PEYGAMBERİMİZİN MÜBÂREK İSMİ ŞERİFLERİ

Nurten Selma Çevikoğlu

Sevgili okurlar Âlemlere Rahmet olarak gönderilen Peygamber aleyhissalâtu vesselâm’ın doğduğu Rebiül-evvel ayında, yazılarımız O Güzel Neb’iyle buluşsun istiyoruz müsâdenizle. Bugünkü yazımızda şimdiye kadar hiç değinmediğimiz bir konuya değinmek arzusundayız. Mevla inâyet eyleye… Haydi başlayalım. Vira Bismillah.

Efendim kişilere verilen isimler önemlidir. Hatta bizim kültürümüzde yeni doğan bir çocuğa güzel bir isim konması istenir ve akabinde; ‘ismiyle müsemma olsun inşaALLAH’ diye de, dua edilir. Yâni ismi gibi olsun, ismiyle aynîleşsin gibi temennilerde bulunulur. Ne hoş temennilerdir bunlar! Dua yerine geçer, besbelli. O yüzden tunç, kaya, çimen, doğa, aslan, kiraz gibi isimler yerine, kişinin rûhuna güzellikler yükleyecek isimler konması tercihen daha muvafıktır kanaatindeyiz. Tabi bu bir seçim ve görüş meselesidir.

‘Kişinin ismini tanımak, zâtını tanımak demektir. Özellikle kutlu kılınmış ve seçkin bir insanın adını, aynı adı taşıyan diğer insanlara da geçebilen bir rahmet kaplar.’ Deniyor. (Annemarie Schimmel Çev: Prof. İbrahim Sarıçam, Hz. Muhammed, 2016, Ankara, s.59) Şeyh Gâlip de şiirinde; ‘Sen Ahmed-i, Mahmud-u, Muhammed-sin Efendim. Hak’dan bize Sultân-ı Müeyyed’sin Efendim.’ Diyerek O’nun en çok bilinen kutlu isimlerinden bahseder.

Nasıl ki Cenâbı Hakk’ın bilinen 99 bilinmeyen üç bini aşkın İsmi-Celil, Esmâül Hüsnâları varsa aynen Âlemlerin Efendisi Peygamber aleyhissalâtu vesselâm’ın da, kendine atfedilen gerek Kur’ân-u Amûmüşşan’da gerek hadisi şeriflerde ve dahi halk arasında O’ndaki mevcut muhteşem özellik ve güzellikleri yansıtan isimler söylenegelmiştir. ‘Allah Rasûlüne anne/dedesinin verdiği isimler dışındakiler, Kur’an’da bir sıfat ve özellik olarak geçen ve hadiste belirtilen isimlerdir. Efendimiz vasıf, karakter ve davranış olarak en mükemmel şahsiyet olduğundan ve İslâmiyet’i yayma, anlatma görevini yerine getirirken farklı özellikler taşıdığından pek çok isim almıştır. Bu yüzden Allah Rasûlü’nün şu kadar ismi var demek mümkün olmaz. Çünkü bilinen ve kullanılan bâzı isimlerin yanı sıra, özelliklerini yansıtan birçok isim almıştır.’ (Mehmet Nezir Gül, Tüm Zamanların Efendisi -100 Soruda Hz. Muhammed-, 2006, Ankara, s.38)

Bu isimler içerisinde en meşhur olan; ‘fazilet ve iyilikleriyle övülmüş’ anlamında kullanılan, ‘Muhammed’ ismi vardır. Yüce Kur’an’da bizzat geçer. (Âli İmran, 144/ Ahzab, 40/ Muhammed, 29) ‘Bu isim, Efendimiz aleyhisselâm’ın ileride mazhar olacağı övgüleri içermektedir ve bu isim, zamânın başlangıcından beri mevcuttu ve cennette dahi duyulabilecektir.’ (Annemarie Schimmel, a.g.e, s.60) Peygamber aleyhisselâm’ın diğer bir ismi, Kur’an’da geçen (Saff, 6) ‘Ahmed’ ismidir, ‘Allah Teâlâ’yı bütün sıfat ve kudretiyle herkesten çok öven kişi’ anlamındadır. Yine; ‘Övülmüş, övülmeye lâyık’ demek olan ‘Mahmud’ isminin yanı sıra, ‘Allah Teâlâ’nın insanlar içinden seçtiği en mükemmel varlık’ anlamında olan ‘Mustafa’ ismi mevcuttur. Bilhassa geçmişten bu yana âdeta kalbimize kazılmış bu isimlerin yanında halk arasında O’nu çağrıştıran birçok ismi vardır.

Mesela; “Delâilü’l-Hayrat” isimli özel salavatı şeriflerin toplandığı pek kıymetli eserde bahsedildiği üzere ‘Ümmetin Şefaatçisi’, ‘Gönüller Sultânı’, ‘Darlığı Gideren Zât’, ‘Zulmeti Aydınlatan Zât’, ‘Nimeti Ulaştıran Zât’, Rahmeti Getiren Zât’, ‘Kevser Şarabının Sâhibi’, ‘Nübüvvet Mührünün Sâhibi’, Cennetteki En Yüce Makâmın Sâhibi’, ‘Bulutun Kendisini Gölgelediği Zât’, ‘En Faziletli’, ‘Kıyâmet Günü Şefaati Talep Edilen’, ‘Tevâzu Sâhibi Zât’, ‘Kerem ve Cömertlikle Donatılan’, Miraçta Yedi Kat Semâyı Yarıp Geçen Zât’, ‘Nice Mûcizelerin Sâhibi Eşsiz Rasul’, ‘İnsanları Cennetle Sevindiren, Cehennemle Korkutan Zât’, ‘Kendisinden ayrıldığı İçin Hurma Kütüğünün Ağladığı Zât’, ‘Miraçta Başına Giydirilen Nurdan Tacın Sâhibi’, ‘Livâü’l-Hamd Sancağının Sâhibi’, ‘Düşmanların Kalbine Korku Salan Zât’ gibi pek çok isimler zikredilir.

Bunların yanında Arap kültüründe insanlar, babalarına ya da çocuklarına nispet edilerek çağrılan künyeleri vardır. Meselâ, Peygamberimiz vefat eden oğlu Kasım’ın babası anlamında ‘Ebü’l-Kâsım’ olarak adlandırılır. Yine kabilesinin ismiyle de anılır. ‘Hâşimiye’ veya ‘Kureyşî’ yâni Peygamber aleyhisselâm’ın Kureyş kabilesinin Haşimiye koluna mensup olduğundan böyle anılırdı. Büyükbabası AbdulMuttalib’e nispetle de anılırdı. O devirde doğduğu şehre nispet edilerek de insanlar anılırdı. Meselâ; ‘Mekkevî, Medenî’ yâhut ‘Arabî’ gibi.

Ne mutlu bize ki hiçbir bedel ödemeden böylesi güzel isimlere ve ahlâkâ sâhip bir peygambere ümmet olmuşuz. Rabb’im idrak ettirsin inşaALLAH.

 

Nurten Selma ÇEVİKOĞLU

İSTİFÂDE EDİLEN KAYNAKLAR:

  1. Annemarie Schimmel Çev: Prof. İbrahim Sarıçam, Hz. Muhammed, 2016, Ankara

  2. Mehmet Nezir Gül, Tüm Zamanların Efendisi -100 Soruda Hz. Muhammed-, 2006, Ankara

  3. Deâilü’l-Hayrat (Salâvâtı Şerifeler, Süleyman el-Cezûli –ks-)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.