Şiddet yaygınlaşıyor!

Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı tarafından Toplumsal Şiddet ve Müdahale Yolları konulu konferans, Başhekimlik Toplantı Salonunda düzenlendi

Konferansa Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oktay Sarı, dekan yardımcıları Prof. Dr. Hilmi Cevdet Altınyazar ile Prof. Dr. Duygu Fındık, Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aliye Mavili Aktaş, Başhekim Doç.Dr. Yaşar Şen, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aliye Mavili Aktaş, “Ülkemizde yapılan araştırmalarda kadınların tamamı yaşamı boyunca bir şiddet türüne sözel, cinsel, fiziksel, ekonomik muhatap oluyor. Aile ve toplum hizmetlerinin ülke düzeyinde yaptığı aile araştırmasında da kadınların yüzde 30’u fiziksel, sözel şiddete maruz kaldığını söylüyor. 2007’den itibaren gazete ve görsel medyadaki haberlerde okulda, işyerinde, adliyede, sağlık sektöründeki ölümcül şiddet haberlerine tanık oluyoruz” dedi.

ŞİDDET YAYGINLAŞIYOR VE YENİ BİR BOYUT KAZANIYOR

Prof. Dr. Aktaş, şiddetin toplumun birçok kesimlerinde, dünyada yaygınlaşan yeni boyutlar kazanan bir özellik gösterdiğini söyledi. Prof. Dr. Aktaş, “Gelişmişlik ve ilerleme şiddetin bazı türlerini azaltırken, kadına yönelik şiddetin eğitimsizlik ve yoksullukla, işsizlikle pozitif bir korelasyon olması kadar, eğitimli ve kariyer sahibi kadına da yöneldiğini biliyoruz. Günümüz koşullarının ürettiği yeni şiddet türleri, sanal taciz ve saldırganlık, insan ve kadın ticareti, cinsel suçlar, çocuk ihmal ve istismarı, kayıp çocuklar organ ticareti, gibi pek çok şiddet türüne tanık olmaktayız. Mobbing işyerinde taciz ve istismarla sömürü gibi durumlar da davalıktır. Şiddete neden olan şeyleri, sosyo ekonomik, gelişim eşitsizlikleri, eğitim eksikliği, gücü önemseyen toplumsal değer sistemi, cinsiyetçi kültürel değerler, toplumsal refah sistemiyle ilgili koordinasyon ve işbirliği güçlüğü, örgütlü olmayan toplumsal yapı, psikolojik sorunlar ve kişilik özellikleri şeklinde sıralayabiliriz” diye konuştu.

KENDİSİNİ İFADE EDEMEYEN ŞİDDETE BAŞVURUYOR

Bireyin kendisini sözel olarak ifade edemediği zaman şiddete başvurduğunu belirten Prof. Dr. Aktaş, “Kadınlar kendi duygularını ifade etmeye daha fazla yatkındırlar ve bir problem durumunda kolaylıkla duygu ve düşüncelerini ifade ederler. Erkeklerde bu boyutla ilgili çok masum değildir çünkü erkeklerin saldırganlığının artan şiddet olarak ifade etmekte oldukları dikkat çekmektedir. Erkeğin saldırganlığının temel dürtüsel eğilimlerden birisi olarak karısına ve evdeki çocuklara yöneldiğine ilişkin değerlendirme yanlıştır. Bazı sadomazohist tipdeki kadınlarında erkeği irrite ederek, onlara şiddete davet ettiğine, böyle bir tepkisellikten (dayak ve küfür) bilinçsiz olarak haz duyması söz konusu olabilir” dedi.

ŞİDDET GİTTİKÇE ARTMAKTADIR

Kişinin düşünce yapısının temellerinin çocuklukta oluştuğunu ifade eden Prof. Dr. Aktaş, “Çocukluk döneminde yaşananlar ve tramvatik yaşantılar, ana babanın şiddet davranışları çocuklar tarafından kaydedilir, ergenlik döneminde, evlilikte şiddet davranışı olarak gündeme gelir. Kişinin düşünce yapısının temelleri çocuklukta oluşur. Çocukluğunda öğrenilen düşüncelerin duygusal olana ve davranışlar üzerindeki belirleyicilik gücünün kadere dönüşebilen yeni öğrenme ve taklitle ilişkisi önemlidir. Şiddetin kızgınlık gibi duyguların ifadesinde bir yol olarak öğrenilmesini değişikliğe uğratmak oldukça zordur. Nitekim bu tarz düşünsel ve davranışsal şartlanmaların dönüşmesindeki güçlüklerden dolayı şiddet gittikçe artmaktadır” dedi. Konferansın ardından Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oktay Sarı, Prof.Dr. Aktaş’a günün anısına çini tabak hediye etti.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri