Oruçta Örnek Olmak Yeterli

.
İslâm’ın temel esaslarından birisi olan Oruç,  akıllı, bülûğa ermiş kadın ve erkek her Müslümana farz kılınmıştır.  Farzıyyeti; kitap, sünnet ve icmâ ile sâbittir. Hasta, yaşlı ve yolcu olanlar oruç tutmayabilirler. Yerine her gün için fidye veriler veya oruç tutabilecek hale gelirlerse tutamadıkları oruçlarını kaza ederler.  Sebepsiz yere oruç tutmayanlar günahkâr, orucu inkâr edenler İslâm dininden çıkmış sayılırlar.
Bu kısa açıklama yoruma müsait olmayan ve değişikliği kabul etmeyen dinî bir hükümdür. Bu hüküm kabul edilir veya edilmez, uygulanır veya uygulanmaz netice hiç değişmez. Hiçbir zihniyet veya güç, bu dinî gerçeği değiştirme hakkına sahip değildir. Bu konuda ortaya çıkan aleyhteki hareketleri ve görüşleri cesaretlendirme ve cüretkâr nale getirme desteğinde bulunulamaz. İslâmî anlayışa ve kabule göre isteyen oruç tutar, istemeyen oruç tutmaz.  Oruç tutmayanlar oruç tutmaya, oruç tutanlar orucu bırakmaya hiçbir şekilde zorlanamazlar.  İnsanları inançlarına göre tasnife tâbi tutmak, derecelendirmek ve baskı altına almak İslâm tarihinde hiçbir devirde görülmemiştir.  Ortaçağda dindarlara veya bizim kilisemize gelmiyorsunuz suçlamasıyla insanlara zulme varan baskı da ortaçağ karanlığıyla kaybolup gitmiştir.
Bugün Avrupa ülkelerinde yaşayan Müslümanlar, korkusuzca oruçlarını tutabilmekte, toplu halde namazlarını kılabilmekte, camiyi dini eğitim ve öğrenim için kullanabilmektedirler. Hattâ kubbeli, minareli camiler inşa edebilmektedirler. Dindar insanlar oldukları için çevrelerinden destek saygı görmektedirler. Görevli olduğum günlerde bir Ramazan 15 gün Almanya’da kalmıştım. 15 gün içerisinde o bölgenin sorumlusu arkadaşımla (T.C. Düseldorf Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi Emrullah Aksarı) en az 4o camiyi namaz vakitlerinde olmak kaydıyla ziyaret ettik ve cemaatle sohbet ettik. Kendilerine zorluk gösterildiğine veya baskı yapıldığına dair hiçbir vatandaşımızdan ufacık bir şikâyet dinlemedik. Cami cemaatinden neye rahatsız olsunlar ki örnek, temiz ve yararlı insanlar.
Yine Almanya’dan bir örnek göstereceğim:
Yine bir Ramazan ayında görevli olarak Almanya’da bulunmuştum. Gurbetçi vatandaşlarımızın kurdukları derneğe ait bir camide Teravih Namazı dahil beş vakit namazımızı kılıyorduk.  Teravih namazı ve beş vakit namaz için bir yer sıkıntımız yoktu. Yalnız Bayram Namazı için yer sıkıntısı olacağa benziyordu. Camimize yakın binalardan birisi okul idi. Bayrama yakın dernek başkanıyla birlikte okul müdürünü ziyaret ettik. Kısa bir sohbetten sonra sanki niyetimizi sezmişçesine :”Bayram namazını nerede kılacaksınız, sizin cami  Bayram Namazında cemaati almayabilir.  Bizim okulun salonunu Bayram Namazı için kullanabilirsiniz.” dedi. Biz de kendisine teşekkür ederek oradan ayrıldık ve Bayram Namazını o salonda rahatça kıldık.
Bugün Avrupa ülkelerinde kubbeli ve minareli camiler inşa ediliyor. Ve Müslümanlar ibâdetlerini rahat şartlarda eda edebiliyorlar.  Hiç kimse artık oruç tuttuğu için kınanmıyor. Bilakis oruç tutanlar, takdir ediliyor ve saygı görüyorlar.
Durum böyle olmakla beraber bazı yanlış davranışlar ve yaklaşımlar da oluyor.  Oruca değil de oruç tutanın haline bakarak yanlış değerlendirmeler yapılıyor.  Teravih namazı kılmayan veya kılamayan bir kimseyi (Teravih namazı kılmayacaktın da neye oruç tutuyorsun) gibi suçlamalar oluyor. Oruçla diğer işleri ve meslekleri birbirine karıştırmamak lazım. O kimse oruç tutmaya devam ederse  bir gün olur oruca yakışmayan diğer hallerini de terk eder. Önemli olan oruç tutan kimselerin oruç tutmayanlara veya diğer insanlara yerli yersiz müdahale etmek ve ikazda bulunmak yerine her halleriyle örnek olmalarıdır.
Sevgili Peygamberimiz hadîs-i şeriflerinde bu örnekliği şöyle belirliyorlar: “Oruçlu bir kimse yalan ve yalancılıkla iş yapmayı terk etmezse yemeyi içmeyi bırakıp boşuna aç ve susuz beklemesin.  Allah katında hiçbir kıymeti yoktur.”
Yine Allan’ın Resulü Efendimiz buyuruyor: 
 “Oruç, bir kalkandır. (Oruçluyu beşeri ihtiyaçlardan hıfzeder.)  Oruçlu bir kimse, kötü söz söylemesin.  Oruçlu, kendisiyle ilişmek ve dalaşmak isteyene iki defa (Ben oruçluyum) desin.”
Allah’ın rızasını ve insanların gönlünü kazanmak için ibâdet etmeliyiz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri