Sıcaklığın İstismarı

.
Yaz günlerini, sıcaklığın ağırlığını hissettirdiği yerlerde geçirmek, kimine göre bir şans, kimine göre de bir şanssızlıktır. Herhalde biz, şanssızlar zümresinde yer alırız. Çünkü yazın sıcak günlerinde nemli sahillerde bulunmak ve yakıcı kumsallarda yalın ayak dolaşmak bizim yapıda ve kafada olanları pek açmaz. Neden açmaz? Çünkü biz gericiyiz ve tutucuyuz da ondan.

Aklı açılmış ve mantığı gelişmiş insanların, dünyanın gidişatından ve hizmet plânından ibret almaları ve hisse kapmaları gerekir. Dünyanın işleyiş tarzı dengeli, ölçülü, toleranslı, şefkatli ve adildir. En başta iklim; dengeli, temkinli, dikkatli, insanların narin yapısına zarar vermeyecek, vücut ahengini bozmayacak şekilde ayarlanmıştır.  İnsanların tahammül gücüne ve sabretme ölçüsüne uygundur. Haşin, hoyrat, bıktırıcı, usandırıcı ve korkutucu değildir. Filvaki dünyanın yaşanmayacak derecede sıcak ve soğuk bölgeleri de vardır. Oralarda yaşama imkânı bulamayanları, dünyanın ılıman ve kucaklayıcı iklim bölgeleri misafir etmeye hazırdır.

Sıcaklığın veya soğukluğun insanların hayrına olmasını sağlayacak bir ayar düğmesi elbette vardır. Sıcaklar ve ya soğuklar aşırı derecede artarsa başta insanlar olmak üzere canlılar yaşayamazlar. Bir zamanlar Sibirya da eksi altmış derecede soğuk olmuş ve bütün ormanlar kavrulmuştur. Bakalım diğer canlılar ne hale geldi.

Dünyanın bazı bölgelerinde insanlar aşırı sıcaklıktan ölüyorlar ve ya aşırı soğuklardan donuyorlar. Yağışlarda felâkete sebep olmayacak şekilde ayarlıdır; ihtiyaca göre yeryüzüne bereket getirir. Fazla yağmur veya kar yağsa sular seller haline gelir ve her şeyi alır götürür. Bunun zirvedeki örneği; Nuh tufanıdır. Rüzgâr, bol bol çok ayarlı ve yararlı eser. Kasırga halini alsa evlerin çatılarını uçurur, araçları devirir, ağaçları yerlerinden söker, hayvanları uçurumlara ve deryalara savurur. Eğer deprem 15-20 şiddetinde olsa taş taş üzerinde kalmaz. Yeryüzü moloz yığını haline gelir. Mevsimler, gece ile gündüz uyumlu ve ölçülü bir biçimde birbirlerini takip etmezlerse dünya yaşanmaz, yaşansa da zevk alınmaz hale gelir. 

Görülüyor ki; Allah’ın eserinde ve nimetlerinde aşırılık, dengesizlik, zararlılık ve güvensizlik yoktur. Peki, bu gerçeği bilen, gören, idrak eden insanlar niye öyle değiller? Bu insanlar, özellikle kadınlar bu ilâhî gidişteki dengeyi, ölçüyü, temkini ve itidali görmüyorlar mı? Bu işleyişten ibret alıp kendilerine bir netice çıkarmıyorlar mı?

Ben, bu noktada ve yukarıdaki bilgilerin dışında kadın giysileri üzerinde ölçüyü kaçırmadan ve kimseyi hedef almadan, hattâ üzmeden birazcık durmak istiyorum:

Evet, giyim ve kuşam ilkim şartlarına göre ayarlanmalı. Yalnız dini hükümler, âdet ve geleneklerde dikkate alınmalı. Yazın sıcak günlerinde pardüsüyle dolaşılmaz, ama hele hele sokaklarda ve alışveriş merkezlerinde insanlar rahatsız edecek derecede dekolte kıyafetle dolaşmak hiç olmaz. Dışarıdaki hayat, kılık kıyafet; müşterek zevkimiz, ahlâkî ve medeni yapımızdır.

Sokaklarda ve alışveriş merkezlerinde mayo ve şortla dolaşan insanlara niye öyle dolaştıklarını sorsak; ne yapalım, çok sıcak diyecekler. Havaların çok sıcak, güneş ışınlarının yakıcı olması açılmayı değil, örtünmeyi gerektirir. Erkek, erkeğe yakışır; kadın da, kadına yakışır kıyafetlere bürünürler. Kadının erkek, erkeğin kadın gibi giyinmesi çok çirkin kaçar. Kadınların kıyafetleri vücut hatlarını belli etmeyecek şekilde hafif ve açık renk kumaşlardan genişçe ve gözede hoş görünecek modelde olabilir. Sıcaklıklar arttıkça, yarış edercesine kadınların aşırı derecede açılması ölçüsüzlüktür. Aşırı ölçüsüz davranış ve kıyafetler, insan tabiatına ve sosyal yapıya aykırıdır. Dünyada her şey nasıl dengeli ve ölçülü. Denge ve ölçü bozulduğu zaman dünyanın rengi değişiyor ve şekli karışıyor. İnsanlarda dünyanın bir örneğidir. Sıcaklıklar artıyor diye kadınlar sıcaklıkla yarış ederlercesine açılırlarsa insanların ufku kararır ve bakışları kamaşır. Kadını esir pazarlarında mata olarak satılmaktan ve kızları diri diri toprağa gömülmekten kurtaran İslâm dini kadının, eski hale, cealet asrına döndürülmesine asla izin vermez. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri