HASTANE'DE KARIŞIK İŞLER VAR
Bir yıl önce Konya Numune Hastanesi Başhekimliği'ne atanan Meram Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Yılmaz, Sağlık Bakanlığı'nın görevlendirmeyi yenilememesi nedeniyle veda etti. Basın toplantısı düzenleyen Prof. Dr. Osman Yılmaz, Numune'nin yeniden inşası ile ilgili süreçte yaptıklarını anlatarak, hastanedeki karanlık işleri ve karışıklığı çözemediğini ifade etti.
GÜÇLÜ DIŞINDA SAHİP ÇIKAN YOK
Hastanede ihale evraklarının kaybolduğunu dile getiren Osman Yılmaz, “Geldiğimiz günden beri başhekim yardımcısı, müdür ve müdür yardımcısı seçme şansımız yok. Böyle bir idare olmaz” dedi. Yılmaz, “Sami Güçlü’nün haricinde bu projeye sahip çıkan olmadı. AKP İl Teşkilatı gelip de, projeyi sormadı. Büyükşehir Belediye Başkanı'ndan istememe rağmen randevu alamadım” diye konuştu.
PROJE GERİ DÖNÜLEMEZ NOKTADA
Projeyi geri dönülemeyecek bir noktaya getirdikten sonra görevi bıraktığını kaydeden Yılmaz, “Ancak istifa etsem bile bu projenin peşini bırakmam” dedi. Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: “Bu projenin yükünü ve mesuliyetini birileri üzerine alması lazım. Bakan, canla başla çalışıyor. Para gönderiyor. Şu anda kasada net 9 trilyon lira para var. Bu projenin engellenmesiyle uğraşanlar çok bedel öder.”
Numune Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Osman Yılmaz, Sami Güçlü dışındaki Konya milletvekilleri ve Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’in Numune’ye karşı ilgisiz olmalarından yakındı
Bir yıl önce Numune Hastanesi Başhekimliği görevine getirilen Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Yılmaz, dün makamında düzenlediği basın toplantısı ile veda etti. Sağlık Bakanlığı’nın yeni dönem için görevlendirme yapmaması nedeniyle başhekimliği bırakan Prof. Dr. Osman Yılmaz, veda toplantısında zehir zemberek açıklamalarda bulundu. Konya Numune Hastanesi’nin yeni projesinin karşısına çıkan tehlikeleri ve rant gruplarının sergilediği oyunları anlatan Yılmaz, Sami Güçlü dışındaki Konya milletvekilleri ve Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’in ilgisizliğinden de yakındı. Prof. Dr. Osman Yılmaz, görevi bıraktıktan sonra da Numune Hastanesi’ndeki gelişmelerin takipçisi olacağını, projenin hayata geçirilmemesi halinde bildiklerini anlatacağını söyledi.
KARANLIK VE KARIŞIK İŞLER VAR
Prof. Dr. Osman Yılmaz, hastane içerisindeki karışıklığın bir türlü bitmek bilmediğini, bunun yanında Numune Hastanesi’nin yeniden yapılması ile ilgili uygulama projelerine başlanmadığını ve ihaleye başlama talimatının verilmediğini söyledi. 1915 yılında kurulan Numune Hastanesi’nde zamanla ihtiyaca göre yeni binalar yapıldığını ve dağınık yapının toparlanması, sağlıklı hizmet verilebilmesi için bir an önce hastanenin yeniden yapılması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Yılmaz, “Ben burada iyi şeyler yapmaya çalıştım. Bir yıl didiştik, çalıştık bu hale geldi. Sonuç olarak proje açıklandı. Proje sadece Numune’yi değil, Doğumevi’ni de içine alan ve 50 dönümlük araziyi kapsayan önemli bir projeydi. Proje uygulama aşamasına gelince pürüzler çıktı. Bu süreçte hiç kabul edilmeyecek bir şeyi kabul ettim. İşe başlayınca hastane içindeki karışıklıklar ortaya çıktı. Geçmiş dönemlerde operasyonlar olmuş insanlar cezaevine girip çıkmış. Kit ihalesi 6-7 milyon TL, firmanın yaptığı bina ise 500-600 bin TL. Yani siz ihaleye girmiş bir kişiye bina yaptırıyorsunuz, o da hibe ediyor ve alım işleri de devam ediyor. Bu karanlık işleri ve karışıklığı hala çözemedim”
BAKANLIKTAN MÜFETTİŞ İSTEDİM
Personel bilgi işlem ihalesinde de aynı sıkıntı yaşanında Bakanlık’tan müfettiş istediğini dile getiren Prof. Dr. Osman Yılmaz, “Gözümüzün önünde 149 kişi ile başladı adamlar, yok 131 kişi ile başladın diye herkes ayaklandı, sonunda 153 kişi ile başladıklarını tespit ettik. O da karışık bir iş idi. Otomasyon işini yapan firma ihale yasaklısı bir firma bunların halli mümkün değil bunun için bakanlıktan nitelikle müfettiş istedim. Tabi bu bazı kimselerin hoşuna gitmedi. Müfettiş geldi. Ama biz ocak ayı başında müfettiş istedik bugün itibari ile hala müfettiş kararları tam uygulanmıyor. Uygulanması gerekli olan şeyler var. Savcılık boyutu varsa o da uygulanması lazım. Böylesine karışıklık var. Bu firmanın sözleşmesi bu yıl sona eriyor ama bunu sona erdirmekte de sorun var. Bu arada epey mesafe kat ettik. Bir tarafta proje ile uğraşıyoruz diğer tarafta bu karışık ve karanlık işler ile uğraşıyoruz. Şimdi Bu karanlık işlerin değişik işleri de var. Paramız olduğu halde ambulans alamadık. Bunu altında da bir sürü karınlık işler çıktı. Yani bu hastanede böyle karışıklıklar olduğu süre hiç bir iş yapamazsınız” diye konuştu.
İHALE EVRAKLARI KAYBOLUYORDU
Prof. Dr. Osman Yılmaz, hastanede gördüğü diğer aksaklıkları da şu şekilde anlattı: “İhale evrakları kaybolur mu, kayboluyordu. Bir yerde ihale evrakları geziyor. Ondan sonra ihale evrakı kayboluyor. Araştırma yapıyoruz bir başka yerlerden çıkartılıyor. Böyle bir şey olamazdı. Geldiğimiz günden beri başhekim yardımcısı, müdür ve müdür yardımcısı seçme şansımız yok. Şu anda bu hastane başhekimsiz, müdürsüz, müdür yardımcısız, başhekim yardımcısız. Buradan müdür ayrıldı, Okyanus operasyonu kapsamında görevden ayrıldı. Şu anda İl Sağlık Müdür Yardımcısı kadrosuna atandı. Müdür atayamadık buraya. Onun bunun vekaleti ile götürülecek. Böyle bir idare olmaz. Böyle hastane de olmaz. Böyle yerlerde ben Başhekimlik yapmam. Dolayısı ile böyle karışıklıklar var. Bu karanlık ve karışık durumda bu iş gitmez.”
İDARECİLER PROJEYE SAHİP ÇIKMADI
Hastanenin bu duruma gelmesinde idareci ve yöneticilerin ilgisizliğinin de etkili olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yılmaz “Yeni gelecek olan arkadaşa ekibine kurma hakkı vermeleri lazım ve her şeyden önemlisi bakanın özel yetkili birisi buraya atanması lazım. Başhekim ekibini kurmadan zaten başarılı olamaz. Davul benim sırtımda bağlı olacak tokmak başkasının elinde olacak önüne gelen bir tokmak vuracak böyle olamaz. Ben göreve geldiğim günden bu yana Sami Güçlü’nün haricinde bu projeye sahip çıkan olmadı. AKP İl Teşkilatı gelipte projeyi sormadı. Büyükşehir Belediye Başkanı ile aylardır randevu istememe rağmen randevu alamadım. Kendisi de gelip böylesine önemli bir proje hakkında tek bir satır soru sormadı. Böylesine önemli bir projeye sahip çıkmamalarının altındaki nedenleri basın mensubu olarak sizler sorabilirsiniz. Bu konu hakkında ben bir şey söylemem. Bu projenin hayata geçirilmesi için geldim, geri dönülmeyecek bir noktaya getirdikten sonra görevi bırakıyorum. Görev süresi uzatılmadı diye bir şey söz konusu değil. Ben istifa ile gidiyorum. Bu projeye sahip çıkması gerekenler sahip çıkmadığı için gidiyorum. En önemlisi şu, ben istifa etsem de bu projenin peşini bırakmam. Bu projenin hayata geçirilmesi için daha çok çalışacağım” ifadelerini kullandı.
RANT KOKUSU BURADA ÇOK ADAM YUTAR
Osman Yılmaz’ın açıklamalarının devamı ise şöyle: “Burası 50 dönem ve nereden bakarsanız bakın trilyonlarca liralık bir yatırım. Bu nedenle burası sahip çıkılmaz ise çok adam yutacak. Bu projenin yükünü ve mesuliyetini birileri üzerine alması lazım. Aksi halde 80- 90 Trilyon liralık bir proje çok kişinin iştahını kabartır. Numune Hastanesi’nin daha bir malzemeyi almaya gücü yetmiyor. Bir ambulans alamazken 80–90 trilyon liralık yatırımın altından nasıl kalkacak. Bunun için bu projeye sahip çıkılması lazım. Bakan canla başla çalışıyor. Para gönderiyor. Şu anda kasada net 9 trilyon lira para var. Ama bu iş para işi değil, insan işi, sahiplenme işi. AKP’nin Büyükşehir Belediyesi’nin bu hastaneyi canla başla istiyoruz, bu projenin hayata geçirilmesini istiyoruz diye dediğini duydunuz mu? Duyulmadı. Bu ne demek bu proje birileri tarafından engellenecek demek.”
BU PROJENİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM
“Şehrin en önemli idari birimleri bu projeye sahip çıkmaz ise, bir tek gün gelip te projeyi sormazlarsa tabi ki burası için dedikodular artar. Tüm bu karanlık gidişten sonra biz bu projeden vazgeçmeyeceğiz. Benim için önemli olan bu. Bu projenin engellenmesi uğraşanlar çok bedel öder. Burası 50 dönümlük bir arazi. Proje kabul edilmiş parası gelmeye başlamış ama ıvır zıvır sebeplerle proje engellenecek böyle bir şey olmaz. Bunu kimse kabul edemez.
Buranın sorunlar ile dolu olduğunu beni burada tutmayacakları 82 yaşında ki annem şu şekilde söylemişti, “Oğlum şehrin göbeğinde böylesine pahalı bir proje olan hastaneyi sana yaptırmazlar bırak git üniversitene geri dön” dedi. Annemin dediği çıktı. Ama ben bu görevi bıraksam bile fakir fukaranın hakkı olan bu hastane projesinin tamamlanması için bundan sonra da çalışacağım. İnsanlar sahip çıkmazda proje askıya alınırsa bu vebalinden altından kimse kalkamaz. Ama milletimiz bu projeyi gördükten sonra başka bir projeye razı olmaz. “
ENGELLEYEN OLURSA BİLDİKLERİMİ SÖYLERİM
“Bana görevimi bırakmam konusunda baskı yapan olmadı. Bir takım konuların üzerine gittiğim için tehdit edilmedim. Ama ne olur en fazla ölürüz. Ben bu projeyi geri döndürülmeyecek konuma getirdim. Kritik seviyeyi aştı. Bu projenin altında karanlık ve karışık güçler var. Bu hastane inşaatı altında rant iddiaları var. Benim de bu iddiaları sezdiğim için görevi bırakmam konusunda söylentiler var. Bunlar söylenen sözler. Ama ben bu konuda bir şey söylemem. Ama bir mücadele oldu bu mücadelenin ne olduğunu anlayamadım. Anlayamadan başladık anlayamadan gidiyorum. Benim tek istediğim bu hastaneye sahip çıkılması. Mutlaka buraya gelmek isteyen güçler olacak. Bunun için bir formalite tıkanıklığı var. Bunun aşılması lazım. Konya da böyle bir projeyi bıraktırmayız ve kimselere kaptırmayız. Görevde iken bunları yapamadım ama dışarıda iken daha çok faydalı olurum. Ara sıra konuşurum bildiklerimi anlatırım.”
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI KONUŞMALI
“Büyükşehir Belediye Başkanına bu işi yüksek sesle haykırttıracaksınız. Büyük şehir Belediye Başkanı bu işe sahip çıkmazsa bu sorunu aşamazsınız. Bu sorunun altında neler olduğunu sizin sormanız lazım. Bakan ayağıma gelse bu hastaneye tekrar başhekim olarak gelmem. Sami Güçlü’ye çok teşekkür ediyorum. Bir yıl içerisinde ne Büyükşehir Belediye Başkanı ile ne Sami Bey ve birkaç Milletvekili hariç Milletvekilleri ile ne AKP İl teşkilatı ile tek bir toplantı yapamadan geldim gidiyorum. Bu hastanenin sahibi şimdiye kadar bendim, bakandı, Sami bey ve birkaç milletvekili idi. Bundan sonra sahibi kim olacak merak ediyorum.”
ALİ SAİT ÖGE