RASÛLULLAH  VE  GENÇLER -2-

Nurten Selma Çevikoğlu

Efendim yine hüzünlüyüz. Kâinâtın Güneşi, İki Cihânın Sultânı, Peygamber aleyhisselâm’ın ayında, O’nu yazarak satırlarımızı bereketlendiriyorduk. Maalesef sayılı günler çabucak tükendi. Ama O’na olan sevgilerimiz hiç tükenmeyecek şekilde hep bâkî neyse ki… Bir başka bahara, Rabb’im ömür verirse, O’nu yine anlatırız inşaALLAH. Elimiz ve dilimizden geldiğince, yüreğimizden coşanları, Şaban ayı boyunca O’nu, ümmete anlatmaya, tanıtmaya, sünnetlerini ihya etmeye çalıştık. Yeni çıkan kitabım; ‘MUHAMMEDİ MUHABBETLE O’NUN YOLUNDA’ kitabımı sadakayı câriye olarak ümmete takdim ettik. Kitabın sadakayı câriye olarak dağıtılıp daha çok (bini geçtik hamdolsun) okunmasına katkı veren tüm dostlarıma, buradan gönülden ‘Rabb’im sizlerden ebeden, dâimen râzı ve hoşnut olsun’ demeyi borç addediyorum. İnşaALLAH kitabı okuyan kardeşler 40 hadis ezberleme ve sâdece Âlemlerin Efendisine bir hatim yapma sevâbına erişmişlerdir. Bu arada bizim de her sene Şaban ayında, ‘O’nun aziz, nezih, pâk, münevver, tertemiz rûhû Şerifelerine hediye hatmimiz de nihâyetlendi. Hep berâber şefaate erişmek niyâzıyla…

Dönelim yazımıza; Allah Teâlâ’nın Hak Elçisinin gençlerle olan münâsebetlerini ele almıştık, bildiğiniz üzere:

Peygamber aleyhisselam, en son din İslam davâsında, kendisine en büyük destek, idealist, enerjik ve yeniliği derhal benimseyen gençlerden gelmiştir. O zamanlar yüce İslâm’ın anlatılması ve öğretilmesinde, 50 yaş üzeri birkaç kişi, 35 yaş üzeri üç-beş kişi vardı ama gençler çoğunluktaydı. Şerefli İslam dîninin yayılmasında örnek gençler vardı; Hz. Ali (r.a), Zeyd b. Hârise (r.a), Abdullah b. Mes’ûd (r.a), Zübeyr b. Avvam (r.a), Talha b. Ubeydullah (r.a), Abdurrahman b. Avf (r.a), Erkam b. Ebi’l-Erkam (r.a), Sa’d b. Ebû Vakkas (r.a), Mus’ab b. Umeyr (r.a), Abdullah b. Ömer (r.a), Ca’fer b. Ebî Tâlib (r.a), Osman b. Hüveyris (r.a), Ebû Ubeyde (r.a), Hz. Ömer (r.a) hep genç idiler. Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm’in hak davasında O’na omuz veren, ne pahasına olursa olsun arkasında duran gençlerdi. Gerek Mekke ve Medine dönemlerinde, gerekse Peygamber aleyhisselâm’ın vefâtından sonra da bu seçkin, güzide gençlerin çok önemli vazifeleri olmuştur. Asrısaadet gençlerinden öğretmenler, hâkimler, vâliler, komutanlar çıkmıştır. Her biri birbirinden değerli olan bu yiğit gençler, ‘İslam Târihi’nin altın sayfalarına isimleri altın harflerle yazılmıştır. Onlardan kısaca bahsetmek arzu ederiz;

Öncelikle evini yüce İslâm’ın yayılmasına tahsis eden genç Erkam (r.a)’ı yazmak gerek. Gerçi daha önceki yazılarımızda değinmiştik fakat burada da ismini geçirmeden edemeyiz. Erkam (r.a)’ın evi Kâbe haremine dâhil, Safa tepesinin hemen kıyısındaydı. Bu ev, kutsal mekânı ziyârete gelenlerle kolayca iletişime geçilmesi açısından çok elverişliydi.  Rasûlullah aleyhissalâtu vesselam, tebliğ faaliyetlerini buradan yürütmekteydi. Pek çok kişi bu kısmetli evde Müslüman oluyor, namazı ve dîni emirleri bu mekanda öğreniyordu. Bu ne güzel bir evdi! 

Mekkeli asil ve yakışıklı genç, Mus’ab (r.a)’ı da unutamayız. Mus’ab (r.a), Erkam (r.a)’ın evinde Müslüman oldu. I.Akabe Biat’ından sonra Allah Rasûlu aleyhissalâtu vesselam, onu Medine’ye ilk öğretmen olarak gönderdi. Mus’ab burada pek çok kişinin Müslüman olmasına katkı yaptı. Bilhassa Useyd b.Hudayr (r.a) ve Sa’d b. Muaz (r.a) gibi iki itibarlı kabile reisinin İslam ile şereflenmesine vesile oldu. Âilesi çok zengin olan bu güzide genç, çok sâde ve mütevâzi bir hayat yaşadı. İslam ile tanıştıktan sonra Allah Rasûlü’nun yanından hiç ayrılmadı. Nihâyet Uhud savaşında O’nun yolunda canını fedâ ederek şehidlik mertebesine erişti.

Bir Ca’fer b.Ebû Tâlip (r.a) vardı asrısaadet gençlerinden. Bu yiğit genç, daha 25 yaşında zulüm gören Müslümanlarla birlikte, Habeşistana hicret etmişti. Orada Habeş kralı Neçâşi’nin, saray erkânının ve Hıristiyan din adamlarının önünde yiğitçe, cesurca Meryem sûresinden bir bölüm okuyarak, muhteva yönüyle muhteşem bir konuşma yaptı. Kimseden korkmadan, çekinmeden İslâm’ın izzetini yükselten bu kıymetli genç, bugünkü gençlere ne güzel bir örnektir! Ca’fer (r.a)’ın sonraki hayâtı da, aynı minval üzere devam etmiştir. O’da Mute savaşında, Hak dava için canını ortaya koyarak şehidler kervânına katılmıştır.

İslâm’ın yayılmasındaki hizmet faaliyetlerinin içinde, kıymetli genç Zeyd b. Sâbit (r.a)’ın yeri büyüktür. Rasûlullah aleyhisselam komşu emir ve hükümdarlara, Arap kabile reislerine zaman zaman son dîne dâvet mektupları gönderirdi. Bu mektupları genellikle Zeyd (r.a)’e yazdırırdı. Zihni uyanık olan o değerli genç, bu amaçlı İbrânice ve Süryânice öğrenmiştir. Ayrıca savaşta elde edilen ganimetlerin taksim edilmesinde de onun adâletli hissedendirmesine başvurulurdu. Yine kendisi vahiy kâtiplerindendi. Aynı zamanda Tebük seferinde genç yaşında İslam sancağını taşıyan bir cesur gençtir O. Zeyd (r.a)’de ne güzel bir asrısaadet genciydi!

İlmin kapısı, peygamber aleyhisselâm’ın amcaoğlu Hz. Ali (r.a)’nin savaşlarda pek çok kahramanlıkları vardır. Bunlar 20 ile 30 yaşları arası olan faaliyetleridir. Bir Muaz b. Cebel (r.a) vardı ki, o müthiş bir muhakeme gücüne sâhip bir gençti. O zamanlar 26-27 yaşlarında Cened’e kadı olarak tâyin edilmişti. Bir başka cesur genç vardı, 18 yaşında Sûriye’ye gönderilen orduya komutanlık yapan Usâme b. Zeyd (r.a), o da unutulamayan Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a destek olan gençlerdendi. Rabb’im onlardan ebeden, dâimen râzı ve hoşnut olsun inşaALLAH. (Bu bilgiler için bknz: ibni Hişâm, Ebû Muhammed Abdülmelik, es-Sîretü’n-n-Nebebviyye / İbn İshaâk, Siyer-Kitâbü’l-Mübdei ve’l-Meb’asi ve’l-Meğâzî) O gençleri ve Rasûlullâh’a olan delice bağlılıklarını, İslâm’a olan hizmetlerini yazmakla bitiremeyiz. Arzumuz, dileğimiz ve isteğimiz o ki, devrin gençleri de onlar gibi olsunlar. 

Ya Rabb’i Sen nasip et. Allahümme âmin. Cumanız hayrola. Şefaat niyâzıyla…

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.