Recm Meselesi (3)

Sadık Küçükhemek
s_hemek@mynet.com
 
Muhterem Prof. Dr. Hayrettin Karaman sözlerini şöyle bitirmiştir: “Bu cezayı, suçluyu suçüstü yakalayan koca bile uygulayamaz. Böyle birinin sorusuna Peygamberimiz: ‘Sen bizzat cezayı infaz eder, karını öldürürsen ben de sana kısas uygularım’ demiştir.”
Doğrudur. Kur’an-ı Kerimde şöyle buyrulur: “Eşlerine zina isnadında bulunup da kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birinin şahitliği, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ederek şahitlik etmesi, beşinci defa da, eğer yalan söyleyenlerden ise Allah’ın lanetinin kendi üzerine olmasını dilemesidir.” (Nur: 6,7)
“Kadının kocasının yalan söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ve şahitlik etmesi, beşinci defa da, eğer (kocası) doğru söyleyenlerden ise Allah’ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesi kendisinden cezayı kaldırır.” (Nur: 8,9)
Karı- koca bu şekilde karşılıklı olarak kadının huzurunda yeminleştikten sonra, kadı bunların evliliğini fesheder.
Namuslu kadınlara zina isnadında bulunanlar, dört şahitle bunu ispat edemezlerse kendilerine had uygulanır. Bu hususta Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Namuslu kadınlara zina isnadında bulunup, sonra (bunu ispat için) dört şahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve artık onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin. Onlar tamamen günahkârdırlar.” (Nur: 4)
Değerlendirme
İslam dini ukubatıyla (ceza-i müeyyidesiyle) bir bütündür, eksiltme ve çoğaltma kabul etmez. Bu hususta Kur’an-ı Kerimde şöyle buyrulur: “Eğer (Peygamber) bize atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı, elbette onu kıskıvrak yakalardık. Sonra onun can damarını koparırdık. Hiç biriniz buna mani olamazdınız.” (Hâkka: 44–47)
Konuyla ilgili rivayetleri bütünlük içerisinde ve hem isnat hem de metin tenkidi uygulayarak kapsamlı bir incelemeye tâbi tutarken bu ayet-i kerimeler dikkate alınmalıdır. Çünkü Sünnet İslam’ın ana kaynaklarından ikincisidir. Kur’an-ı Kerim, birinci kaynaktır. Hadis-i şerifler, Kur’an-ı Kerim’in yorumundan ibarettir. Mütevatir ve sahih hadisleri inkâr etmek küfürdür.
Recm, gelişmemiş ve radikal İslam anlayışının hâkim olduğu toplumlarda görülen bir husus değildir. İslam’ın cezaî müeyyidelerinden biridir. Böyle bir ifadede bulunmak ya cahillikten veya küfürden kaynaklanmaktadır. Gelişmekle hadler kalkar mı? İslam’ın uysalı veya radikali olur mu? Bu kavramları kullanırken hiç sıkılmıyor musunuz? Yoksa bu dini sahipsiz mi sandınız? Artık haddinizi bilin. Bilmezseniz sizin de yaratıcınız olan Allah bildirir.
Recm meselesi, batı medeniyeti sevgisi içirilmiş ilahiyatçıların ve gazetecilerin işi değil; Din İşleri Yüksek Kurulu’nun ve buna benzer İslam ülkelerindeki kurumların ve Hilafet Kurumu’nun işidir. Şu hususu unutmayalım ki, Hilafet Kurumu oluşmadan hadleri uygulamak zulüm olur. Çünkü hadler, İslam hukukunun bir parçasıdır. Bütün uygulanmadan parça uygulanamaz. Zina isnadıyla recm edilen Somalili kadını da bu çerçeve içinde değerlendirmek gerekir.
İslam dininde erkek kadın ayırımı yoktur. Recm kadına uygulanır, erkeğe uygulanmaz diye bir anlayış yoktur. Konuşurken yazarken herkes dikkatli olmalıdır. İslam dinini karalamaya ve bu yüce dine iftira etmeye hiç kimsenin hakkı ve yetkisi yoktur.
Recm meselesi, 1998’de kurulan “Recme Karşı Uluslararası Komite”nin işi değildir. Bu komite, recm meselesi ile ilgilenerek Batının vahşi etnik kıyımı ve sömürüsünü örtbas etmek istemektedir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.