Ramazan Bayramı

.

Bugün arife, yani bayramdan bir önceki gün. Arife, bayramdan bir önceki gün olduğu için, bayram günleri kadar canlı ve heyecanlı geçer, Hatta bayram günlerinden daha çok hareketli ve bereketli olur. Özellikle Ramazan Bayramının arifesinde; son oruç tutulur. Teravih namazı tamamlanmış olur ve bayram için yapılan bütün hazırlıklar gözden geçirilir. Bazı köylerde arife günü ikindi namazı, bayram namazları kadar kalabalık olur ve namazı müteakip toplu halde mezarlıklar ziyaret edilir. Bayramın birinci günü, bütün hazırlıklar tamamlandığı ve misafir bekleme anı başladığı için insanlar, daha sakindirler.

Bu Ramazan ülkemizin bir kesimi bayramı buruk kutlayacak veya bayram sevinç ve merhametiyle sıkıntılarını ve acılarını unutacaklar. Daha açığı Müslümanlar, bayram şefkatiyle ve sıcak ilgileriyle onlara yaklaşacaklar, dertlerini unutturacaklar ve acılarını paylaşacaklar. Bildiğiniz gibi bazı bölgelerimizde sel felaketi yaşandı, mal ve can kaybı oldu, maddî ve manevî zarar meydana geldi. Yılların arazi ihmallerinin ve imar yolsuzluklarının cezasını ağır ödedik. Tabii ki ilk defa ödemiyoruz, ama yine de akıllanmıyoruz. Can ve mal kaybına çok şükür sebep oymayan bir de deprem yaşadık. Bunlar; Ramazan Ayını zihinlere perçinleyen, hatıralara nakşeden ve unutulmazlar listesine alınmasını sağlayan tabii afetlerdir. Allah böyle felâketlerden bizleri ve bütün insanlığı korusun! İnşallah aklımızı başımıza alır, dürüst ve adil davranır da bir daha yaşamayız.

Bilindiği üzere Müslümanlar, yaşadıkları topraklarda felâket günlerini unutmak, yaraları sarmak ve genel ruh imarında bulunmak için Peygamber Efendimizin tavsiyesine uyarak senede iki defa dinî bayram yaparlar. Bilindiği üzere birisi; dört gün olan Kurban Bayramı, diğeri de; üç gün olan Ramazan Bayramıdır. Her iki bayramda,  diğer İslâm ülkelerinde olduğu gibi bizim ülkemizde de sevinç ve coşkuyla kutlanır.

Ramazan Bayramından önce, Allah’ın emrine ve Peygamber Efendimizin tavsiyesine uyarak diğer ibadetlerin yanında bir ay gündüzleri oruç tuttuk, geceleri de Teravih Namazı kıldık. Fakirlere yardım ettik, öksüz ve yetimleri sevindirdik, yaşlı ve hastaları ziyaret ettik,  sakat ve çaresiz kimselerle ilgilendik. Yabancılara ve misafirlere ikramda bulunduk. Küçüklere sevgi, büyüklere saygı gösterdik. Akraba ve yakın komşularımızla, iftar yemeklerinin bereketinden, sahur yemeklerinin serin ve engin lezzetinden istifade ettik. Şimdi de bütün bu güzel amellerin neticesi olarak sevinçle bayram yapıyor¸ hasret, sevgi ve saygı ile kucaklaşıyoruz.

Bayramlar, Allah’ın ismini zikreden, namaz kılan, zekât veren, iyilik ve yardımda bulunan, akrabalarını ve komşularını arayıp soran müminlerin günah ve kötülükten kurtuldukları günlerdir.

Bayramlar, sevgi ve saygının arttığı,  kardeşliğin tazelendiği, küslerin barıştığı, dargınların konuşur hale geldiği, gıybet ve dedikodunun sona erdiği, tek kelime ile milletçe kucaklaştığımız mutlu günlerdir.

Bayramlar, yüzlerin güldüğü, gönüllerin ferahladığı, ümitlerin parladığı, bakışların canlandığı, ilim ve irfanın işler üzerinde tesirinin görüldüğü ve güven duygusunun arttığı bereketli günlerdir,

Bayramlar, çocukların, özellikle öksüz ve yetimlerin sevindirildiği, ilimle uğraşan gençlerin ihtiyaçlarının karşılandığı, yurt dışında mastır veya doktora yapan  öğrencilerin her türlü problemlerinin düşünüldüğü  ufuklu günlerdir.

Bayramlar, sosyal yardım kurumlarının, sığınma evlerinin, hastane ve hapishanelerin, bakıma muhtaç ve kimsesiz çocuk yuvalarının, dar’ul-acezelerin, bakım ve huzur evlerinin ziyaret edildiği ve ihtiyaçlarının karşılandığı şefkat ve merhamet günleridir.

Bayramlar; toplumu kucaklayan, erkek ve kadın, genç ve yaşlı, zengin ve fakir, hasta ve sağlıkla insan gruplarını hesaba katan ve dikkate alan dilimidir. Diğer zaman dilimlerinden farkı; manevî imtiyaza ve ilâhî iltifata sahip olmasıdır. Bu sebeple bu günlerde problemleri çözme ve sıkıntıları giderme şansı çok yüksektir.

Bayram öncesi günlerde Allah’ın emrine uyarak oruç tutuyoruz, Peygamber Efendimizin tavsiye ve müjdelerini dikkate alarak geceleri Teravih Namazı kılıyoruz. Bu eylemler, Ramazan ayının içeriğini oluşturan önemli projelerdir.

Ramazan ayını rahatlıkla emanet edebileceğimiz imanlı, ahlâklı ve şahsiyetli bir nesil yetiştirmek de önemli görevlerimiz arasındadır. Öncelikle bayram günleriyle çocuklarımızı tanıştırmamız gerekir. Bu sene camilerimizde Ramazan ayı boyunca farklı bir manzara vardı. Senelerce görmek istediğimiz ve çok az görebildiğimiz bir manzara. Gündüzleri caminin içerisinde ve çevresinde koşuşturan elleri kitaplı, geceleri Teravih saflarında yer alan ağızları dualı çocuklar. Çocuklarımızın Ramazan ayının ve bayram günlerinin önemli ve güvenli bir basamağında mutlaka yerlerinin olması ve varlıklarının dikkate alınması gerekir.

Ramazan Bayramında, bayram namazından önce hali vakti yerinde olan Müslümanlar,  fakirlere fitrelerini verirler. Bu sadaka, Müslümanlar arasındaki kardeşliğin manevî temellere dayandığı gibi, maddî temellere dayandığını, insanın ruh ve bedenden meydana geldiğini göstermesi bakımından önemlidir. Dinimiz tarafından telkin edilen insan sevgisinin ve fedakârlık duygusunun bir neticesi olan bu iki yardımlaşma şeklinin de önemini bayramlar belli eder, hatırlatır ve ciddiyetle uygulatır.

Bunlar ve benzeri günlerin dışında bizim için en büyük ve en kutsal bayram, Allah’ın günâhlarımızı affedip rahmetiyle tecelli ettiği ve bizi bahtiyar kıldığı gündür.

Gönlümüz, düşüncemiz ve amellerimiz de bayramlar gibi olsun!. Allah, bayramları, ırkı, dili ve rengi ne ve nasıl olursa olsun, yeryüzünün neresinde yaşarlarsa yaşasınlar bütün Müslümanların mutluluk ve kurtuluşlarına vesile kılsın! Bayramınız mübarek ve gönlünüz manen zengin olsun!

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri