Onur savaşı galip geldi!

.
Böyle anlarda boğazına bir şeyler düğümlenir. Konuşmak istemezsin, her şey üzerine üzerine gelir. Bir sezon boyunca takip ettiğin, sezona Play-Off hedefiyle başlayan bir takımın ikili avarajla lige veda etmesini kelimelerle anlatamazsın.
Yine de lige veda edilişe değineceksek şunları söylemek geliyor içimden:
Aliağa’nın ve Kepez’in kazanması, Üniversite’nin yenilmesi bir basketbol dersi olarak uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek.
Şehrin şaşı gözle baktığı, ancak üniversite öğrencilerinin gözbebeği olan basketbol takımı, ister şanssızlık deyin, ister disiplinsizlik kendisine 3 haftada 1 galibiyet yetebilecekken, ligde kalma işini ciddiye almadı ve lige veda etti.
Sezona Mete Babaoğlu ile başlayan Aliağa’da ise durum farklıydı.
İzmir temsilcisi girdiği para krizinden bir türlü kurtulamadı. Gemiyi başta Mete Babaoğlu ve yabancılar olmak üzere herkes terk etti. Dümenin başına geçen Türk oyuncular “hayır düşmeyeceğiz” dedi. Üniversite’nin galip gelse kazanacağı İzmir’de 50 sayı atan Aliağa’nın gurur abideleri Türk oyuncuları, Üniversitespor’a tarihi bir basketbol dersi verdi.
Üniversite’nin anlı şanlı yabancıları ise 40 sayının üzerine çıkamadıkları bir maç sonrası 3 hafta sonrasının hüzün defterini İzmir’de imzalayınca geriye lige veda eden bir takımın portresi kalıyordu.
Aliağa’nın ligde kalması, “parayla saadet olmaz’ın tarihsel gerçeğini bir kez daha yüzümüze tokat gibi çarptı. İzmir temsilcisi paranın tek gerçek olmadığını, asıl mücadelenin inanabilen yüreklerle verileceğini, onur savaşlarının yabancı oyuncularla değil, Türk oyuncularla yapılacağını basketbol tarihinin sayfalarına altın harflerle yazdı.
Üniversitespor yönetimi, onur savaşı aşısını son haftada oyuncularına, şırınga edemezken, Aliağa Türkleriyle ‘nasıl ligde kalınır’ ın dersini verdi.
Biz ligde uzun zamandır yerli oyuncunun ne demek olduğunu unutmuşken, Aliağa’nın muhteşem 7’lisi bize bunu yeniden hatırlattı.
Bu, Aliağa’yı övme yazısı değil, Üniversite’nin nasıl bir hezimete düştüğünü Aliağa üzerinden açıklama yazısıdır.
Seri mağlubiyetlerle lige veda eden sarı-mavililerde takımla bütünleşemeyen, alacağı paralara bakan, onur savaşı ibresi düşük yabancı oyuncular varken takımı için ölecek oyuncu bulmak zordu.
Aliağa ligde önce onur sonra para dedi. Üniversitesporlu oyuncular ise önce para sonra onur dedi. Aliağa parayla saadet olamayacağının gösterirken, Üniversite paranın yanlış kullanımıydı. Ligin ciddiyetini kaldıramayacak yabancılara harcanan onca para sizi ligde bırakmaya yetmiyordu.
Bir sezonun lige veda ediliş ile sonlanmasında en çok Üniversite öğrencilerine acıdım. Onlar takımın vefakar, cefakar taraftarıydı. Hafta sonu 19 Mayıs Spor Salonu’nu tıklım tıklım doldurmaları, ligin tek üniversite takımı Mutlu Akü Selçuk Üniversitesi’nin gurur tablosu olmasını sağlamıştı. Yaygın basın köşesine birçok maçta Üniversitespor’u taşırken, taraftarın muhteşem desteği Türkiye’ye örnek olarak gösteriliyordu. Ligi 10 galibiyetle noktalayan seyircinin 10 muhteşem maç çıkarması takımın ligde kalmasına yetmedi.
Şimdi o gurur tablosundan geriye hüznün resmi kaldı.
Bugünün hüzün kitlesi, önümüzdeki sezon Üniversite’nin yanında olup bu takımı birinci lige çıkartır ama kaybedilen bu sezonun hesabını kim verecek onu merak ediyorum.
Üniversite neden ligde kalamadı, Aliağa’nın başardığını Üniversite neden başaramadı, bütün bunların cevabı yalandan değil, gerçekten verilen onur savaşı mücadelesinde saklı.
Üniversitespor yönetimi önümüzdeki sezonun planlarını yaparken ruhsuz ve pahalı yabancı oyuncular yerine takım için savaşacak Türk oyunculara yönelmeli. Gemiyi terk eden kaptanlar yerine, sonuna kadar savaşacak gemiyi asla terk etmeyecek antrenörlerle bir lig mücadelesi umarım Beko Basketbol Ligi vizesiyle sonuçlanır.a
 
 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri