Şaşkın ördek gibiyiz!

Recep Çınar

Gerçekten de “şaşkın ördek” durumlarındayız...

Kötü oynarken kazanamadığımız bir tarafa, iyi oynarken kazanamamak insanın canını sıkıyor...

Torku Konyaspor'un iyi başladığı, ama kötü bitirdiği, dahası tribünlere gelen, takıma destek veren muhteşem taraftarı hayal kırıklığına uğrattığı bir maç oldu, Bursaspor maçı...

Biraz beceriksizlik, daha çok şanssızlık ve kaybetmek günün kabusa dönüşmesine, takımın daha büyük ve derin bir kaosun içine girmesine neden oldu...

Çünkü, zorluk derecesi yüksek olması muhtemel Galatasaray, Antalya ve Beşiktaş maçları hem psikolojik olarak hem de puansal anlamda sıkıntıya sokabilir temsilcimizi...

Tabi ki, hiçbir maç oynanmadan kazanılmaz ya da kaybedilmez...

Ancak, Kartal için sıkıntılı bir sürecin başladığını söylemek “felaket tellallığı” anlamına gelmemeli...

xxx

Oysaki, belki mükemmel değil, ama en azından kaybetmemesi gerektiği kadar oynamıştı temsilcimiz...

Özellikle ilk 45'te seyircinin de verdiği destekle, Bursaspor'a top göstermedi Torku Konyasporlu oyuncular...

Bu sezon hemen hemen her maçta rakiplerin parsellediği orta sahada, Bursalıların özellikle Batalla, Belluschi ve Murat'la cirit atamadığını gördük...

Mehmet Güven ve Ali Çamdalı'nın, zaman zaman onlara katılan Recep Aydın'ın rakibi oynatmama düşünceleri Bursalıların rakip kaleye gidememelerine en büyük nedendi...

22'de Gekas'ın, 82'i de Thorvaldsson'un ve uzatmalarda Ali Çamdalı'nın ahlar-vahlar arasında direkleri dövmesi, biraz beceriksizlik, daha çok şanssızlıktan başka bir şey değildi...

Futbolun azizliği denilen şey bu olsa gerek...

Torku Konyaspor'un baskılı oyununa karşılık çaresiz Bursalılar hem “bekleme” hem de “sabır futbolu” oynadılar ve şansları da yaver gidince 66'da yakaladıkları kontratakla golü ve galibiyeti buldular...

Bursaspor kazanmayı haketti mi?

Ya da Torku Konyaspor kaybetmeyi?

Kesinlikle hayır...

Dedim ya, futbolun azizliği...

xxx

Uğur Hoca'nın Hasan Kabze ve Ömer Ali hamlelerine gelince...

Bence Erdal ve Djalma 62'de kenara alınacak kadar sırıtmamışlardı...

Bu iki oyuncu takımı öne taşıma adına gayretli ve isteklilerdi...

Oyundan düştükleri ya da yoruldukları için kenara alındıklarını düşünmüyorum...

Özellikle Kabze'nin Gaziantep'deki skoru değiştirmesi ve bunu Bursa maçında da tekrarlama olasılığı Uğur Tütüneker'i zaman geçirmeden hamle yapmaya itmiş olabilir...

Her doğrunun her yerde söylenmediği gibi, her hamlenin doğru bir hamle olmadığını Bursa maçında görmüş olduk...

Şunu söylemeye çalışıyorum; Uğur Tütüneker, Erdal ve Djalma'nın sahada kalması için biraz daha sabırlı olabilirdi...

Kendisine gösterilen sabrı, Erdal ve Djalma'ya gösterebilir, belki de Bursaspor'un Konya'dan sevinerek gitmesine engel olabilirdi...

Kimbilir...

xxx

Fenerbahçe maçından sonra en coşkulu, en istekli ve en kazanmayı hakeden taraftar Bursaspor maçında üzerine düşeni fazlası ile yaptı...

Onlar adına üzüldüm...

Tribündeki coşkularının sokaklara taşmasını, galibiyeti kutlamalarını çok istedim...

Ama olmadı...

Dedim ya üzerlerine düşeni fazlasıyla yaptılar...

Tribün performansları, Torku Konyaspor'un olduğu her yerde, “biz de varız” mesajını vermeleri, bir taktiri fazlasıyla haketmelerine nedendi...

Sadece bir noktada paralel değilim taraftarlarla...

Bu hoşgörü şehrinin taraftarlarına “küfür” yakışmıyor...

Delikanlı taraftarı bu küfür, hem de “koro” halinde edilen küfür bozuyor...

Özellikle de bu konuda çok hassas olduğunu bildiğimiz valimiz Sayın Muammer Erol'un, dahası analarımızın bacılarımızın, kızlarımızın da bulunduğu bir ortamda bu küfürlü tezahurat beni incitiyor...

O anda küfür ettiğiniz insanın, belki anası, belki karısı, belki bacısı yüzünü “kabe”ye dönmüş namaz kılıyor da olabilir...

Özetleyecek olursam, kendinize yapılmasını istemediğiniz bir hakareti, küfürü sizde başkasına yapmamalısınız...