Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Almanya'nın başkenti Berlin'de konuşma yapacağı Humboldt Üniversitesi'ne bomba ihbarı yapıldı.
Cumhurbaşkanı Gül'ün konuşması iptal edildi, üniversite binasındakiler dışarı çıkarıldı
Bu arada terör örgütü PKK sempatizanı bir grup da üniversite önünde gösteri yaptı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bomba ihbarı üzerine boşaltıldıktan sonra arama yapılan ve ihbarın asılsız olduğunun anlaşılması üzerine Humboldt Üniversitesine geldi.
İhbar üzerine arama çalışmalarının yapılmasının ardından üniversite binasının çevresine kurulan güvenlik bariyerleri kaldırıldı.
Cumhurbaşkanı Gül de öngörülen konuşmasını yapmak üzere binaya geldi.
Gül ile Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Ahmet Acet ihbar üzerine ayrıldıkları binaya geri döndüler.
Cumhurbaşkanı Gül ile birlikte Hayrünnisa Gül ve oğlu Ahmet Münir de geldi.
Gül, konuşma yapacağı salonun girişinde alkışlarla karşılandı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Teröre kim taviz verirse, onun arkası gelir. Kim terörün şantajına, tehdidine boyun eğerse, onun faturasını o öder. Onun için bu tehditlere, şantajlara hiçbir zaman boyun eğmeyeceğimizi ve bunlardan yılmayacağımızı da herkesin görmesini isterim'' dedi.
Gül, bomba ihbarı yapılması üzerine Humboldt Üniversitesinde 2 saat gecikmeyle başlayan konuşmasına, üniversitede bulunmaktan ve konuşma yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladı.
Konuşmasına öngörülenden 2 saat geç başlamasıyla ilgili açıklama yapmak istediğini belirten Gül, şöyle konuştu:
''Almanya'nın demokratik ortamından faydalanan ve bunu istismar eden terör örgütüyle ilintili 30-40 kişinin buradaki tehditleri ve bu toplantıyı yaptırmak istememeleri, bu toplantıyı yapma ısrarımız karşısında da bomba ihbarı yapması üzerine güvenlik güçleri konuşmayı bu kadar geciktirdiler. Ama şunu ifade etmek isterim ki, burada böyle 30-40 kişiye pes edecek, onların tehdidine, şantajına boyun eğecek halde değiliz. Asla da onlara taviz vermem.
Onların şunu da bilmesini isterim ki Benim Türk vatandaşlarım onlara değil, bana sempati gösterirler. Onları değil, beni severler. Sabahtan beri Roj TV burada binlerce insanı toplamak için yayın yaptı. Ama buraya 30-40 kişi ancak geldi. Onun hüsranını yaşadıkları için bu toplantıyı sabote etmek istediler. Ama, bu toplantıyı muhakkak yapacağımızı söyledim, onlara prim vermeyeceğimizi... Teröre kim taviz verirse, onun arkası gelir. Kim terörün şantajına, tehdidine boyun eğerse, onun faturasını o öder. Onun için bu tehditlere, şantajlara hiçbir zaman boyun eğmeyeceğimizi ve bunlardan yılmayacağımızı da herkesin görmesini isterim.''
-''YA BU KONUŞMAYI YAPARIM YA DA HEMEN TÜRKİYE'YE DÖNERİM''-
Bu arada bomba ihbarı sonrasında Alman tarafının ısrarla toplantıyı iptal etmek istediği, Cumhurbaşkanı Gül'ün ise ''Ya bu konuşmayı yaparım ya da hemen Türkiye'ye dönerim'' dediği öğrenildi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Ben en aykırı soruyu da alırım, cevaplandırırım. Ama eğer bomba tehdidi yaparsa, silah tehdidi yaparsa, ona da asla pes etmem'' dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, Humboldt Üniversitesinde yaptığı konuşmada, kendisine bir şey sormak isteyenin, istediğini sorabileceğini, aykırı soruları da yanıtlayacağını ifade ederek, şöyle konuştu:
''Ben en aykırı soruyu da alırım, cevaplandırırım. Ama eğer bomba tehdidi yaparsa, silah tehdidi yaparsa, doğrusu ona da asla pes etmem. Bu gecikmenin sebebini herkes bilsin. Bunu da eminim ki hepiniz makul karşılamışsınızdır. Ben bu üniversiteyi terk etseydim, inanın ki bunlar yarın bu üniversiteye de Alman polisine de çok daha fazla şantaj yaparlardı. Bunu başarmış olurlardı.
Berlin'in ortasında dünyanın en meşhur üniversitelerinden biri olan Humboldt Üniversitesine bomba koyma tehdidinde bulunanlara Alman istihbaratı ve Alman polisi gereğini yapacaktır. Şunun da bilinmesini isterim: Bomba tehdidi yapan insanlar veya örgütler suç örgütü değil, terör örgütleridir.''
-''BOYUN EĞİP DE KONUŞMAKTAN MI VAZGEÇECEKTİM?''-
Cumhurbaşkanı Gül, gelmeden önce Humboldt Üniversitesinin ne kadar ünlü olduğunu bildiğini belirterek, Hegel, Schopenhauer, Engels, Marks gibi birçok büyük bilim adamı ve siyasetçinin bu üniversiteden geçtiğini, üniversitede çok sayıda Nobel ödüllü bilim adamının olduğunu vurguladı.
Gül, ''Ben böyle bir üniversitede 40 kişinin tehdidine boyun eğip de konuşmaktan mı vazgeçecektim yani? Dolayısıyla bunun böyle bilinmesini isterim. Böyle seçkin bir üniversitede konuşma yapmaktan büyük mutluluk duyuyorum'' dedi.
Konuşmasının tam metninin Almanca tercümesiyle üniversitenin internet sitesine konulacağını dile getiren Gül, yaşananlardan dolayı Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un onuruna vereceği akşam yemeğine de geciktiğini, bu yüzden konuşması özetle yapacağını söyledi.
-''GÜÇLÜ İŞBİRLİĞİ DEVAM EDİYOR''-
Türk-Alman ilişkilerinin tarihinin çok eski olduğuna, iki ülkenin diğer birçok Avrupa ülkesinin aksine hiç savaşmadığına dikkati çeken Gül, tarih boyunca müttefik olunduğunu anlattı.
Gül, şunları kaydetti:
''Tarih boyunca dost olduk, beraber olduk. Öyle ki Sultan Abdülaziz 1800'lü yıllarda Almanya'ya gelmiş, o zamanki Alman krallığıyla biraraya gelmiş, ikinci Wilhelm, iki kez, 1889 ve 1898 yıllarında İstanbul'u ziyaret etmiş. Birinci Dünya Harbi'ne beraber girmişiz, acıları beraber yaşamışız. Daha sonra İkinci Dünya Harbi'nde burada çekilen sıkıntılardan kaçan birçok Alman, İstanbul Boğazı'na sığınmış ve 'Boğaza sığınanlar' olarak bilinmişler ve Türk bilim dünyasına çok büyük katkıları olmuş. Bundan 50 yıl öncede de Almanya'nın daveti üzerine buraya gelen Türkler bugün 3 milyona ulaşmış, bunların bir milyonu Alman vatandaşı olmuş. Dolayısıyla tarihten gelen güçlü işbirliği bugün de devam ediyor.''
Cumhurbaşkanı Gül, İkinci Dünya Savaşı öncesinde Humboldt Üniversitesinin de zarar gördüğünü, bilim adamlarının bir kısmının üniversiteyi terk etmek durumunda kaldığını bildiğini de ifade etti.