Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Saydam, köprü ve otoyol özelleştirmesiyle alakalı paylaşımda bulundu.
Her fırsatta mali disiplinin sağlandığını, ekonominin iyi olduğunu ifade eden iktidarın ve maliye bakanının tüm söylemlerine karşı köprü ve otoyol özelleştirilmesinin gerekçesini soran Saydam, şunları kaydetti: "Alınan borçlar GSYH'ya oranla çok düşükse, borçlar ve faizi rahatlıkla ödenebiliyorsa, ekonomide herşey yolundaysa? Bu ne? Bu aslında malumun ilamıdır."
Saydem şu görüşleri dile getirdi: "Bir de medya cambazları var. Neden satılması gerektiğine dair madde madde izah getiriyorlar. Zarar ediyormuş da, bakım maliyetleri yükmüş de. Özelleştiği zaman vatandaşa bir yükü olmayacakmış da. Alan adam niye alacak o zaman? Zarar eden ve zarar etmeye devam bir işletmeyi alan kişi aynı şartlarda işletmeye devam edecekse nasıl kâr edecek? Köprü ve otoyolu işletemeyen bir iktidara koca bir ülkenin idaresi için nasıl güvenelim?”
NERELER ÖZELLEŞTİRİLİYOR?
Buna göre 2010 yılında programa alınan Edirne-İstanbul-Ankara, Pozantı-Tarsus-Mersin, Tarsus-Adana-Gaziantep, Toprakkale-İskenderun Otoyolları ile 15 Temmuz Şehitler köprüsü (Boğaziçi) ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile bugünkü Resmi Gazete'de özelleştirme programına alınan Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu'nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümünün özelleştirilmesine karar verildi.
BAKANLIKTAN AÇIKLAMA
Gelen eleştiriler üzerine Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndan şu açıklama yapıldı: "Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen ve özelleştirme kapsam ve programında bulunan otoyol ve köprülere yönelik teknik, hukuki ve mali hazırlık çalışmaları; ilgili kurumlarla koordinasyon içinde, mevzuata uygun ve şeffaf biçimde sürdürülmektedir. Yürütülen bu rutin hazırlık çalışmaları kamu varlıklarının satışını değil, mülkiyetin Devlette kalması kaydıyla işletme hakkının belirli bir süre için devredilmesini esas alan bir modelin değerlendirilmesine yöneliktir. Bu modelde öncelik gelir elde etmek değil; otoyollarda hizmet kalitesini yükseltmek, bakım ve yatırımları hızlandırmak ve işletme verimliliğini artırmaktır. 600 milyon doların doğrudan 30 yıl ile çarpılarak ‘30 yıllık kâr’ veya “kamu zararı” hesabı yapılması teknik ve mali açıdan geçerli değildir. Altyapı değerlemelerinde trafik projeksiyonları, bakım ve yenileme yatırımları, işletme ve personel giderleri, finansman maliyetleri ve riskler birlikte dikkate alınır."