Seçim geçim telaşı

Süleyman Küçük

Stratejik(!) dostumuz ve müttefikimiz Amerika’da seçim sona erdi ve şimdi geçim derdi başladı.

Gerçi “Seçim bitti geçim derdi başladı” ifadesi genelde Türkiye de yapılan seçimler için kullanılırdı ama şimdi artık her ülkede yapılan seçim bizde yapılıyormuş gibi anlaşılıyor.

Seçimden aylar öncesin başlayan siyasi tartışmalar ve tahminler seçimden sonra ekonomik tartışmalara ve tahminlere dönüşüveriyor.

Bu defa da öyle oldu.

Trump seçimi kazandı tesirini bizimkiler gösterdi.

Artık hemen herkes altın, döviz ve borsa uzmanı oldu ya.

Ekranlar dolusu ekonomi(!) üstadlarını dinleyeceğiz birkaç hafta.

Kim kimle yattı kalktıdan, kim ne alıp ne satıyor moduna geçiş yapacaklar.

Hele ki gazete köşelerindeki vecizeleri hiç kaçırmayın derim.

Ekonomide panik havasının getireceği kayıplardan bahsedenler bizzat kendilerinin oluşturduğu panikten nemalanıyorlar diyeceğim nerede ise.

Altın aldı başını gidiyordan, dövizin ateşinin çıktığına kadar çok sözler duyacağız birkaç hafta.

Bu ara altın ve döviz fiyatları düşerse ekran yine onların olacak.

Ekonomi üstüne söz söyleyenler olurda politika ve strateji üzerine söz söyleyenler boş durur mu?

Sabahtan başlamak şartıyla Trump döneminde neler olacağından başlayarak sanki dünya politikasını onlar yönlendiriyormuş gibi ne garip yorumlar duyacağız bakalım.

Trump Türkiye nasıl davranır fikrinden yola çıkarak Ortadoğu, Suriye, Irak, İsrail ve hatta Kıbrıs meselesine kadar yüzlerce senaryo ortaya konacak.

Obama’nın topal ördek haline düştüğü ve bu sebeple de artık seçilmiş başkan haline gelen Trump’a danışmadan önemli kararları alamayacağı hatta daha da ileri giderek topal başkan ile seçilmiş başkanın kararlarını çatıştığı bu günlerde diğer ülkelerin özellikle de Rusya ve İsrailin doğacak bu boşluktan nasıl yararlanacağı konuşulacak.

Eh bir adım daha ileri gidersek Trump’un FETÖ hakkında ne düşündüğünden başlayıp her yeni başkanla yeni bir terör örgütünün piyasaya çıkarılmış olması adet haline geldiğine göre yeni doğurulacak terör örgütü hakkında bile fikir beyan edebileceğiz.

Eh kurtlu baklanın kör alıcısı olur misalinden yola çıkarak bu konuşmalar ve yazılanlar gazete köşelerinden ve televizyon ekranlarından evlerdeki ve işyerlerindeki çay kahve sohbetlerine taşınacak ve bizim çarıklı erkânı harplerin derin analizleri ile memleket hatta dünya kurtarılacak.

Veya Konya tabiriyle biraz daha munkarızlık yapıp 2019 da yapılacak seçimlerin 2017 yılında öne alınacağından bahisle seçimin hangi ayda yapılacağına dair yeni bir pencere açıp milletvekillerinden kimin gidici, kimin kalıcı olacağı gündeme getirilecek.

Hatta hepsi toptan gitsinler diyeceklerin önemli bir sayıya ulaştığı da görülecek.

Sonuç:

Seçim bitti geçim telaşı başladı.

İyi de bu kimin seçimi, kimin geçimi?

Biz ne zaman gerçekten bize dönük olacağız.

Ne zaman “Amerika’dan bana ne” diyebileceğiz?

Veya Rahmetli Erbakan Hoca gibi "ABD'de seçimi kim önde tamamlarsa tamamlasın Fark etmez. kazanan Irkçı emperyalizmdir" diyebileceğiz?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.