Şaşırtmayan Karar

.
T.C. Anayasa Mahkemesi, CHP tarafından Anayasa’da değişiklik yapan paketin, TBMM. de kabul edilmesi üzerine, iptali için açılan davayı görüşerek karara bağladı. Yüksek Mahkeme mevcut Anayasayı değiştirmek, daha doğrusu yenilemek için çıkarılan kanunun bazı şıklarını, muhalefetin başvurusu üzerine, iptal etti. Sürpriz bir karar sayılmaz, böyle bir şey zaten bekleniyordu.
Anayasa değişiklik paketinin, TBMM’den geçerek kanunlaşmasına, her türlü engelleme çabalarına rağmen mani olamayanlar, Anayasa Mahkemesinin vereceği karara dikkat kesilmiş ve ümit bağlamışlardı. Geçmişteki olayları dikkate alarak; nasıl olsa Anayasa Mahkemesi bu kanunu iptal eder, diyorlardı. Biz, iptal ettiririz diyemedikleri için öyle söylüyorlardı. Nitekim Anayasa Mahkemesi değişiklik paketinin tamamını olmasa da bir iki şıkkını iptal ederek ve yine de referandum yolunu açarak onlarında düşüncelerini doğrulamış oluyordu. Böyle durumlarda parmak hesabı önemli. Yüksek Mahkemeye başvuranlar, parmakların rengini biliyorlar. Hukuk diye feryat ettiklerine bakmayın siz. Esas feryat, parmak çoğunluğunu elde tutabilmek içindir.
Değerli okuyucularım bilirler, ben hukukçu falan değilim. Ama sapına kadar memleketçiyim. Bazı hukukçular var ki, onlarda memleketçi falan değiller. Memleketçi olmadıkları her hallerinden ve düşüncelerinden belli olduğu halde memleket elden gidiyor diye feryat etmeleri, taktikten başka bir şey değildir. Ben de hukukçu olmadığım halde hukuk elden gidiyor diye feryat edebilirim. Veya benim gibiler feryat edebilirler. Ama ben feryat etmeyeceğim ve ben onların durumuna düşmeyeceğim, namuslu ve dürüst davranacağım. Onlar gibi hukuk elden gidiyor, rejim dinamitleniyor diye ortalığı velveleye vermeyeceğim. Bilen de karışıyor, bilmeyen de karışıyor; bilen de yazıyor, bilmeyen de yazıyor diye benim gibilere kızanlar da olabilir. Hani kızmakta haksız da değiller, kızabilirler. Bilmeyenler daha çok karıştıkları veya bilenler maksatlı ve art niyetli hareket ettikleri için işler çıkmaza giriyor.
Anayasa Mahkemesinin kararlarını, öncesinde ve sonrasında değerlendirenler ve yorumlayanlar sanki bu ülkede yaşamıyorlar. Bunu nereden çıkarıyorsun veya anlıyorsun diye sorarsanız, bu ülkede yaşayanlar ve ülkemizi aydınlık günlere kavuşturmak için çaba sarf edenler gibi düşünmüyorlar da oradan çıkarıyorum derim. Veya Anayasa Mahkemesinin anlaşılmaz kararlarını daha da anlaşılmaz hale getirmek istiyorlar.
Bendeniz, hukukçu olmadığımı söylemiştim. İyi ki hukukçu değilim. Çünkü; her nedense şu günlerde hukukçu olmayan aydınların düşünceleri, Türk halkının amacına daha çok uygun düşüyor. Veya onlar halkın düşüncelerine tercüman, görüşlerine köprü oluyorlar. Ben de hukukçu değilim ama Türkiye’nin meselelerini yakından takip eden, oynanan oyunların farkına varmaya çalışan ve gündemi merakla güden birisiyim.
Türk milleti inanmadığı, güvenmediği ve içtenlikle kabullenmediği 12 Eylül Askeri Darbesinin oluşturduğu Danışma Meclisinin yaptığı Anayasa ile bu zamana kadar zor kötek idare etmiş. Şimdi ise Türk Halkının iktidara getirdiği ve her türlü yetkiyi verdiği siyasi güç, bu Anayasayı değiştirmek istiyor. Değiştiremez mi? Değiştiremez diyenler var da bu soruyu onlar için soruyorum. Bazı kimseler millete rağmen değiştiremez diyorlar. Nihayet günlerce süren müzakerelerden ve uzun tartışmalardan sonra Anayasa değişiklik paketi TBMM’den geçti. Ana muhalefet partisi Anayasa Mahkemesine TBMM’den geçen paketin iptali için dava açtı. Yüksek Mahkeme ben bu işe bakamam, çünkü konu doğrudan benimle ilgili olduğu için tarafsız olamam, tarafsız olsam bile karar şaibeli karşılanır, kararı millet versin diyemedi ve bazı maddeleri iptal etti.
Hele ki millete referandum yolunu da açtı. 12 Eylül 2010 da Anayasa değişiklik paketi için referandum yapılacak. Millet evet derse Anaya değişiklik paketi millet tarafından onaylanmış olacak. Mevcut Anayasanın gelişen memleket ve dünya şartları içerisinde yetersiz kaldığını söyleyenler çoğunlukta. Değişiklik paketinin aceleye getirilmesi sebebiyle yine de ihtiyaca cevap vermeyeceğini ileri sürenler ve iddia edenler de var. Olayın gerçek sahibi millet bütün bunları bilerek ve eksiklik olabileceğini hesaba katarak 12 Eylül 2010 referandumunda Anayasa değişiklik paketine evet diyecek ve Türkiye’nin rahat bir nefes almasını sağlayacak.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri