Ribat vefakârlık yaptı

Ribat Eğitim Vakfı düzenlemiş olduğu Vefa Gecesi programında Vakfa gönül verip de hayatını kaybetmiş olan dostlarını andı
Ribat Eğitim Vakfı Ribat Vakfı’na gönül verip de vefat eden dostlarını unutmadıklarını göstermek amacıyla, geleneksel Vefa Gecesi’nin ikincisini düzenledi. Meram Belediyesi Konevi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa çok sayıda vatandaş katıldı. Programa konuşmacı olarak Abdullah Büyük de katıldı. Kuran’ı Kerim tilaveti ile başlayan programın açılış konuşmasını Ribat Eğitim Vakfı Halkla İlişkiler Müdürü Ahmet Hasan yaptı. Ahmet Hasan Vefa’nın önemine dikkat çekerek, “İnsanoğlu en çok vefaya muhtaçtır. Bugün insanların iyilikleri hatırlanmalıdır, yapılan iyilikler unutulmamalıdır. Vefa sadece İstanbul’un bir semti olarak akıllarda kalmamalıdır. İmanın en büyük vefakârlık olduğu unutulmamalıdır. Vefa, ahde riayet değil, Hakk’a karşı gönül arzusunu değiştirmemek, âlimlerden, peygamberlerden gönül kenetlenmesini geri çekmemek, iyi kötü her zaman güven duygusunun olmasıdır. Vefa aynı zamanda dost ikliminde yeşeren gülistan da aynı duygu da aynı şeyleri paylaşmaktır” dedi.
Hasan, “Dostların dini vefa ile kula vefası olmayanın Allah’a da vefası yoktur. Cehennemi hafife almak, dünya güzelliklerine öbür tarafı satmaktır. Bundan sonuna kadar uzak durmamız gerekmektedir” diyerek konuşmasını bitirdi. Konuşmanın ardından, Ribat Eğitim, Vakfı’na gönül verip de hayatını kaybedenlerin bulunduğu slâyt izleyicilere sunuldu.
VEFA, VERİLEN SÖZÜ TUTMAKTIR
Slâyttan sonra konferans vermek için sahneye gelen Abdullah Büyük, vefayı doğru anlamanın önemine dikkat çekerek, “Bugün duygu özelliği ağır basan bir gecenin içerisindeyiz. Vefa geçmişimizle geleceğimiz arasında bir köprü oluşturuyor. Vefa’nın Kuran’daki ve sünnetteki yerini doğru öğrenmeliyiz. Vefanın bilindiği anlamı olan verilen sözleri yerine getirmek, sözünde durmak ilkesine en doğru şekilde uymalıyız. En önemlisi de Allah Kuran’da ‘Verdiğiniz sözü yerine getirin’ diyor. Aslında vefakârlık, rabbimizin verdiği nimetlerin şükrünü bilmektir. Verilen sözü yerine getirmek, yani ahde vefa, İslam’ın en büyük nimetidir. Dinimiz verilen sözün tutulmasını emreder, sözün tutulmamasını da haram olarak nitelendirir” diye konuştu.
İLİM AMELE DÖNÜŞMELİDİR
Programla eski dostların hatırlanacağını söyleyen Büyük, “Vefa Gecemizde, vefat eden dostlarımızı, hayırda hizmet etmekte yerlerini almış ve bu dünyadan göç etmiş olan arkadaşlarımızı konuşacağız. Bizler ilk adımı attığımızda tek kaynaktan besleniyorduk. Eğitimi terbiyeyi Salih amel konusunda tek kaynaktan yararlanıyorduk. Daha sonra farklı kaynaklar ortaya çıktı. Bu kaynaklar sonuçta, ferdi yaşamı ortaya çıkardı. Bu kulak da duraklamaya sebep olur. Biz birlik içinde olmak için, dua ederken, terbiyeyi en güzel şekilde sağlayan kitap ve sünneti, kendimize kaynak olarak almalıyız. Çünkü diğer kaynakların dayandığı ortak bir noktayı bulmak gerçekten zor” dedi. İlimin amele dönüşmesi gerektiğini de vurgulayan Abdullah Büyük, “İlim amele dönüşmezse, o ilim malumat olur. İsrail oğullarının tarihten silinmesine neden olan da bu malumattır. Onlar bildiklerini din yolunda kullanmadılar, her zaman ters tarafa doğur gittiler. Malumat bilgiler, insanın amelini güçlendirir. Tek kaynağı kullanmak demek, aynı duyguyu paylaşmak, aynı kaynaktan etkilenmek demektir. Bizler kulluğumuzu ibadet ile icra edelim, yeryüzünü ıslah etmeye yönelik çalışmalarımız da İslam ve ibadet ile mümkün olacaktır” ifadelerini kullandı.
MUSTAFA ÖZÇELİK

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri