Bizim mücadelemiz ise Türkiye’deki örgütlü topluma yoğunlaşan yeni saldırılara karşı dur demek içindir” dedi.
Çankaya, en katı işverenlerin dahi göstermediği bir tutumun hükümet yetkilileri tarafından sergilendiğini de dikkat çekerek gelinen noktadan endişe ettiklerini söyledi. Çankaya, “Çözüm bulması gerekenler ne yazık ki sorunu çözmek yerine düğümlüyor ve çıkmaza sokuyorlar ve hak aradıkları için işçileri tehdit ediyorlar. Bu tutum, bu düzey ve üslupta Türkiye Cumhuriyeti tarihinde maalesef ilk kez yaşanıyor. Türk-İş, DİSK, KESK, Türk Kamu-Sen ve Birleşik Kamu-İş olarak sözümüze ve konfederasyonlarımızın ortak kararına uyarak bu gün tekel işçileri ile omuz omuza olmak için Ankara’ya gideceğiz. ‘Tekel İşçileri ile Dayanışma Günü’ ilan edilen bugün de dünyadan, Avrupa’dan, ülkenin dört bir yanından emekçiler Ankara’ya gelecek” diye konuştu.
12 bin tütün işçilerine kabul ettirilmek istenen koşulların en geç birkaç ay içinde Türkiye Cumhuriyetinin çalışma standartlarını düşüreceğini ve bunun bir tehdit olduğuna özellikle dikkat çeken Çankaya, “Küresel sermaye, çalışma ve yaşama koşulları bakımından Türkiye’ye küme düşürmek istiyor. Ayda 100 doların altında maaşla çalışılan, çorba kaşığının kuşakta taşındığı, yemek saatinin 8 dakika olduğu, işçilerin tuvalete bile gidemediği, intiharların çığ gibi arttığı, sendikal örgütlenmenin bulunmadığı ilkel ve kölece çalışma koşulları ülkemize de kabul ettirilmek isteniyor. Tekel işçilerinin mücadelesi bunun için önemlidir. İşçilerin kaybetmesi, Türkiye emek sınıfının tüm haklarını yitirmesi demektir.
Tekel işçilerinin kaybetmesi, demokrasinin kaybetmesi demektir. Bu nedenle Tekel işçilerinin mücadelesi, Türkiye emek sınıfının yüz akıdır, onurudur” derken bugün Ankara’da yapılacak olan eyleme herkesin destek olmasını istedi.
ALİ SAİT ÖGE