Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın Ardından

.
Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın vefatı ile İslam Dünyası büyük bir siyasetçisini, büyük bir devlet adamını, büyük bir ilim adamını kaybetti.
Necmettin Erbakan hayat maratonunu hep yüz metre koşarcasına çok hızlı bir adımlarla koştu. Hiç yorulmadı hiç “Uf” da demedi. Hep birincilik için koştu. İlkokulda birinci oldu, orta ve lise yıllarını da birincilikle bitirdi. Üniversite yıllarında öğrenci arkadaşlarını hep geride bırakarak "İpi" birincilikle bitirdi. Almanya’da bulunduğu sırada da bu alışkanlığını hiç kaybetmedi hedefini hep ufukların ötesinde gördü ve görmeye de çalıştı. Yorulmamak için koştu, dinlenmek için yürümedi daha hızlı bir şekilde koştu. Koşarken dinlendi, dinlenirken koştu.
Necmettin Erbakan, profösörlük ünvanını gökten paraşütle inip bu ünvanı almadı. Çalıştı çalıştı ve bileğinin hakkı ile bu ünvana kavuştu çok iyi bir akademisyendi.
Necmettin Erbakan Almanya’da bulunduğu sırada dizel motorları için yeni bir görüş açısı yeni bir bakış açısı yenilik getirdi ve dizel motorları üzerinde bir çağ açtı. İlk adımı bu konuda Necmettin Erbakan attı. Necmettin Erbakan, üniversite de ve akademik hayatında "Makina" motor eğitimi ve öğretimi aldı. Fakat o bir pedegok, o bir psikolok, o bir sosyoloktu. Olayları bu açıdan da analiz ve sentez yapmakta büyük bir usta insandı. Kitlelere yaptığı konuşmalarıyla onları peşinden sürükleyecek bir hatipti. Çok güzel konuşur karşısında bulunanları ikna etme yeteneği de çok büyüktü. Çok iyi bir hatipti. Yaptığı konuşmalarında dinleyenlerin aklında kalacak hiciv ve espirileri yerinde ve zamanında yaparak herkesin beynine adeta bir sarrafın işlediği altın gibi işlerdi.
Dünya görüşü ise benzemezdi kimselere, tavrı başka uslubu bir başkaydı Necmettin Erbakan'ın İslam Alemi’nin yükselmesi onun en ideal düşüncesi en ideal görüşlerinin başında gelirdi. Bu konudaki girişimleri emperyalist güçler tarafından engellenmek istese de o bildiği inandığı davası uğruna ölmeyi bile göze alacak kadar inanırdı davasına. Dönmek yok ölmek var dercesine dalgalanmadan durulmaz diye bir söz var, işte Necmettin Erbakan da dalgalanan denizlerin durulmasını bekler yapacağı hamlelerin hesabını kitabını ona göre yapar ona göre hareket noktasını belirlerdi.
Necmettin Erbakan Konya'dan bağımsız milletvekili adayı olduktan sonra daha yakından tanıma fırsatım oldu. Necmettin Erbakan Konya’yı karış karış dolaştı köy köy gezdi kasaba kasaba ilçe ilçe gezerek davasını anlattı. Hatta akşamları da gelir şehir merkezinde Mevlana Caddesi üzerindeki bir salonda sabahlara kadar dinleyenlere anlatır anlatırdı. Onu görmek için akşamları yakın ilçelerden kasabalardan ve köylerden de akın akın insanlar gelir dinlerdi. Dinleyenlerin anlıyacağı şekilde konuşur onları ikna ederdi.
Necmettin Erbakan bir tasavvuf eri idi. Tavavvufa inanır ve bir inandığı kişisi de vardı.
Konyamızın sevilen iki hocası Fahri Kulu ile Hacıveyiszade Mustafa Kurucu Hocaefendiler bir gün birlikte bir yerden bir yere gidiyorlarmış, Hacıveyiszade Mustafa Hoca bir gence nasihat etmeye başlamış ve uzun bir dua vehimmette bulunurken Fahri Kulu Hocaefendi dayanamamış ve "Mustafa Efendi çok uzun dua edeceğine adam gibi adam ol” de demiş ben Necmettin Erbakan için "adam gibi adamdı" demeyi kendimde ar saydığım için Fahri Kulu Efendi Hoca’nın bu sözünü dile getirmek istedim. Necmettin Erbakan Hocaefendi “Adam gibi adam”dı.
Cenab-ı Allah’tan rahmet diler Türk Milletinin başı sağolsun derim.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri