Önemli İki Toplantı

.
Son günlerde kültür ve medeniyet şehri İstanbul, aynı zamanda önemli iki toplantıya ev sahipliği yaptı. Dünyanın incisi İstanbul, bu toplantılarda İslâm ülkelerinden gelen seçkin devlet adamlarını ve toplumumuza yön vermiş, Türk gençliğinin dinî ve millî duygularla yetişmelerinde hizmeti geçmiş güzide insanları ağırladı, andı ve ödüllendirdi. Her iki toplantıda da ileriye dönük çok güzel kararlar alındı, konuşmalar yapıldı ve tebliğler sunuldu.
İslâm Konferansı Teşkilâtı 25. Ekonomik Ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) nin toplantısı, 7 Kasım Cumartesi günü Çırağan Sarayında kırk dört İslâm ülkesinden devlet başkan ve başbakanlarının katılımıyla iki günde yapıldı. Aslında İSEDAK'a üye ülkelerin sayısı toplantıya katılanlardan daha fazla. Üye sayısı; beş gözlemci İslâm ülkesiyle altmış ikiyi bulmaktadır. Kurulduğu tarihten (1981) bu yana üye sayısı devamlı artmakta ve İslâm ülkelerinin tamamına yakını İSEDAK'a üye olmuş bulunmaktadır..
İslâm ülkelerinin yılda bir defa da olsa bir araya gelmelerine ve önemli konuların görüşülmesine vesile olan İSEDAK, 1981 yılında Suudi Arabistan'ın Mekke ve Taif şehirlerinde yapılan Üçüncü İslâm Zirve Konferansında kurulmuş ve hemen bir başkan seçilemediği için uzun süre sessiz kalmıştır. 1984 yılında Fas'ın Kazablanka şehrinde Dördüncü İslâm Zirve Konferansı yapılmış ve bu konferansta o tarihlerde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olan Kenan Evren başkanlığa seçilmiştir. Bu seçim neticesinde başkanına kavuşan İSEDAK, İstanbul'da yapılan birinci toplantı ile çalışmalarına başlamıştır.
İSEDAK, İslâm ülkelerini birbirlerine yaklaştıran, anlaştıran ve kaynaştıran lüzumlu, güçlü, geniş katılımlı ve itibârlı bir kuruluştur. Şu anda bu Kuruluşun Başkanı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'dür. Bu önemli kuruluşun genel sekreterlik görevini ise konunun uzmanı, bilim adamı, tecrübeli, yetenekli, İslâm ülkeleri yanında itibârı, ilim çevrelerinde şöhreti, ilmî ve fikrî araştırmalarda hizmeti olan Ekmeleddin İhsanoğlu yüklenmiştir.
İSEDAK toplantılarında siyasî, iktisadî ve kültürel meseleler görüşülerek üye ülkeler arasında dayanışma ve işbirliğini amaçlayan kararlar alınmaktadır. İlgili komiteler tarafından bu kararların uygulanıp uygulanmadığı, ciddî bir şekilde takip edilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, başkanlığını da şerefle yürüttüğü bu hayırlı işe içtenlikle ve cesaretle sahip çıkmakta, geniş katılımla 2014 yılında yapılacak toplantının da İstanbul'da yapılmasını üye ülkelerden ısrarla rica etmektedir.
Ben, İslâm ülkeleri arasında ve dünya diplomasisinde önemli bir yeri olan bu teşkilâtı ve toplantılarını önemseyen, benimseyen, takip eden ve alkışlayanlardanım. İslâm ülkelerinin geleceğini, refah ve huzurunu, siyasal ve sosyal haklarının savunulmasının sağlanmasını, maddî ve manevî kalkınmasını buralarda alınan kararlarda görenlerdenim.
Merak ettim yazılı ve görüntülü, aynı zamanda siteli, haber ajanslı medyaya bu konuda neler olmuş ve neler konuşulmuş diye şöyle bir göz attım ve kulak verdim. Maalesef İSEDAK toplantısının Domuz Gribi ve aşısı, demokratik açılım ve hatta liseli sevgilisini bıçaklayan ve ölümüne sebep olan bir gencin serüveni kadar bile yer almadığını ve ilgi görmediğini gördüm. Toplantıya ne kadar sevinmişsem ve alınan kararlardan ümitlenmişsem, bu ilgisizliğe ve bilgisizliğe de o kadar üzüldüm. Unutmayalım ki İslâm ülkeleri bu kararlarla ve konuşmalarla kendine gelecek, bu birliktelikle güçlenecektir.
Yalnız şöyle bir itiraz ortaya atılabilir: Anladık ve dinledik. İSEDAK toplantılarına ve alınan kararlara bir diyeceğimiz yok. Bu tarz toplantıların daha da sık yapılmasında ve İslâm ülkelerinin güçlenmesinde biz de yarar görüyoruz. Her şey güzelde Irak, Afganistan ve Pakistan'da olanlara ve haksız işgallere ne diyeceğiz? Bütün bunlara bir dur diyen veya İslâm ülkelerinden müşterek bir itiraz yükselmeyecek mi?
Takdir edersiniz ki bu tarz çaplı işler birden bire oluvermiyor. Bir oluşum süresi geçmesi gerekiyor. Önemli olan işin başlatılmış olmasıdır. Bu çalışmalar devam ederse zamanla onların da olacağına inanmak ve bir güç haline gelmeyi sabırla beklemek gerekiyor.
İkinci toplantıyı da yazımı fazla uzatmamak için Cumartesi günkü yazımda anlatacağım.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri