Türkiye Millî Kültür Vakfını, kurulduğu yıllarda Türk kültür ve düşüncesine hizmet eden, eser kazandıran yazarlara verdiği ödüllerle ve onları teşvik ve takdir etmesiyle tanıyorduk. Her yıl, o yıl içerisinde her dalda yazılan eserler ve yapılan ilmî araştırmalar konunun uzmanı bir komisyon tarafından incelenir ve dereceye girenler kamu oyu önünde ödüllendirilirdi. Böylece ilim ve kalem sahipleri, kültürlü ve kabiliyetli sanatkâr ruhlu insanlar, eser yazmaya ve araştırma yapmaya teşvik edilmiş olurlardı. O alanın cazip hale gelmesi sağlanırdı. Demek ki Türkiye Millî Kültür Vakfı biz takip edemesek de bu güzel hizmeti devam ettiriyor. İşte onun yeni bur örneği:
Kültüre, hizmete, sevgiye ve hayra yönelik en eski kuruluşlardan birisi olan Türkiye Millî Kültür Vakfı, kuruluşunun kırkıncı yılı münâsebetiyle İstanbul Haliç Kongre Merkezi Sâdâbat Salonunda 7, 8 Kasım tarihlerinde bir konferans tertipledi. Konferansı ve konferansın içeriğini medya aracılığıyla halka duyurdu.
İstanbul'un dışında bulunduğumuz için medyadan öğrendiğimiz ve takip ettiğimiz kadarıyla bu iki günlük konferansta; Türk kültürüne ve vakıflara hizmet etmiş, Türk gençliğine örnek bir hayat ve düşünce sergilemiş kırk seçkin insanın şahsiyetleri, düşünce hayatları ve millî zevkleri, sanat ve ilim anlayışları, eserleri ve hizmetleri gür bir sesle ve zengin bir programla ifade edildi.
Konferansın açış konuşmasını aynı zamanda vakfın başkanı ve bu organizasyonun mimarı Prof. Dr. Salih Tuğ yaptı. Sonra konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edilen Başbakan Tayyip Erdoğan da ikinci konuşmayı yapmış oldu.
Vakfın kurucularından olan ve bir süre başkanlığını da yapmış bulunan Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın şükran plâketi ve vefa belgesi eşi Semra Özal'a Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından verildi. Vakfın çalışmalarını yakından takdirle takip ettiğini konuşmasında ifade eden Başbakan Tayyip Erdoğan'a, bir hadis-i şerif metnini dizayn eden güzel bir had örneği levha vakıf başkanı Salih Tuğ tarafından takdim edildi. Levhaya yerleştirilen hadîsin anlamı: “Bir toplumun hizmet edeni, o toplumun efendisidir.”
Konferansa ilgi büyüktü. Çünkü; konferansa konu olan insanlar ve hizmetler büyüktü. Kırk vakıf insanın içerisinde kimler yoktu ki: Vefat edenlerden; A.Aydın Bolak, Ahmet Kabaklı, Erol Güngör, Fethi Gemuhluoğlu, Galip Erdem, Mahir İz, N.Fazıl Kısakürek, Nurettin Topçu, Sabahattin Zaim, Samiha Ayverdi, Tarık Buğra, Turgut Özal ve Yücel Çakmaklı. Yaşayanlardan Ferruh Bozbeyli, Fuat Sezgin, Hayrettin Karaman, M. Niyazi Özdemir, Nevzat Yalçıntaş, Orhan Okay, Salih Tuğ ve Uğur Derman gibi âbide şahsiyetler.
Konferansa konu olan değerli şahsiyetler medyada yer aldığı ve ilânlarla duyurulduğu için, kamu oyunun nasıl olsa bilgisi var düşüncesiyle yazıma, tamamını almadım. Her birine ayrı ayrı vefa borcumuz bulunan bu saygın isimleri yazıma almak ve onlardan bahsetmek cidden bana şeref kazandırır. Türk milletinin ve sivil toplum kuruluşlarının şükran plâketi vermesi ve vefa duygusunu bir belgeyle ifade etmesi gereken o kadar çok tarih olmuş ve Türk millî kültürüne ölmez eserler kazandırmış şahsiyet var ki; yazmakla ve anmakla bitmez.
Bizim neslin ve düşüncenin insanları, bu seçkin isimleri yazarken veya okurken her birinin çağrışım yaparak hatırlattığı öyle yüce şahsiyetler var ki aklımıza takılınca veya hayalleri gözümüzün önüne gelince hizmetlerini ve mücadelelerini hatırlıyor, vicdanımız sızlıyor ve insanın o isim bu listede acaba neye yok ki diye sorası geliyor.
Konferansı düzenleyenler de haklılar. Elbette dikkatli bir seçim yapmak zorunda kalmışlardır. Aksi takdirde günlerce konuşulsa, yazılsa, çizilse o isimler bitmez ve hizmetleri tükenmez. En iyisi o yürekli insanlar adına Türkiye Millî Kültür Vakfı bu kırk insana plâket ve vefa belgesi vermiş olsun. Öyle düşünülsün veya öyle kabul edilsin.
Bu örnek kırk ismi okuyunca ve dinleyince, bu zenginlik içerisinde demek ki milletimize millî kültür alanında hizmet edenler bu kadarcıkmış diyecek halimiz yok ya. En iyisi bir vakıf edebiyatçıları, bir vakıf tarihçileri, bir vakıf gazetecileri, bir vakıf akademisyenleri, bir vakıf eğitimcileri, bir vakıf askerleri, bir vakıf din adamlarını tespit edip o büyük örnekler Türkiye Millî Kültür Vakfının yaptığı gibi bu günkü nesillere anlatılmalı, aktarılmalı ve emanet edilmeli.
Millî kültürümüze hizmet eden, milletimizin vatan, millet ve bayrak sevgisini besleyen ve canlı tutan, Türk gençliğine örnek olan ve yol gösteren bu insanları biz de saygı ve takdirle anıyoruz. Allah'dan vefat edenlere rahmet, sağ olanlara sağlık ve afiyet diliyoruz.
Kültüre, hizmete, sevgiye ve hayra yönelik en eski kuruluşlardan birisi olan Türkiye Millî Kültür Vakfı, kuruluşunun kırkıncı yılı münâsebetiyle İstanbul Haliç Kongre Merkezi Sâdâbat Salonunda 7, 8 Kasım tarihlerinde bir konferans tertipledi. Konferansı ve konferansın içeriğini medya aracılığıyla halka duyurdu.
İstanbul'un dışında bulunduğumuz için medyadan öğrendiğimiz ve takip ettiğimiz kadarıyla bu iki günlük konferansta; Türk kültürüne ve vakıflara hizmet etmiş, Türk gençliğine örnek bir hayat ve düşünce sergilemiş kırk seçkin insanın şahsiyetleri, düşünce hayatları ve millî zevkleri, sanat ve ilim anlayışları, eserleri ve hizmetleri gür bir sesle ve zengin bir programla ifade edildi.
Konferansın açış konuşmasını aynı zamanda vakfın başkanı ve bu organizasyonun mimarı Prof. Dr. Salih Tuğ yaptı. Sonra konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edilen Başbakan Tayyip Erdoğan da ikinci konuşmayı yapmış oldu.
Vakfın kurucularından olan ve bir süre başkanlığını da yapmış bulunan Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın şükran plâketi ve vefa belgesi eşi Semra Özal'a Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından verildi. Vakfın çalışmalarını yakından takdirle takip ettiğini konuşmasında ifade eden Başbakan Tayyip Erdoğan'a, bir hadis-i şerif metnini dizayn eden güzel bir had örneği levha vakıf başkanı Salih Tuğ tarafından takdim edildi. Levhaya yerleştirilen hadîsin anlamı: “Bir toplumun hizmet edeni, o toplumun efendisidir.”
Konferansa ilgi büyüktü. Çünkü; konferansa konu olan insanlar ve hizmetler büyüktü. Kırk vakıf insanın içerisinde kimler yoktu ki: Vefat edenlerden; A.Aydın Bolak, Ahmet Kabaklı, Erol Güngör, Fethi Gemuhluoğlu, Galip Erdem, Mahir İz, N.Fazıl Kısakürek, Nurettin Topçu, Sabahattin Zaim, Samiha Ayverdi, Tarık Buğra, Turgut Özal ve Yücel Çakmaklı. Yaşayanlardan Ferruh Bozbeyli, Fuat Sezgin, Hayrettin Karaman, M. Niyazi Özdemir, Nevzat Yalçıntaş, Orhan Okay, Salih Tuğ ve Uğur Derman gibi âbide şahsiyetler.
Konferansa konu olan değerli şahsiyetler medyada yer aldığı ve ilânlarla duyurulduğu için, kamu oyunun nasıl olsa bilgisi var düşüncesiyle yazıma, tamamını almadım. Her birine ayrı ayrı vefa borcumuz bulunan bu saygın isimleri yazıma almak ve onlardan bahsetmek cidden bana şeref kazandırır. Türk milletinin ve sivil toplum kuruluşlarının şükran plâketi vermesi ve vefa duygusunu bir belgeyle ifade etmesi gereken o kadar çok tarih olmuş ve Türk millî kültürüne ölmez eserler kazandırmış şahsiyet var ki; yazmakla ve anmakla bitmez.
Bizim neslin ve düşüncenin insanları, bu seçkin isimleri yazarken veya okurken her birinin çağrışım yaparak hatırlattığı öyle yüce şahsiyetler var ki aklımıza takılınca veya hayalleri gözümüzün önüne gelince hizmetlerini ve mücadelelerini hatırlıyor, vicdanımız sızlıyor ve insanın o isim bu listede acaba neye yok ki diye sorası geliyor.
Konferansı düzenleyenler de haklılar. Elbette dikkatli bir seçim yapmak zorunda kalmışlardır. Aksi takdirde günlerce konuşulsa, yazılsa, çizilse o isimler bitmez ve hizmetleri tükenmez. En iyisi o yürekli insanlar adına Türkiye Millî Kültür Vakfı bu kırk insana plâket ve vefa belgesi vermiş olsun. Öyle düşünülsün veya öyle kabul edilsin.
Bu örnek kırk ismi okuyunca ve dinleyince, bu zenginlik içerisinde demek ki milletimize millî kültür alanında hizmet edenler bu kadarcıkmış diyecek halimiz yok ya. En iyisi bir vakıf edebiyatçıları, bir vakıf tarihçileri, bir vakıf gazetecileri, bir vakıf akademisyenleri, bir vakıf eğitimcileri, bir vakıf askerleri, bir vakıf din adamlarını tespit edip o büyük örnekler Türkiye Millî Kültür Vakfının yaptığı gibi bu günkü nesillere anlatılmalı, aktarılmalı ve emanet edilmeli.
Millî kültürümüze hizmet eden, milletimizin vatan, millet ve bayrak sevgisini besleyen ve canlı tutan, Türk gençliğine örnek olan ve yol gösteren bu insanları biz de saygı ve takdirle anıyoruz. Allah'dan vefat edenlere rahmet, sağ olanlara sağlık ve afiyet diliyoruz.