Örneklilik Şuuru

.

Evlilik… İki farklı dünyanın sentezlenip tek bir dünyada ortak değerler eşliğinde varlığını sürdürmesidir. Evlilik güvendelik ve neslin devamı için yegane gerekliliktir. Allah Rasulü'nün bir sünnetidir. Eğer yalnız dünyevi ihtiyaç sebebiyle gerçekleştirilecek bir akit olsa idi evlilik belki buna en az ihtiyaç duyacak olanlardan biri Rasulullah (s.a.v) olurdu: Gereksinimleri son derece az da olsa insanların evlenmeye, her an yanında ve arkasında olup onu sahipleneceğini bildiği ve güvendiği güveneceği bir şahsa ihtiyaçları vardır.
Evlilik ne kadar gerekli ise boşanmak da o derece gereksizdir. Evlilik ne kadar mutluluk ve güven getiriyorsa boşanmak da o kadar mutsuzluk ve hüsran getirir.
“Allah’ın (c.c) en sevmediği helal boşanmaktır.” (Hadis-i şerif) Allah Rasulü boşanmanın ne derece yanlış bir fiil olduğunu bu hadis-i şerifiyle gözler önüne sermiştir ancak günümüzde evlilik adeta bir evcilik oyununa dönüştürülmüş, formalita icabı evlikler formalite gereği boşanmalar yaşanır hale gelmiştir. Evlilik bilincini çiftlerin daha evlenmeden idrak etmeleri sağlanmalıdır. Burada en büyük görev ebeveynlere düşmekte.
Gençlerin evlendiklerini ve artık hayata iki kişi olarak bakmaları gerektiğini anlamaları şöyle dursun anne babalar çoğu zaman evlatlarının evlendiğini anlamakta güçlük çekince ebeveynler de üzerlerine düşen görevi yerine getirememekte tabiri caizse destek yerine köstek olmaktalar.
 Halbuki genç kız evlendiğinde artık kendisi için en değerli zatın eşi olduğunu, Rasulullah (s.a.v)'in bir hadisinde belirttiği üzere eşi için ise en değerli zatın annesi olduğunu bilmesi ve bu bilgi dahilinde hareket etmesi, anne babanın ise evlatlarının mutluluğu için yine evlatları yaşında olan gelinlerine karşı muhabbet ve merhamet hislerini taşımaları ilişkileri çekilmez hale gelmekten kurtaracaktır.
Evli bir müslüman kadın artık sadece kendini düşünmekten müstağni olmalı en önemlisi ben kavramını lügatından çıkarmalıdır. Evli-müslüman bir kadın için artık ben yoktur, biz vardır. Hani Mevlana Celaleddin Rumi diyor ya:
“Ne sen sensin ne ben benim, Hem sen bensin hem ben senim.” Sadece eşle olan ilişkisinde değil bütün ilişkilerinde kişi benlikten uzak bir tutum içerisinde olduğu sürece varlığını hoş bir seda olarak devam ettirebilecektir.
Hal böyle ikenne kendi mutluluklarını ne de çevrelerini düşünebilecek kapasiteye sahip Muhammedi izandan yoksun olarak yetişen nesil yine ancak adı Kur'an ve Sünnet olan o sımsıkı iki ipe tutunduklarında pozitif bir hayata sahip olacaktır ve bu yine biraz öğretmenin, biraz imamın, biraz hocanın, biraz tv programlarının yardımıyla olacak olsa da en çok anne babanın örnekliğiyle gerçekleşecektir. Rabbimiz bu şuurla şuurlanmayı bütün anne ve babalara nasip eylesin…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri