Peygamber Bizim Neyimiz Olur?

Süleyman Küçük

Kutlu Doğum Haftası’nda bu nasıl bir soru diyenler olabilir.

İlkokul seviyesindeki bir çocuğun rahatlıkla cevaplayabileceği bir soru diyenler olabilir.

Ömründe hiç Cuma hutbesi veya vaaz dinlememiş olan insanlar bile bu sorunun cevabını bilebilir diyenler bile olabilir.

Bütün bunlar normal şartlarda bir Müslümanın sormayacağı/soramayacağı ve yine normal şartlarda her Müslümanın hemen cevaplayabileceği sorulardır.

Ama ne hikmetse bizim yeni nesil internet Müslümanlarının çok sık gündeme getirmeye çalıştıkları ve belki de her defasında farklı cevap vermek için yarıştıkları garip ve yanlış bir sorudur bu.

PEYGAMBER BENİM NEYİM OLUR VE PEYGAMBER BİZİM NEYİMİZ OLUR?

Kendilerine Kur’an Müslümanı adı veren bu hatalı yolun yolcuları ne yazık ki sorularının cevabını garip ve adı zaman zaman meal, tercüme, tefsir, tevil ve tezekkür olarak tespit ettikleri düşünceleriyle yine kendileri vermeye çalışmaktadırlar.

Soruları kadar garip ve hatalı olan cevapları “Peygamber benim/bizim arkadaşımız olur.” şeklindedir.

Sorularındakinden daha fahiş hatayı ve vahameti içeren cevaplarındaki yanlışlığı düşünebiliyor musunuz?

Rasûlullah (sav)in ümmeti olmayı kabullenemeyenlerin yanlışlarını.

Âlemlere rahmet Hz. Muhammed (sav)in Ashab-ı Kiramına (ra) “Sizler benim ashabımsınız, kardeşlerimiz ise henüz gelmemiş olanlardır.” buyurduğu hadisinde ifade ettiği şekliyle bildirilen Allah (cc)ın Rasûlünün (sav) kardeşliğini kabul edememiş olanların fahiş hatalarını.

Daha önemlisi Peygamberimizin eliyle yetiştirilmiş Saadet Asrının inşasında her birisinin çok önemli görevler yaptığı Ashab-ı Kiramın (ra) yerine geçmek gibi bir arzu ifade eden gafletlerini.

Dahasını söylemek gerçekten zait olur.

1400 yıldır haricilerden başlamak üzere mutezile ile devam ederek her türlü sapık düşünceyi içinde barındıran rafızî düşüncenin bile ilerisine geçen bu hatalı düşünce sahiplerinin böyle devam ederlerse gidebilecekleri sonu tahmin etmek çok zor olmasa gerek.

Son zamanlarda İslam dünyasında farklı isimlendirmelerle farklı görünmek gibi başı ve sonunun nereye gideceği önceden belirlenemeyen bir tavırla, başta sahih Sünnet ile Hadisler olmak üzere İslâm ilim ve kültür geleneğinin tamamını red etmek gibi bir düşünce ortaya koyan bu yeni nesil harici/mu’tezilî düşünce sahipleri kendi iddialarının altında ezilmişlerdir.

Ta en başından beridir tarif ettikleri her kavramda selef-i Salihine (rha) ve cumhura muhalefeti sahih din anlayışının belki de en mümeyyiz vasfı sayan bu sapık atalar dininin takipçisi modernist eğilim mensuplarının düşüncelerinin temelinde daha çok uç ve/veya şaz fikirlere sahip çıkmak gibi marjinal davranış gözlenmektedir.

Fikirlerinin bütün farklı varyantlarına rağmen aslî bünyesi çok eskilere dayanan öze dönüş söylemi eskilerin tabiriyle kadim bir sapıklıktır ve esasen Müslümanları suçladıkları tahrif edilmiş atalar dininin gerçek takipçileri bunlardır.

Çünkü bu hatalı zihniyet tarih boyunca içinde yer alan bütün farklı düşünce ve tavırlarıyla Hz. Peygamber (sav)in övülmüş örnekliğinin sonraki nesillere aktarılışı olan sahih Sünnet ve Hadislerine son derece mesafeli durmuş hatta bütünüyle red etmiştir.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber (sav)in evrensel örnekliğini red eden bu düşünce sahiplerinin İslam Dinine verdiği zarar ne gariptir ki; İslam dışı düşünce sahiplerinin verdiği zarardan daha büyüktür.

Kutlu Doğum Haftası nedeniyle tekrar tekrar Müslümanların gündemine getirilmeye çalışılan Peygamberimiz (sav)in sahih sünnet ve hadisini onlar sayesinde öğrendiğimiz Sahabe (ra) başta olmak üzere Kur’an hitabının pratikte neye tekabül ettiğini Hz. Peygamber (sav)den bu güne kadar yaşayarak ve yaşatarak bize ulaştıran tüm selefimize (rha) sonsuz minnet ve şükran duygularımızı bir kez daha ifade ediyoruz.

Tüm hatalı davrananlara rağmen Peygamberimiz (sav) efendimizin sahih sünneti ve hadisleri kıyamet sabahına kadar Müslümanların ufkunu aydınlatmaya devam edecektir.

Kutlu Doğum Haftaları buna vesile olur İnşâallah.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.