Revaklar acımasızca yıkılıyor

Yaklaşık 2 yıldır Kabe'de bulunan Osmanlı Revakları'nın yıkılmasının gündemde olması ve Revakların yıkılmayacağı yöndeki açıklamaların ardından gündeme bomba gibi bir açıklama düştü. İşte tüm ayrıntılar

Yaklaşık 2 yıldır Kabe'de bulunan Osmanlı Revakları'nın yıkılmasının gündemde olması ve Revakların yıkılmayacağı yöndeki açıklamaların ardından gündeme bomba gibi bir açıklama düştü. Mekke'de uzun dönem çalışan Elektrik Mühendisi Alparslan Koparan, Revaklar'ın yarısının yıkıldığını söyledi

Son birkaç senedir Mekke Harem-i Şerif'te, Tavaf mahallinin genişletilmesi için Mimar Sinan'ın önemli eserlerinden olan Osmanlı Revaklarının yıkılması konusu gündemdeydi. Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin talebi üzerine, bu konunun Revaklar yıkılmadan çözülmesi için girişimlerde bulunuldu ve Başbakan'ın Suudi Kralı Abdullahla ve diğer yetkililerle görüşmesi sonucu Revaklar yıkılmadan Tavaf sorununu çözecek ortak bir çalışma üzerine anlaşılmıştı. Ve Suudi Arabistan Kralı Abdullah bizzat Suudi yetkililere emir vererek Türk yetkililerle ortak bir çalışmayla Revaklar yıkılmadan tavafa bir çözüm getirilmesini istedi. Bunun üzerine konuyu görüşmek üzere Suudi yetkililerden bir heyet Türkiyeye gelmiş ve Yıkım Projesi Müdürü olana İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile görüşmüştü. Kadir Topbaş, “Biz bu işi biliyoruz, biz çözeriz” demişti. Bu süreçte Revakları yıkıp yeniden inşa etmek üzere bir protokol yapılmış ve bir şirketi de işe katarak yıkım işlemine başlandı. Bölgeye giden Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da Revaklar'ın yıkılmadığını Türkiye kamuoyuyla paylaşmıştı. Fakat gelişmelerin ardından çarpıcı bir konu gündeme geldi. Bölgede uzun yıllar mühendis olarak çalışan ODTÜ Mezunu Yüksek Elektrik Mühendisi Alparslan Koparan, Revaklar'ın yarısının yıkıldığını ve molozlarında çöpe atıldığını söylüyor. Konuyu Konya'da kamuoyuna taşıyan ve gazetemize geniş bilgiler veren Alparslan Koparan, “Sayın Bakan Ahmet Davudoğlu da Konya'da yaptığı son beyanatta, yıkım olmadığını ve Revakların korunduğunu gözleriyle gördüğünü bizzat söyledi. Söz doğru Revaklar korunuyor ama korunan şey, yıkılmış revaklardan alınan bazı parçalar sandıklarda korunuyor. İleride betondan yapılacak sahte Revaklar'da sembolik olarak kullanılmak üzere” dedi.

KARTONDAN YAPILAN REVAKLARLA KANDIRIYORLAR

Bu konuda, bir de Ankara Suudi Kültür Ataşesi'nin Türkiye'de yayın yapan ulusal bir gazetede çıkan beyanatı olduğunu belirten Koparan, “Eğer tercüme hatası yoksa, sayın Ateşe, 'Revakların yıkılma haberleri uydurmadır, isteyen Mekkeden canlı yayın yapan Quran TV ye baksın, Revaklar yerli yerinde duruyor' diyor. Bu söz doğruysa bu milleti 'Keriz' yerine koyuyor demektir. Ben daha yeni umreden geldim. Gidenlerde çok iyi biliyor ki TV'de görülen Revaklar, yıkılan revakların önüne dikilen tahtadan yapılmış Revak fotoğraf panoları. Gazete bu haberi yapmadan önce Mekke'deki muhabirine bir sorsaydı bu komik duruma düşmezdi” diye konuştu.

YIKIMIN BAŞINDA KADİR TOPBAŞ VAR!

İnşaatı yapan şirketin yıkım ekibinin başında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın olduğunu ifade eden Koparan, “İşin acı, biz bunu Suudiler yapıyor zannederken ve Kral Abdullah'ın 'Revaklar yıkılmadan tavaf sorununu çözün' emrine rağmen, yıkımın bizzat Kadir Topbaş başkanlığındaki Türklerce yapılması. Bu arada şunu da hatırlatayım, Suudi halkının büyük çoğunluğu Osmanlı eserlerinin yıkılmasını istemiyor. Sadece çok küçük batı hayranı bir gurup birilerinin tesirinde kalarak maalesef bu işe ortak oluyor. Geçmişte baba kral Abdülaziz de, o zamanki yenileme çalışmalarında, bazı Osmanlı yapısındaki yıkımlarda halkın üzüntü ve tepkisini görünce, Mekke'deki yenileme çalışmalarını Osmanlı yapısına zarar vermeden yapılmasını emretmiş ve bugün de görülen Revak kubbeleri üzerindeki 'çıkmalar' yapılmıştır. Dolayısıyla Kral Abdullah ve babası Kral Abdülaziz'in koruduğu Revaklar, Türkiye Cumhuriyeti'nin Orta Doğu'da, maddi-manevi en kuvvetli olduğu dönemde, teknik olarak Revakları yıkmadan, Tavaf'ı kolaylaştırıcı bir sürü çözüm olmasına rağmen ve çözüm üzerinde yeterli bir çalışılmada yapılmadan, basit menfaat hesaplarıyla, maalesef 'Türkler' tarafından gümbür gümbür yıkılıyor. Binlerce hatimlerle, zikir ve tekbirlerle inşa edilen Revaklar'ın yıkımını yapan Türkler, yarın mahşerde atalarına nasıl hesap verecekler bakalım” ifadelerini kullandı.

ZARARI YAKINDA ÇIKACAK

Başbakan Erdoğan ve Kral Abdullah, Revaklar yikilmadan çözüm bulun talimatı vermesine rağmen Türkiye'den ve oradan birileri yukarıya ve halka yanlış bilgi vererek halkı uyuttuğunu belirten Koparan, “Halk uyutulurken biir taraftan tam gaz yıkım devam ediyor. 20 seneye yakın o mübarek yerlerde çalışmış ve Mekke-Medine Haremleri'ni, Hac ve Umre menasıkını çok iyi bilen bir mühendis olarak, şunu altını çizerek söyliyebilirim ki, Revakların yıkılması, reklam edildiği gibi çok fazla bir rahatlık getirmeyecek, bilakis kalabalık ve dolayısıyla izdiham artacak ve Allah korusun istenmeyen kötü durumlara da sebebiyet verebilir. Tavaf meselesinin gerçek çözümü de çok katlı sistemle olur. Hatta bazı katlara düz yürüyen merdiven de konur. Bu şekilde acelesi olan ve hasta olanlar da kısa zamanda ve rahatlıkla Tavafını yapar. Aslında, Revaklar'ın yıkımı, bir şekilde, yapılacak projenin daha rahat ve hızlı çalışılması için saha temizliği şeklinde düşünülüyor. Ama netice de o muhteşem eserleri yok etmiş oluyorsunuz. İleride bu durum anlaşılacak ama iş işten geçmiş olacak. Ayrıca düşünüldüğü gibi yıkılan bölüme yeni yapılacak projede de bol miktarda beton kolon vardolayısıyla rahat Tavafı engelliyen ikinci ve yeni bir faktör olacak. Proje üç senelik, Revaklar'ın yarısı da daha orada, eğer bizim yetkililerin niyeti iyi ise proje yeniden revize edilir ve hiç olmazsa orijinal revakların yarısı kurtarılmış olur” dedi.

GAYRİMÜSLİMLER KADAR TARİHE SAHİP ÇIKMIYORUZ

Yahudi ve Hristayanlar kadar tarihe sahip çıkılmadığını dile getiren Koparan, “Örnek olarak, bizim için utanç verici ama Yahudiler'in 2 bin yıllık tapınağından arta kalan taş parçalarina, huşu ve göz yaşlarıyla, ve de bulunduğu yerde sahip çıkmalarından ibret alalım. Bu işe, ilave masraf gözüyle bakanlara da şunu söyliyeyim; ata yadigarı eserlerin korunması için maddi hesap yapılmaz. Kaldı ki, Suud Hükümeti bu işe enaz 30 milyar dolar ayırdı, iki misline de çıkar. Hem birikmiş petrol parası var hem de bu mübarek yerler onlar için kısa zamanda kendini amorti edecek düzeyde para getiriyor. Yeterki bizim taraftan samimi idareciler bu işe el atsın ve çözüm için acele kurulmuş birilerinin adamları değil, Türkiye ve dünya çapında, bu işin ruhunu anlıyan uzman kişilerle yıkmadan en güzel çözüm yapılsın. Yoksa durumu bilmeyen, anlamayan halkı, 'yıkıp tekrar aynısını yapıyoruz' gibi tarihi binalar için ne ilmi literatürde yeri olan ve ne de dünya da örneği olan, saçma-sapan ve komik çözümlerle ve popülist yanlış beyanlarla milleti uyutmasınlar. Ayrıca, bu iş bizim için namus meselesidir.”

Yeni yapılacak Revaklar'ın eskiye benzetilmeye çalışıldığını ifade eden Koparan, halkı aynı Revaklar diye kandıracaklarını, niyetlerinin bölgedeki Osmanlı eserlerini temizlemek olduğunu söyledi.

İBRAHİM ÇİÇEKÇİ merhabahaber.com

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Gündem Haberleri