Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla yayımlanan 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler Genelgesi, 81 ile gönderildi. Genelgede okul güvenliğinden veli görüşmelerine, cep telefonu kullanımından kayıt ücretlerine, sınav uygulamalarından öğretmenlerin kılık ve kıyafetlerine kadar yeni eğitim döneminde uygulanacak çok sayıda düzenlemeye yer verildi.
‘ÖĞRETMEN NE GİYİYORSA TEMİZ VE DÜZENLİ GİYSİN’
Eğitim-Bir-Sen Konya Şube Başkanı Nazif Karlıer, yayınlanan genelgedeki kılık-kıyafet düzenlemesiyle ilgili açıklama yaptı. Karlıer, “Bakanlığımız 2023’ten beri okullarda öğretmenlerimizin beyaz önlük giysin, daha düzenli, tertipli olsun düşüncesiyle bir girişimde bulundu. Bu yıl da 2023-2024 eğitim öğretim yılında da yine gönderilen genelgeyle öğretmenlerimizin de okulda beyaz önlük giyerek bir farkındalık oluşturmasını sağlamak istediler. Öğretmenin dışarıdan gelen insanlarla farklılığını öne koymak, öğrenciler arasında bir saygınlığını ortaya koymak amaçlandı. Daha önceden sendikamızın da serbest kıyafet eylemiyle insanlar daha rahat giyinebilsin, kendilerine yakışanı öğretmenler bilirler dedik ama tabii biz paspallıktan yana değiliz. Bizim amacımız tek tip insan şeklinde değil insanlar çeşitli, güzel giysileriyle, temiz giysileriyle okullara gelirler. Tutum ve davranışlarıyla da öğrencilerine örnek olurlardı. Ama bunu bazen yanlış değerlendiren bazı arkadaşlar bu durumu biraz daha böyle paspal bir şekilde çevirdiler. Bu da tabii Bakanlığımızın dikkatini çekti. Biz de böyle olsun istemezdik. Bizim de istediğimiz temiz, düzenli ne giyiyorsa, sporsa spor giysin, takımsa takım giysin. İlla de kravat takacak diye dayatmadan da yana değiliz, bunun karşısındayız. Sakal koyacaksa koysun ama sakalına da baksın” dedi.
GÜVENLİK, RANDEVU SİSTEMİ VE YARDIMCI KAYNAK
Genelgedeki diğer maddelere de değinen Nazif Karlıer, şunları dile getirdi: “Genelgede okullarımızın güvenliği de gündeme geldi. Okullarda menfur olaylar, saldırılar oldu. Çocuklarımız hayatını kaybetti. Bunları önlemek adına da okullara giriş çıkışlarda emniyetle koordineli olarak çalışılacak. Okullarımıza 30-35 bin civarında görevli alınmasıyla ilgili bir girişim var devletin. Böyle olursa gerçekten çok güzel olacağına inanıyorum. Genelgede aynı zamanda randevu sistemi konuldu. Veli öğretmenle görüşecekse, idareyle görüşecekse bu konuda da bir randevu hattı var. Okuluna diyecek ki 'Ben randevu almak istiyorum, şu saatte geleceğim.' O saatte bir randevu veriliyor, derdini anlatıyor. Daha önce okullarda yardım yardımcı kaynak dediğimiz Devletin vermiş olduğu kitaplardan hariç ya da kaynaklardan hariç yardımcı kaynaklar denilen şeyler satılıyordu. Devlet kesinlikle bunu şu anda yasaklamış durumda. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile daha güzel, üretken ve erdemli insanlar yetiştirme noktasında Bakanlığın çabası, gayreti var. Bunlar uygulanırsa çocuklarımız için çok güzel olacağı kanaatindeyim. Hepimiz bu konuda veliler olarak, öğretmenler, idareciler, eğitim çalışanları bunu inşallah el birliğiyle çocuklarımızın en iyi şekilde yetişmesiyle ilgili gayret sarf edeceğiz diye düşünüyorum.”
‘EĞİTİM İDEOLOJİK KALIBA SOKULUYOR’
Eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve diğer eğitim çalışanlarının kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket etmeleri ve önlük giymeleri gerektiği belirtildi. Bu karara Eğitim- İş Konya Şubesi’nden tepki geldi. Şube Başkanı Bahattin Ertuğrul, genelgenin siyasi iktidarın eğitimi bilimsel ve pedagojik ilkelerden uzaklaştırarak ideolojik kalıba sokma çabasının yeni bir örneği olduğunu söyledi.
‘KILIK-KIYAFET EYLEM KARARIMIZIN ARKASINDAYIZ’
Kılık- kıyafet eylem kararının arkasında olduklarına dikkat çeken Ertuğrul, “Eğitim-İş olarak, eğitimin kronikleşmiş sorunlarına çözüm üretmek yerine öğretmeni daha fazla denetleyen, eğitim süreçlerini merkezî talimatlarla kuşatan ve yönetmeliklerle düzenlenmiş alanlarda dahi yeni yükümlülükler yaratmaya çalışan genelgeye karşı dava açtığımızı kamuoyuna duyururuz. Kılık-kıyafet eylem kararımızın arkasındayız; bu dönemde alacağımız eylem kararını önlük dayatmasını da kapsayacak şekilde genişleteceğiz. İl ve ilçe milli eğitim müdürlükleri ile okul idarelerinin olası baskı ve dayatmalarına karşı hiçbir üyemizi yalnız bırakmayacağız” diye konuştu. “Genelgede yer alan kılık-kıyafet ve önlük dayatması, öğretmenlerin mesleki özerkliğine ve kişisel yaşam alanına açık bir müdahaledir” diyen Ertuğrul, . Hukuki veya pedagojik hiçbir karşılığı olmayan “toplumsal hassasiyet” gibi muğlak kavramların arkasına sığınılarak belirli bir yaşam tarzı hedef alınmaktadır. Öğretmenler açlık ve yoksulluk sınırında yaşam mücadelesi verirken, okullarda temizlik ve güvenlik personeli yokken, çocuklarımız okula aç gelip giderken, öğretmenler ücretli-sözleşmeli gibi çalışma koşullarıyla sömürülürken Bakanlığın öncelikli meselesinin kılık-kıyafet olması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
‘ÖĞRETMENİN SAYGINLIĞI ÜNİFORMADAN GELMEZ’
Eğitim-İş Konya Şube Başkanı Bahattin Ertuğrul, şunları söyledi: “Öğretmenlik mesleğinin saygınlığı tek tip elbise dayatmalarıyla değil; insan onuruna yaraşır ücret ve çalışma koşullarıyla, can güvenliğini koruyan yasal düzenlemelerle ve öğretmenleri ayrıştırarak değersizleştiren istihdam modellerinin kaldırılmasıyla korunabilir. Yandaş çevrelerin ve iktidar güdümlü medyanın bu genelgeyi ‘teşhircilikle mücadele’, ‘edep’ ve ‘adap’ gibi kılıflarla savunması; mesleğimize ve özellikle kadın meslektaşlarımıza yönelik açık bir hakaret ve itibar suikastıdır. Öğretmenin mesleki yeterliliğini kendi sığ ahlak ölçütleriyle tartmaya kalkan bu zihniyeti reddediyoruz. Öğretmenin saygınlığı üniformadan değil; bilgi birikiminden, dokunduğu hayatlardan ve aydınlanmacı kimliğinden gelir. Bir kez daha kanıtlanmıştır ki MEB; laik, bilimsel ve pedagojik ilkelerle değil, siyasal ve ideolojik saiklerle hareket eden bir kuruma dönüştürülmüştür. Eğitim-İş olarak, emeğimiz, onurumuz ve özgürlüğümüz için mücadele etmeye devam edeceğiz.”