Özgürlüklerin önündeki yasaklar kaldırılsın

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 102. hafta basın açıklamasını gerçekleştirdi.
Platformda yapılan açıklamada, başörtüsü yasağının sembolize ettiği zulümlerin, sona erdirilmesi ile başlamayan her açılımın, halk tarafından kabul görmeyeceği belirtildi.

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu, başörtüsüne özgürlük için başlattığı basın açıklamalarında 102. haftaya ulaştı. 102. haftada basın açıklamasını İnanç Özgürlükleri Platformu adına Yaşar Turgut yaptı. Yaşar Turgut, Ramazan içerisinde Kur-an'ın indirilmesiyle bu ayın bir arınma ve kötülüklerden uzaklaşma ayı kılındığını belirterek, indirilen Kur-an’ın, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkartmak için gönderildiğini söyledi. Kur-an’ın zulmün ve haksızlığın giderilip, adaletin ve barışın tesisi için gönderildiğini aktaran Turgut, Kur-an’ın dinin kendisi, hakların, özgürlüklerin, adaletin ve barışın kaynağı olduğunu aktardı. Barışa ve adalete yönelik tüm girişimler, barışın kaynağı İslam'dan kaynaklanmıyor ve onun referansıyla yapılmıyorsa akamete uğramak mecburiyetinde olduğuna işaret eden Turgut, “İnsanlığın barışına yönelik tüm çabaları destekliyor, fakat referansının da barışın kaynağı Kur-an olmasını ısrarla talep ediyoruz. Aksi takdirde hakkın sahibi olan Kur-an'a da zulmedilmiş olacaktır” diye konuştu. Direnişe başlayalı üçüncü Ramazan olduğunu anlatan Turgut, “Ramazan'la başlayan direnişimiz, orucun berraklığında devam etmekte. Öğrendiğimiz sabır ve açlığa karşı verdiğimiz sınav, toplumsal direnişimizin de öğretmeni oldu. Oruçtan öğrendiğimiz kararlılık ve direniş azmi, zulüm sona erinceye ve fitnenin yok olup tüm haklar sahiplerine iade edilinceye kadar, direnişimizin de iftarı olmayacaktır” dedi.

Ramazan kadar özel, oruç kadar berrak ve saf ilk kıble olan Mescid-i Aksa’nın, bundan kırk yıl önce Siyonistler tarafından kirletildiğini bildiren Turgut, “Siyonistlerin lanetli elleriyle Mescid-i Aksa yakılmıştı. Bugün bir adım daha ileri gidip, onu yıkmak istiyorlar. Gözlerden ve gönüllerden silmek istiyorlar. Müslümanları uyanık olmaya ve teyakkuzda bulunmaya davet ediyoruz. Tüm Müslümanları Ramazan bereketinden, Mescid-i Aksa'nın hürriyeti için bir yol bulmaya çağırıyoruz” diye konuştu. Türkiye’de gerçekleştirilen zulümlerin, sembolü haline gelen başörtüsü zulmünün de özgürlüklere açılan önemli bir kapı olduğuna değinen Turgut, bu kapının anlaşılmayan gerekçelerle sürekli kapalı tutulmasının özgürlükleri engellediğini ifade etti. Başörtüsü zulmünün sembolize ettiği zulümlerin, sona erdirilmesi ile başlamayan her açılımın, halk tarafından kabul görmeyeceğinin altını çizen Turgut, zulmün kaynağı kurutulmadan yapılan her çalışmanın geçici olacağını bildirdi. Türkiye’de ve dünyanın değişik yerlerinde yıllardır sürdürülen baskılara ve dayatmalara karşı, seyirci kalan Uluslararası Af Örgütü’nün, başörtüsü zulmüne karşı tepkisizliğini devam ettirmekte olduğunu açıklayan Turgut, Malezya'daki bir bayanın içki içmesinden dolayı cezalandırılması olayında kendini taraf ilan etmesinin ise çifte standart olduğunu söyledi. Açıklamanın ardından platform üyeleri, zulmün ve zalimin adının adalet kisvesiyle anılmadığı, hakkın hak, hakikatin hâkim olduğu, mücadelemizin izzet ve şerefinin sürekli olduğu bir dünyada yaşamak umudunu dile getirerek, 103. haftada aynı yer ve saatte buluşmak üzere ayrıldılar.

HASAN AYHAN

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri