Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; bu konuda derin bir araştırma yapma zamanım henüz olmadı. Konuyu, genel olarak ve şimdiye kadar okumuş olduğum tefsirlerden, meallerden ve siyer-nebi kitaplarından ve de Peygamberler Tarihi (Kısas-ı Enbiya) kitaplarından okuduklarımla yazacağım.
Kur’an-ı Kerim'de genelde her sure ve her konuda cenab-ı Allah'ın hitabı çok ilginçtir. Sanki benim gibi; ortalama her mümin insan bir kişi gibi üslup kullanıyor. Bunun sebebi bize gönderilen bir kitap olarak Kur'an; insan fıtratına uygun bir hitap tarzı kullanıyor. Bu konuyu daha uzun anlatabilirdim. Çok güzel, ilginç hitaplar var ama burada yeri değil.
Evet biz sadece cihadın en son noktası kıtal/harpten bahsedelim. Savaş her ne kadar genelde olumsuz bir durumu çağrıştırıyor olsa da özellikle savaşın sonunda veya savaş devam ederken, henüz bitmemişken mucizevi lûtf-u ilâhi olarak; güzel- olumlu semereler görülür ve yaşanır. Bunlardan birkaç örnek verelim.
1- Aynı yukarıda söylediğim gibi Cenabı Allah: “Sizde onların boyun köklerine vurun, parmak uçlarına- uçlarına vurun.”(Enfal 12) şeklinde insan dili ve psikolojisiyle ayet gönderiyor.
2- Fisebilillah; harp/kıtal ve Cihat. Olay öyle değil. Eğer Allah için savaşsa durup dururken bir gruba, devlete savaş açsak bile sevap işlemiş oluruz. Halbuki durup dururken saldırmak yasaktır. O zaman bu Allah için; fisebilillah Allah yolunda Savaş demek; müminlerin haklı, mazlum, mağdur savaşlarında adeta Cenabı Allah öyle müdahil oluyor ki! “Atın, vurun, siz de onlara acımayın!” gibi ayetlerle sanki Allah aramızda biz de Allah için Allah ile birlikte kafirlere karşı savaşıyoruz.
3- Bütün hayatımızı yöneten yönlendiren odur, Allah. Ancak bu, savaşta daha net görülür ve hissedilir. Mesela Bedir Savaşı'nda Cenabı Allah “Siz küçüğüne gidiyor ve onu istiyordunuz. Cenabı Allah sizi büyüğü ile karşılaştırdı.” buyuruyor (Enfal: 7) Bakalım sonuç ne olur Allah'ın elindedir.
4- Peygamber safında peygamberin omuzunun ardında olmak. Öyle fildişi kulelerden sözde keramet göstermek ve savaşın kaderini değiştirecek etki etmek?!. Hâlbuki Allah resulü cephede aramızda yanyanayız .
5- Savaş/harp; öncesine kadar, bir şekilde gizlenebilmiş, kendini belli etmemiş olan münafıkları her aşamasında ortaya çıkarır (yenme, yenilme ganimet paylaşımı, savaş sürerken)
6- Münafıkların veya korkakların yaptıkları blöfler hemen belli olur ve pek kaleye alınmazlar. “Biz de sizinleydik, ganimetten pay isteriz...” gibi
7- Vicdanlı insanların Müslim-gayrimüslim vicdanları harekete geçer. Mazlumun yanında yer alırlar.
8- savaşmayan ama gönülden savaşmak istediği halde fırsat bulamayan Müslümanlarda da özgüven patlaması olur.
9- Savaş-harp öncesindeki korku-psikolojisi, değişir cesaret artar, şehit olmak sevimli ve normal hale gelir.
10- Yıkım, tahribat, yangın, ölüm, dünya metalarının yok oluşu; müminlerde dünyaya değer vermeme idrakini oluşturur. Yani evler yıkılıyor, fabrikalar yanıyor insanlar ölüyor...vb. Bugün İran-İsrail ve ABD savaşında bunların hepsi şahit olduğumuz olaylardır. Daha fazlasıyla da görülmektedir. Biz bu kadarıyla yetiniyoruz.