çocuklarına her dizi ve programı izletmemelidir. Çocukların arkadaş çevresi kontrol edilmeli ve çocuklara küçük yaşlarda silahın zararları ve bulundurulmasının yanlışları anlatılmalıdır” diyerek sözlerini tamamladı.
MUSTAFA AKÇA