Selçuklu'nun başkentinde 'Selçuklu Enstitüsü' yok

'Selçuklu'nun başkentiyiz' diyerek övündüğümüz Konya'da Selçuklu medeniyetini araştıracak enstitünün kurulmaması dikkat çekiyor.

Selçuklu Devleti'ne başkentlik yapmış Konya'da hâlâ Selçuklu'yla ilgili bir enstitünün kurulmaması dikkat çekiyor. Selçuk Üniversitesi bünyesinde Selçuklu Araştırmaları Merkezi olmasına rağmen enstitü olmadığından akademik anlamda eksik kalıyor. Tarihçiler enstitünün kurulmasının önemli olduğuna dikkat çekerek, “Selçuklu tarihi alanında bilim adamı azaldı. Bu alanda eksikliği enstitü giderir. Aynı zamanda Selçuklu'nun başkentinde böyle bir enstitünün kurulması da gerekllidir. Fakat kurulacak enstitü aktif olmalı” ifadelerini kullandı. Sivil toplum kuruluşları (STK)'lar da Selçuklu'nun başkentinde selçuklu'ya özel enstitü kurulmamasının Konya için ayıp ve utanç verici bir şey olduğunu belirtti. Siyasiler ise enstitüyle ilgili çalışmalara destek vermeye hazır olduklarını dile getirdi.

SELÇUKLU ALANINDA YENI BILIM ADAMLARI YETIŞMELI

Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Küçükdağ, Selçuklu'ya başkent yapmış bir şehirde mutlaka Selçuklu Araştırmaları Enstitüsü'nün kurulması gerektiğini belirtti. Selçuk Üniversitesi bünyesinde Selçuklu Araştırmaları Merkezi olmasının yanında bu alanda bilim adamı yetiştirmek için enstitüye de ihtiyaç olduğunu belirten Prof. Dr. Yusuf Küçükdağ, “Mevlâna Araştırmaları Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Enstitüsü'nün kurulduğu Konya'da Selçuklu Araştırmaları Enstitüsü'nün kurulması gerekmektedir. Çünkü Selçuklu dediğimiz zaman çok geniş bir muhtevayı içermektedir. Bu açıdan başkentliğini yapmış olan Konya'da bir enstitünün kurulması Selçuklu araştırmaları üzerinde çalışmak isteyenlerin önünü açacaktır. Selçuklu üzerine çalışan bilim adamları neredeyse kalmadı. Bu alanda bir boşluk oluşmaya başladı. Yeni bilim insanlarını bu alana teşvik etmek için enstitü şarttır” dedi.

ENSTİTÜ İŞLEVSEL OLMALI

Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Bahar, Selçuklu Araştırmaları Enstitüsü'nün kurulmasının önemli olduğunu ancak bu alanda başarı sağlaması için işlevinin de yerine getirilmesi gerektiğine dikkat çekti. “Kurulacak enstitü Selçuklu'yu tüm yönleriye incelemesi için diğer bilim dallarıyla iç içe olması gerekir” diyen Prof. Dr. Hasan Bahar, şöyle konuştu: “Selçuklu dediğimiz zaman tarihi akla gelmemeli. İdari yapısı, coğrafyası, sosyolojisi, yerleşimi, insan yaşamı, arkelojisi gibi unsarlar Selçuklu medeniyetini oluşturan unsurlardır. Bu bakımdan kurulacak enstütü Türkiyat, Mevlana ve Sosyal Bilimler Enstitüsü gibi kurumlarla sıkı işbirliği içinde olmalıdır. Fakat Türkiye'de ortak çalışma bilim çevresinden kaynaklanan sorun nedeniyle pek mümkün yapılmıyor. İşbirliği yapılmadığı zamanda sağlıklı çalışmalar ortaya konamıyor. Alan birilerinin tekeline bıkarılıyor. Bu bakımdan kurulacak enstitü diğer disiplinler arası bilimlerle entegre olmalı ve işbirliğini geliştirmelidir.”

Dünyada bilim alanlarına göre üniversitelerin dahi kurulduğuna dikkat çeken Bahar, “Dünya artık bilimde uzmanlaşmaya gidiyor. Ancak giderken de diğer bilimlerle işbirliğini bırakmıyor. Bir bilim alanı gelişirken diğeri de gelişiyor. Moğalistan'da kazılara gidiyoruz. Kazıya katılan yabancı öğrenciler bölgenin, arkelojisini, eski Türk alfabesini öğrenerek geliyor. Türkiyat Enstitüsünde sadece Türk tarihini öğrenmemişler, arkeolojisini, dilini, coğrafyasını, sosyolojisini de öğrenmişler. Donanımları yüksek. Biz ise daha Hazar'ı geçemiyoruz. Onlar gibi diğer bilim dallarıyla da ortak çalışmadığımız sürece de geçemeyiz. Bu bakımdan Selçuklu Araştırmaları Enstitüsünün kurulmasının yanında işlevi de önemlidir. Donanımlı bilim adamları yetiştirmek için diğer bilim dallarıyla entegre olması büyük önem arz etmektedir” diye konuştu.

ENSTİTÜ İLE MEDENİYET DEĞERLERİ ORTAYA ÇIKARILABİLİR

Selçuklu ve Osmanlı devleti'nin güçlü kökler barındırdığını ve büyük medeniyet olmamızda bu güçlü köklerin etkisinin olduğuna dikkat çeken Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Arabacı da enstitünün kurulmasının medeniyetin köklerini yeniden ortaya çıkarmada önemli bir işlev vazifesi görebileceğini bildirdi. Selçuklu'nun Ahi Evran ile birlikte üreten, paylaşan, yardım eden sağlıklı bir toplum meydana getirdiğini hatırlatan Doç. Dr. Caner Arabacı, “Kurdukları okul yani tekkeler ile ahlaklı insanların yetişmesinde büyük emek vermişlerdir. Selçuklu medeniyeti bu anlamda ahlaklı insan yetiştirmeye kendini adamıştır. Onun için böyle bir enstitüsünün kurulması, medeniyetimizi var eden güçlü köklerimizi yeniden gün yüzüne çıkarması açısından önem arz etmektedir. Hatta Selçuklu Araştırmaları Enstitüsü ile Ahi Evran Araştırmaları Enstitüsü de kurulması daha yararlı olacaktır. Üniversitelerimizin sayısı arttı. Konya özelinde Anadolu'nun medeniyet değerlerini gün yüzüne çıkarmak için yeni üniversitelerde bu tür enstitülere ihtiyaç vardır” dedi.

ENSTİTÜNÜN OLMAMASI KONYA ADINA UTANÇ

Aydınlar Ocağı Konya Şube Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, bugüne kadar Selçuklu medeniyetiyle ilgili enstitünün kurulamamasının Konya için ayıp olduğu kadar utanç verici bir şey olduğunu söyledi. Devletinin kuruluşunun 23 Mayıs 1040 Dandanakan Savaşı ile başladığını ifade eden Mustafa Güçlü, “Dandanakan Savaşı ile Anadolu Selçuklu Devleti, devamında Osmanlı Devleti ve onun devamında Türkiye Cumhuriyeti'dir. Bu açıdan devletimizin kökü Selçuklulardır. Ayrıca dünyada siyasi tarihinde ayıbı olmayan iki devlet vardır ki biri Selçuklu diğeri Osmanlı'dır. Böyle iki tane örnek medeniyete sahibiz ama bu medeniyeti araştıracak enstitümüz yok. Bu durum Konya için ayıptır, utançtır. Bu utanç duruma biran önce son verilmeli ve övündüğümüz muhteşem Selçuklu Devleti'ne ahde vefa örneği göstererek,enstitünün bir an önce kurulması için gerekli çalışmalar başlamalıdır” dedi.

ENSTİTÜ SELÇUKLU'YA VEFA BORCUDUR

Cumhurbaşkanlığı'nın destek verdiği Büyük Selçuklu Mirası Projesi'nin koordinatörü olan Araştırmacı-Yazar İbrahim Dıvarcı da Konya'nın en büyük eksikliklerinden birinin Selçuklu medeniyetini ortaya çıkaracak enstitünün kurulmaması olduğunu kaydetti. Dıvarcı, “Her yerde övünüyoruz, 'Selçuklu'nun başkentiyiz' diye. Ancak Selçuklu'ya gereken vefayı göstermiyoruz. Şu anda 5 üniverzitemiz var ancak Selçuklu Araştırmaları Enstitümüz yok. Bu büyük bir eksikliktir. Mevlana Araştırmaları Enstitüsü kuruldu. Şu anda öğrenci alıp araştırmalar yapıyor. Fakat tek değer Mevlana değil. Selçuklu büyük bir medeniyet. Mevlana'da bu medeniyet içinde yetişmiştir. Selçuklu'nun araştırılıp, incelenmesi geçmişimizi en iyi şekilde öğrenmemiz açısından gereklidir. Cumhurbaşkanlığı'nın desteği ile Büyük Selçuklu Mirası Projesi'ni yaptık, Selçuklu eserlerini fotoğrafladık ancak bu eserleri araştıracak akademik anlamda eksiklik var. Estitünün kurulması eksikliğin giderilmesinde önemli bir etken olacaktır” dedi.

SİYASİLERDEN DESTEK

Selçuklu Devleti'ne başkentlik yapmış Konya'da Selçuklu Araştırmaları Enstitüsü'nün olmamasının yıllardır bir eksiklik olduğunu belirten Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, enstitüsünün kurulması gerektiğini söyledi. Selçuklu Devleti'nin sınırları içinde bugün çok sayıda devlet kurulduğunu ancak eserlerinin ve tarihinin o ülkelerde yaşamaya devam ettiğini ifade eden Kalaycı, şunları kaydetti: “Bu açıdan enstitünün kurulması Selçuklu alanında yeni ufuklar açacaktır. Alanda yeni akademisyenlerin yetişmesiyle muhteşem Selçuklu medeniyetinin gizli kalmış yönleri ortayaya çıkarılacaktır. Bu noktada enstitünün kurulması büyük önem arz etmektedir. MHP olarak böyle bir enstitünün kurulması için her türlü desteği vermeye hazırız” dedi.

ENSTİTÜ İÇİN DESTEK VERİRİZ

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Konya Milletvekili Mustafa Baloğlu da, Selçuklu eserlerinin en fazla bulunduğu Konya'da, Selçuklu Araştırmarı Enstitüsü'nün kurulması gerektiğine dikkat çekti. Enstitüyle ilgili her türlü desteğe hazır olduklarını dile getiren Mustafa Baloğlu, “Enstitünün kurulması noktasında destek veririz. Çünkü Selçuklu'nun başkentinde yaşıyoruz ve böyle bir enstitü gelecek açısından önemlidir. Bu noktada Konya'nın sivil toplum kuruluşları, akademisyenleri, aydınları, üniversiteleri fikir birliğinde olmalıdır. Konya destek verirse böyle bir enstitü kurulabilir ve Konya için faydalı olur. Hali hazırda Selçuklu Araştırmaları Merkezi var ancak bir de enstitünün olması, Selçuklu medeniyeti alanında yeni çalışmalara yol açılabilir” diye konuştu.

merhabahaber.com

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Gündem Haberleri