BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ve BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın çekilmeye ilişkin ayrıntıları yazdığı mektubunu, Kandil ve Brüksel’e götürdü.
Çözüm süreci kapsamında PKK silah bırakacak ama bir şartı var. 1 Mayıs’a kadar çekilmeyle ilgili son hazırlıkların bitirilmesini isteyen Abdullah Öcalan’ın, TBMM’de komisyonun kurulması, süreci yönetmek için koşulların iyileştirilmesi taleplerinin gerçekleşmesi halinde silah bırakmak için harekete geçilmesini istediği iddia edildi.
HÜKÜMETİN ‘TERÖR’ VE ‘TERÖR ÖRGÜTÜ’ SÖZLERİ RAHATSIZ EDİYOR
Milliyet'te çıkan habere göre, Kürt sorunun çözümüne yönelik hareketlerini sürdüren Hükümetin sorundan söz ederken hala “terör”, örgütten de “terör örgütü” diye söz etmeye devam etmesi, Kandil’deki yönetimi rahatsız etti. İmralı ile yapılan görüşmede örgütün bu rahatsızlığı BDP aracılığıyla Öcalan'a aktarıldı.
Teknik konu ve talimatları içeren mektupta, "Yol ve yöntemler size ait" denilerek bu konudaki İnisiyatif Kandil'e bırakıldı. Başbakan Erdoğan'ın "silahlarını bırakıp gitsinler" sözü örgüt yönetiminde ciddi anlamda tartışılıyor. Örgüt üzerinde önemli ağırlığı olan KCK Yürütme Konseyi Üyesi Cemil Bayık, "Silahsız çekilme" ye yönelik, "Gerilla yasal güvenceyi görmeden bir tek adım dahi atmayacaktır" açıklamasını yaptı.
MEHMET ÖCALANDAN DA YORUM GELDİ
Terörist başı Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan çözüm süreci ile ilgili dün yaptığı açıklamalarda, sorun çözülürken Türkleri kızdırmamak gerektiğini ifade etti.
Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesindeki Ömerli Köyü’nde bölücü başı Abdullah Öcalan’ın doğum günü kutlamasına ev sahipliği yapan kardeşi Mehmet Öcalan çözüm süreci ile ilgili açıklamalarda bulunarak, sürecin şu anda iyi ilerlediğini ifade ederek “Ancak sorun Türkleri kızdırmadan çözülmeli” dedi.
AK Parti hükümetine de çağrı yapan Mehmet Öcalan, CHP’ye daha uzlaşmacı yaklaşılmasını ve ana muhalefetin mutlaka sürece katılmasını istemiş ve açıklamalarına şöyle devam etti:
“Hükümetin de görevi zor. Karşısında iki muhalefet partisi var. CHP’nin şu andaki çizgisi de net değil ama hükümet umarım normal bir tavır sergilerse, CHP de yumuşayabilir. Hükümet CHP’ye daha uzlaşmacı bir şekilde yaklaşmalı. Bu yapılırsa CHP sürece daha fazla katkı sağlayabilir. Süreç şu an için iyi gidiyor. Ancak sürecin yarın ne olacağı da belli değil. Çok provokasyonlar olabilir. Bu noktada sorunun ismini doğru koymak gerekir. Sorun ‘Güneydoğu Sorunu’ değil ‘Kürt Sorunu’ olarak kabul edilmeli. 90 yıldır inkar edilen bir sorun. Bu sorunun çözümü konusunda da Öcalan sonuna kadar katkı koyacaktır. Ancak sorunu çözerken Türkleri de kızdırmamak gerekir”.
HALK ÖCALAN’IN ARKASINDA
"Abdullah Öcalan samimidir. Türkiye’deki yapıyı biliyor, Kürtlerin yapısını da onun kadar çözen yoktur. Öcalan bu sorunu çözemezse kimse çözemez. Öcalan gücünü halktan alıyor. Halk arkasında. Halkın Öcalan’ın arkasında olması sorunun demokratik yollarla çözümü için önemli. Hak verilmeden çözülmek istenirse de, sorun kangrene döner. Bu insanları iyi tanıyorum. Elbette herkeste biraz endişe var ancak Öcalan’ın arkasındalar.”