Konya'nın merkez Selçuklu ilçe Belediyesi personeline, hizmet için yıllık eğitim planı kapsamında “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi” konulu eğitim semineri verildi.
Belediye Meclis Salonu'nda gerçekleştirilen seminer Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslar arası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birol Akgün tarafından verildi.
İnsan Haklarının sürekli gelişmekte olan bir kavram olduğunu ifade eden Prof. Dr. Birol Akgün, 10 Aralık 1948 yılında kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin daha çok kişisel hak ve özgürlükleri içerdiğini, 1970'li yıllardan sona çevre, birlik dayanışma gibi konuların ilave edildiğini kaydetti. Akgün, “İnsan hakları ırk, din, dil ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm insanların yararlanabileceği haklardır. Bu hakları kullanmakta herkes eşittir. İnsan hakları, tüm insanların hak ve saygınlık açısından eşit ve özgür olarak doğduğu anlayışına dayanır. İnsan hakları, her bir bireye bağımsız seçim yapma ve yeteneklerini geliştirme özgürlüğü sağlar. Bu özgürlükler başkalarının haklarına saygılı olmak ve bu hakları çiğnememe zorunluluğu ile dengelenmektedir. Bir başka deyişle, birçok hakkın yanında bir sorumluluk da bulunmaktadır” diye konuştu.
Türkiye'de 2003 yılından sonra yeni bir yapılanmanın oluştuğunun altını çizen Akgün, bu yeni yapılanmanın hem yargının yükünü hafiflettiğini, hem de vatandaş ile devlet arasında bir bağ kurarak uzlaşı sağladığını söyledi. Daha sonra katılımcılarla insan haklarının önemi, insan haklarının korunması ile ilgili görüş alış-verişinde bulunuldu.
Belediye Meclis Salonu'nda gerçekleştirilen seminer Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslar arası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birol Akgün tarafından verildi.
İnsan Haklarının sürekli gelişmekte olan bir kavram olduğunu ifade eden Prof. Dr. Birol Akgün, 10 Aralık 1948 yılında kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin daha çok kişisel hak ve özgürlükleri içerdiğini, 1970'li yıllardan sona çevre, birlik dayanışma gibi konuların ilave edildiğini kaydetti. Akgün, “İnsan hakları ırk, din, dil ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm insanların yararlanabileceği haklardır. Bu hakları kullanmakta herkes eşittir. İnsan hakları, tüm insanların hak ve saygınlık açısından eşit ve özgür olarak doğduğu anlayışına dayanır. İnsan hakları, her bir bireye bağımsız seçim yapma ve yeteneklerini geliştirme özgürlüğü sağlar. Bu özgürlükler başkalarının haklarına saygılı olmak ve bu hakları çiğnememe zorunluluğu ile dengelenmektedir. Bir başka deyişle, birçok hakkın yanında bir sorumluluk da bulunmaktadır” diye konuştu.
Türkiye'de 2003 yılından sonra yeni bir yapılanmanın oluştuğunun altını çizen Akgün, bu yeni yapılanmanın hem yargının yükünü hafiflettiğini, hem de vatandaş ile devlet arasında bir bağ kurarak uzlaşı sağladığını söyledi. Daha sonra katılımcılarla insan haklarının önemi, insan haklarının korunması ile ilgili görüş alış-verişinde bulunuldu.