Rektörlük seçimi üzerine

.
* Yaşamak direnmek, sevmek güvenmektir. Şunu unutma; insan çoğu zaman dünyanın hakimi, bazen de küçük bir kalbin esiridir. (Mevlâna)


Selçuk Üniversitesi’nde sonucu uzun süredir merak edilen Rektörlük seçimi, perşembe günü yapıldı. Aslında seçim sonucu tam da tahmin ettiğim gibi çıktı; Meram Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Gökbel 512 oyla ilk sırada yer alırken, Selçuklu Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. Mustafa Şahin 409, Meram Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahir Yüksek 390 oy aldı. Hayırlı olmasını dileyerek seçim süreci ve sonuçla ilgili değerlendirmemizi birkaç madde ile özetleyelim…
- Muhafazakar adayların ağırlıklı olarak yarıştığı seçimde Prof. Dr. Hakkı Gökbel, en yakın rakibine karşı 103 oy üstünlük sağlayarak çok büyük avantaj elde etti. Bana göre bu iş büyük ölçüde burada bitti. Zira eğilim olarak birbirine yakın (muhafazakâr) adayların yarıştığı bir ortamda hem YÖK, hem de Cumhurbaşkanı seçim sonucunu gözardı ederek herhangi bir inisiyatif kullanmaya kalkışmaz. Yani 103 oy farkla ilk sırada yer alan Prof. Dr. Hakkı Gökbel, ipi göğüslemiş gibi görünüyor. Başka bir tercih yapılması halinde, bunun kamuoyuna açıklaması zor olur. Ulusalcı-milliyetçi tabandan gelen bir aday ilk sırada yer almış olsaydı elbette YÖK ve Cumhurbaşkanı Gül’ün tercihi farklı olabilirdi. Mevcut durumda tahminim akademisyenlerin tercihi ile doğru orantılı; YÖK ilk 3’e giren adayları aynen Cumhurbaşkanlığına arz eder, Cumhurbaşkanı da (büyük ihtimalle) ilk sıradaki adayı Selçuk Üniversitesi’nin 2011-2015 yılları arasındaki Rektörü olarak atar.
- Seçim sonucu şunu ortaya koydu; siyaset mekanizmasını harekete geçirerek akademisyenlerin eğilimini etkileme girişimleri ve agresif kampanyalar bu dönemde ters tepmiştir.
- Seçim sonucu farklı olsa bile daha önce yaptığımız tahmin yine geçerliydi; Selçuk Üniversitesi’nin yeni Rektörü (bu ilk 3 isimden hangisi olursa olsun) önceki dönem yönetim anlayışına göre daha muhafazakâr ve müspet eğilimlere sahip bir isim olacak, ekibini ve yönetim anlayışını da buna göre şekillendirecek. Üniversite festivallerinde görmüş olduğumuz Konya’nın değerlerine uygun düşmeyen manzaralar ve buna zemin hazırlayan bir yapı artık olmayacak… (Konu buraya gelmişken tartışmalı festivalleri düzenleyen Rektör Yardımcısı’na da atıfta bulunmak isterim. Başka zeminlerde hoşgörülü davranan Rektör Yardımcısı, mesele Merhaba Gazetesi olunca burada köşe yazmak isteyen topluluk üyesi gençleri bile engellemişti. Mevkilerin, makamların ne kadar geçici olduğunu insanoğlu unutuyor. Gün geliyor; o koltuklar kimseye kalmıyor. Ama zaman hayatın en önemli düzeltmeni işte…)
- Seçime giren 6 rektör adayından 5’inin tıpçı, birinin de veteriner olması Selçuk Üniversitesi’nin ağırlık merkezi ve yapısı açısından sorgulanması gereken bir durumdur. Bu üniversitede sosyal bilimlerden veya diğer akademik disiplinlerden Rektör adayı olabilecek, kendine güvenen hiç mi profesör yoktur? Böyle bir durum içerisinde yarın hiçbir akademisyen; ‘tıp ağırlığı’ndan yakınma hakkını kendinde bulamaz…
-  Hangi isim atanırsa atansın yeni rektörün önündeki en önemli mesele Selçuk Üniversitesi’nin bölünmesi ve yeniden yapılandırılması olacak. Önceki dönemde bu konu üzerine epey kafa yoran Prof. Dr. Sami Güçlü’nün bu dönemde milletvekili olsaydı, belki bu mesele daha kolay çözülürdü. Yeni rektörün küçük hesaplar yerine Konya’yı ve Selçuk Üniversitesi’ni düşüneceğine inanıyorum..
 
**

GENİŞLETME YETMEZ, SİVİL HAVAALANI ŞART!
Açık bir şekilde ifade ediyorum; Ulaştırma Bakanlığı nüfusu 100 binin üzerinde olan şehirlere havaalanı inşası ile ilgili projeler hazırlayıp uygulamaya koyarken şehir merkezi 1 milyon nüfusa sahip Konya’nın halen sivil havaalanına sahip olmaması ayıptır, bir ihmaldir. Sivil havaalanı yerine mevcut havaalanında sivil terminal binası ve apronun genişletilmesine gidilmesi, bu ihtiyaca çözüm üretmeyecektir, olsa olsa pansuman tedbir olarak kalacaktır.
Konya’yı yönetenler şehri iddialı bir geleceğe iddialı bir şekilde hazırlamak istiyorlarsa, sivil havaalanı ihtiyacı konusunda kalıcı çözüm üretmek zorundadır…
Şehrin gelişme aksı ile birlikte mevcut askeri havaalanının içeride kalması, yeni arayışları mecbur kılmaktadır.
‘Dünya şehri’ söylemi, lafta kalmamalıdır.
Onun için diyorum ki; genişletme yetmez, sivil havaalanı şart!

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri