Oruç deyince hep çocukluğum aklıma gelir. 6–7 yaşlarında tuttuğumuz tekne orucu, öğlene kadar tutup sattığımız oruçlar, 8–9 yaşlarına geldiğimizde sahura kalkıp davulcu sesiyle uyanmak ve iftar sofrasını sabırsızlıkla beklememiz, Orucun ilk günü daha sona Kadir Gecesi’ni oruçla karşılamak ve arife günü oruç tutmak, daha sonra orucumuzu pazarlıklarla Hacı dedemize sattığımız çocukluğumuzdaki, oruçlarımız. O günler ey çocukluk! Ey diyeceğim gelir içimden. Orucu sattığımız dedem şimdi toprak altında biz yine orucumuzu sağlığımız ve sıhhatimiz devam ettiği sürece, çok şükür tutmaktayız.
Oruç çocuğa neler kazandırır şöyle bir geri hayatıma dönünce ve etrafımdaki çocuklara baktığımda neler gözlediğimizi size şu kısa yazımla aktarıyım. Çocuk açlık ve susuzlukla yüzleşecek açlık ve susuzluk dürtüsüne karşı istek ve arzularına karşı gösterdiği direnci sayesinde sabır etmesini ve büyüyünce karşılaşacağı güçlüklere karşı kişisel deneyim kazanmış olup güçlüklerle baş etmesini öğrenecek. Bunun yanında oruçla Allah’a ibadet etmekle yaratıcıya yaklaşma duygusunu yaşayacak.
Yaratıcıcının, yarattığının oruçla ona yaklaştığı için, çocuk yaratıcıya karşı ibadet etmenin ona verdiği mutluluk ile ruhu aydınlanacak. Çocuk eser ve müessir ilişkisi içinde yaratıcının, oruç tutan çocuğu sevdiğini ve kendisinin mükâfatlandırılacağına inancı içinde, yaratanın sevgisine sahip olan bir çocuk kendi iç dünyasında huzura kavuşacaktır. İçinde kaygıları varsa bu kaygıları gidecektir. İç dünyasında bir huzur ve rahatlık yanında kendinin bir değer olduğunu ve bu değer sayesinde yaratanına güvenerek, kendini güven içinde bulacak, kendine özgüveni tam olan biri olacaktır.
Dünyalık telaş sayesinde ailelerin yemek saatlerinde bazı bireylerinin sofrada olmaması gibi durumlarda ortadan kalkacak. Ramazan ayı ile birlikte aileler birlikte sofrada olacaklar. Ev ve aile yuvası ortamı daha sıcak ve neşe içinde olacaktır. Çocuklar oruç tutarak kendilerinin büyüdüğünü düşünecek, aynı zamanda yemek seçme alışkanlığı olan çocuklar, yemek seçme alışkanlıklarından bir nebze de olsa vazgeçeceklerdir. Belki de bu yemek seçmeme alışkanlığı seçmeme biçiminde tamamen pekişecektir.
Daha sonra yemek seçme alışkanlığını terk edeceklerdir. Verilen nimetin ne kadar önemli olduğunu öğrenecek. Açlığın ve susuzluğun ne demek olduğunu yaşayarak öğrenecekler. Bu sebeple çocuk önceden israf ettiği yiyecek ve içeceklerin ne kadar önemli olduğunu öğrenip, israftan kaçınacaktır. Ve gözlemleme yoluyla değil de Afrika da ki çocukların, fakir insanların ve aç kalan birinin neler çektiğini düşünerek değil de yaşayarak öğrenip yardımlaşma duygusu gelişecektir. Sosyal yardımlaşmayı öğrenecek teravi namazları ve bayramlaşmayla insanlarla anlaşa bilme yeteneği gelişecek. Dünyanın insanlarla güzel olduğunu öğrenecektir. İleriki hayatında bir yardımlaşma kurumunda beklide gönüllü olarak görev üstlenecektir.
Oruç çocuğa neler kazandırır şöyle bir geri hayatıma dönünce ve etrafımdaki çocuklara baktığımda neler gözlediğimizi size şu kısa yazımla aktarıyım. Çocuk açlık ve susuzlukla yüzleşecek açlık ve susuzluk dürtüsüne karşı istek ve arzularına karşı gösterdiği direnci sayesinde sabır etmesini ve büyüyünce karşılaşacağı güçlüklere karşı kişisel deneyim kazanmış olup güçlüklerle baş etmesini öğrenecek. Bunun yanında oruçla Allah’a ibadet etmekle yaratıcıya yaklaşma duygusunu yaşayacak.
Yaratıcıcının, yarattığının oruçla ona yaklaştığı için, çocuk yaratıcıya karşı ibadet etmenin ona verdiği mutluluk ile ruhu aydınlanacak. Çocuk eser ve müessir ilişkisi içinde yaratıcının, oruç tutan çocuğu sevdiğini ve kendisinin mükâfatlandırılacağına inancı içinde, yaratanın sevgisine sahip olan bir çocuk kendi iç dünyasında huzura kavuşacaktır. İçinde kaygıları varsa bu kaygıları gidecektir. İç dünyasında bir huzur ve rahatlık yanında kendinin bir değer olduğunu ve bu değer sayesinde yaratanına güvenerek, kendini güven içinde bulacak, kendine özgüveni tam olan biri olacaktır.
Dünyalık telaş sayesinde ailelerin yemek saatlerinde bazı bireylerinin sofrada olmaması gibi durumlarda ortadan kalkacak. Ramazan ayı ile birlikte aileler birlikte sofrada olacaklar. Ev ve aile yuvası ortamı daha sıcak ve neşe içinde olacaktır. Çocuklar oruç tutarak kendilerinin büyüdüğünü düşünecek, aynı zamanda yemek seçme alışkanlığı olan çocuklar, yemek seçme alışkanlıklarından bir nebze de olsa vazgeçeceklerdir. Belki de bu yemek seçmeme alışkanlığı seçmeme biçiminde tamamen pekişecektir.
Daha sonra yemek seçme alışkanlığını terk edeceklerdir. Verilen nimetin ne kadar önemli olduğunu öğrenecek. Açlığın ve susuzluğun ne demek olduğunu yaşayarak öğrenecekler. Bu sebeple çocuk önceden israf ettiği yiyecek ve içeceklerin ne kadar önemli olduğunu öğrenip, israftan kaçınacaktır. Ve gözlemleme yoluyla değil de Afrika da ki çocukların, fakir insanların ve aç kalan birinin neler çektiğini düşünerek değil de yaşayarak öğrenip yardımlaşma duygusu gelişecektir. Sosyal yardımlaşmayı öğrenecek teravi namazları ve bayramlaşmayla insanlarla anlaşa bilme yeteneği gelişecek. Dünyanın insanlarla güzel olduğunu öğrenecektir. İleriki hayatında bir yardımlaşma kurumunda beklide gönüllü olarak görev üstlenecektir.