Şiddetin sebebi Avrupa

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 101. hafta basın açıklamasını gerçekleştirdi. Platform tarafından yapılan açıklamada, Avrupadaki Müslümanlara yönelik şiddet olaylarının kaynağının işgalci Batı emperyalizmi olduğu ifade edildi
Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 101. hafta basın açıklamasını gerçekleştirdi. Açıklamada Türkiye’de yaşanan gelişmeler ve gündem değerlendirildi. Kayalıpark’ta yapılan basın açıklamasını platform adına Nurettin Esen yaptı. Nurettin Esen, asker-sivil ayrımının kesin çizgilerle çizilebilmesi ve birbirlerinin alanlarından etkilenmeme ihtimallerinin yok denecek kadar az olduğunu belirterek, sivillerin özgürlükçü, askerlerin işgalci ve baskıcı olduğu bir toplum modelinin düşünülemez olduğunu söyledi. İki kurum arasındaki etkileşimin, resmi veya gayri resmi bir düzlemde her zaman var olageleceğini aktaran Esen, darbecilerin, darbeye hazır bir toplum oluşturarak, toplumda bir darbe yapılmasının gerekliliğine inandıracağını ve arkasında da darbe yapmaya kalkışacağını ifade etti. Darbe tecrübelerinden bu bağlantıyı Türkiye’de çok defa yaşadıklarını dile getiren Esen, toplumun artık bu tür oyunlara gelmediğini bildirdi. Son haftalarda Merve Şirbini’nin katledilmesiyle başlayan şiddetin Avrupa’da gittikçe İslam düşmanlığına doğru yol açtığını dile getiren Esen, Almanya, Belçika ve Hollanda’daki Müslümanlara yönelik cinayetlerin tesadüfî ve nedenleri anlaşılmayacak cinayetler olmadığını anlattı. Esen, NATO’ya bağlı Avrupa ülkelerinin, İslam topraklarını işgal etmesi ve oralarda Müslüman haklarına vahşi ve barbarca saldırılarda bulunmasının, Avrupa’daki sivillerin Müslümanlara yönelik şiddetinin ana sebebi olduğunu açıkladı. Avrupa’daki Müslümanlara yönelik şiddet olaylarının kaynağının işgalci Batı emperyalizmi olduğunu ifade eden Esen, askeri operasyonlara sessiz kalmak, hatta NATO üyesiyiz bahanesiyle gizli ve açık destekler vermenin de bu olayları büyüteceğine işaret etti.
Bu şiddet dalgasının böyle giderse yayılmaya devam edeceğinin altını çizen Esen, ileriki günlerde camilere, insanlara, ibadethanelere ve kültüre yönelik baskıların Avrupa’da çoğalacağını aktardı. Esen, kendi kıtasının dışında gerçekleştirdiği haçlı kimliği ve emperyalist karakteri ile vahşetler uygulayan Avrupa’nın şimdide kendi topraklarında vahşet uyguladığına dikkat çekti. Son günlerdeki Kürt açılımı tartışmalarına da değinen Esen, hak ve özgürlükler hususundaki anlayış farklılıklarını ya demokratik sığlığa ya da faşizan anlayışlara mahkûm edildiğini belirtti. Coğrafyaların, iklimlerin, renklerin ve dillerin sahibinin Allah olduğunun altın çizen Esen, O’nun belirlediği çizginin dışındaki her anlayışın, zulümlere sebebiyet vereceğini, hakkı ve özgürlükleri yine kısıtlayıp, baskı altına alacağını söyledi. Esen, özgürlük ve açılım adı altında yapılan işlemlerin hakikate uygun olmak şartı ile her çabayı desteklemenin de vazifeleri olduğunu anlattı. Açılım tartışmaları bağlamında tartışılmaya başlanan şehir isimlerine de dikkat çeken Esen, Norşin ve Güroymak tartışmalarının halk arasında gülme etkisinden başka bir etki yapmadığını ifade etti. Bu arada Konyalılara, Kayserililere, Edirnelilere, Kastamonululara, seslenerek, şehirlerine ve isimlerine sahip çıkmaya davet eden Esen, bir gün köylerinin uyduruk bir isme dönüştürülmesinin bizi tarihimizden, kültürümüzden ve medeniyetimizden uzaklaştırıp ilkel bir yola sürükleyeceğini bildirdi. Açıklamanın ardından platform üyeleri, zulmün ve zalimin adının adalet kisvesiyle anılmadığı, hakkın hak, hakikatin hâkim olduğu, mücadelemizin izzet ve şerefinin sürekli olduğu bir dünyada yaşamak umudunu dile getirerek, 102. haftada aynı yer ve saatte buluşmak üzere ayrıldılar.
HASAN AYHAN

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri