Oruç; Ramazan ayına mahsus bir ibadettir ve Ramazan ayında bir ay oruç tutmak kadın erkek üzerimize farzdır. Oruç, imsak vaktinden, iftar vaktine kadar yemekten, içmekten ve cinsi münasebette bulunmaktan uzak kalmak demektir.
Allah-ü Teâlâ, Kur'an-ı Kerimde şöyle buyuruyor:
"Ey iman edenler, sizin üzerinize oruç farz oldu. Nasıl ki sizden önceki ümmetlere de oruç farz olmuştu. Tâ ki, günahlardan sakınasınız." (Bakara Suresi, aşet; 183)
Sevgili Peygamberimiz de Oruçla ilgili şöyle buyuruyor ve çok sevdiği ümmetine büyük bir müjde veriyor:
"Bir kimse Ramazan ayının faziletine inanarak ve ecrini umarak oruç tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Riyazü’s-Salihin, cilt; 2, sayfa;189)
Teravih; Ramazan ayında yatsı namazından sonra kılınan nafile namaza verilen isimdir. Teravih namazı 20 rekat olup, erkek ve kadınlar için sünnet-i müekkededir. Teravih namazının cemaatle kılınması sünnettir. Cemaatle kılınan teravih namazının sevabı, yalnız kılınan teravih namazından daha çok olur. O sebeple cemaat tercih edilmeli ve camiye gidilmeli. Camilerde kadınların teravih namazlarını rahatça kılabilmeleri için tedbir alınmalı ve düzenleme yapılmalı. Namaz kılınacak yer, kadınların ruh inceliğine uygun olmalı ve temizliğine dikkat edilmeli.
Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor:
“Bir kimse Ramazan-ı Şerifin gecelerinde, ibadetin sevabına inanarak Allah rızası için teravih namazını kılarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Riyazü’s-Salihin, cilt;2, sayfa;163)
"İftar; dinî bir kavram olarak iftar, orucu açmak, oruçluya orucunu açtırmak, başlanmış orucu bozmak veya hiç oruç tutmamak anlamlarına gelmektedir. Esas itibariyle iftar, oruçlu bir kimsenin vakti gelince usulüne uygun biçimde orucunu açması demektir. Herhangi meşru bir mazeret bulunmaksızın iftar vaktinden önce orucun bozulması helâl değildir." (Dini Kavramlar Sozlüğü, Diy. İşl. Bşk. ğı Yayınları, Dr. İsmail Karagöz, sayfa; 237, 2005, Ankara)
Sevgili Peygamberimizin bu konu ile ilgili iki hadîs-i şerifi aşağıya alınmıştır:
"Allah-ü Azze ve Celle buyurdu ki; kullarımdan bana en sevgili olan, iftarı tacil edendir." (Riyazü’s-Salihih, cilt; 2, sayfa, 498)
"Sizden biriniz iftar ederken hurma ile, eğer hurma bulunmazsa su ile iftar etsin. Zira su temizdir," buyurdu. (Riyazü’s-Salihin, cilt; 2, sayfa; 500)
Sahur; oruç tutan kişilerin imsak vaktinden önce yedikleri yemeğe sahur, vakte de sahur vakti denir. İlâhî rahmetle aydınlanan gecenin en güzel zamanı. ortalık yavaş yavaş aydınlanırken oruca niyet eden gönüllerin ferahladığı ve bakışların parladığı an. Sahur, insana oruca dayanma gücü verdiğinden sahura kalkmak müstehaptır. İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek sünnettir. Ayrıca sahur vakti, duaların mutlaka kabul olduğu vakitlerden biridir. Bu fırsatı değerlendirmek ve bu şansı da iyi kullanmak gerekir.
Bu konuda çok güzel açıklamaları bulunan Allah'ın Resulü bir hadîs-i şerifinde şöyle buyuruyor:
"Sahur yemeği yiyin, çünkü sahurda bereket vardır." (Riyazü’s-Salihin, cilt; sayfa; 495)
"Bizim oruçlarımızla, ehl-i kitabın oruçları arasındaki fark; sahura kalkmaktır." (Riyazü’s-Salihin, cilt; 2, sayfa; 496)
On bir ayın sultanı ve gönüllerin fâtihi Ramazan ayında Allah'ın rızasını kazanmak için oruç tutarken şu genel kaidelere de dikkat etmek ve unutmamak lazım. İşte onlardan iki örnek: Sevgili Peygamberimizin mübârek sözlerinden iki harika kelâm:
"Oruçlu bir kimse yalan ve yalancılıkla iş yapmayı terk etmezse, yemeyi içmeyi bırakıp ( boşuna ) aç durmasın. Allah nezdinde hiçbir kıymeti yoktur." (Riyazü’s-Salihin, cilt; 2, sayfa¸501)
"Sizden biriniz oruçlu bulunduğu gün çirkin söz söylemesin ve kimse ile çekişmesin. Şayet birisi kendisine söver ve çatarsa ( Ben oruçluyum ) desin." (Riyazü’s-Salihin< cilt;2, sayfa; 502)
Allah böyle oruç tutmayı ve Ramazan-ı Şerifi Peygamber Efendimizin sünnetine uygun yaşamayı ve geçirmeyi cümlemize nasip etsin.
Örnek Ramazana, örnek insan gerekir. Güzel ahlâk sahibi seçkin insanlar, Ramazan ayına daha çok yakışırlar.