Obrukların habercisi

Karbondioksit gazının yüzeye akışının yoğunlaştığı bölgelerin olası obruk oluşum alanları olduğu bildirildi


Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Hidrojeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Bayarı yaptığı açıklamada, Dr. Emrah Pekkan ve Doç. Dr. Nur Özyurt ile birlikte geçen yıl tamamladıkları araştırma sonucunda obruk oluşumunun yer kabuğundaki kırık zonlar boyunca yüzeye ulaşan magmatik kökenli karbondioksit gazından kaynaklandığını belirlediklerini söyledi.
MTA tarafından obruk oluşum alanlarının önceden belirlenmesine yönelik olarak yürütülen araştırmalarda bilimsel danışman olarak görev alan Bayarı, şunları söyledi:
''Yoğun karbondioksit çıkışları bölgenin yakın jeolojik geçmişindeki volkanizmadan kaynaklanıyor. Arkadaşlarımızla yaptığımız değerlendirmelere göre, karbon ve helyum elementlerine ait izotop bileşimleri, yoğun karbondioksit getiriminin yer kabuğunun Konya Kapalı Havzası'ndaki incelmesine eşlik eden magma yükseliminden kaynaklandığını gösteriyor. Bu magmatik yükselimden kaynaklanan yanardağ faaliyeti Konya-Çumra bölgesindeki Çatalhöyük neolitik yerleşimine ait bir duvar resminde de gösteriliyor. Araştırmamıza göre, yoğun karbondioksit çıkışları halen sakin durumdaki bu volkanizmanın yan ürünleri.''
Bölgede karbondioksit çıkışının yeni bir olay olmadığını ifade eden Bayarı, magmatik kökenli karbondioksit çıkışlarının yoğun olarak Konya-Ilgın, Konya-Karapınar, Niğde-Bor ve Aksaray bölgesinde gözlendiğini, Aksaray ve Bor çevresinde bu gaz çıkışlarından kuru buz üretildiğini anlattı.
OBRUK OLUŞUMU
Obruk oluşumu ile karbondioksit gazı arasında ilişki olduğunu belirten Bayarı, ''Yerkürenin derinliklerinden kaynaklanan karbondioksit gazının yüzeye akışının yoğunlaştığı bölgeler olası obruk oluşum alanlarıdır'' dedi.
Bayarı, araştırmalarındaki bulgulara göre, obruk oluşumunun magmadan kaynaklanan karbondioksitin yer altı suyuna asidik nitelik kazandırmasından ve asidik yer altı suyunun yüzeye yakın karbonatlı kayaları çözerek yer altı boşlukları oluşturmasından kaynaklandığını belirtti.
Oluşan boşluğun zamanla büyümesi ve üzerindeki örtüyü taşıma kabiliyetini kaybetmesi sonucunda ani bir çöküntüyle obruk oluştuğunu dile getiren Bayarı, ''Yakın zamanda oluşan obruklar onlarca metrelik çap ve derinliğe sahip iken, jeolojik geçmişte oluşan obrukların birkaç yüz metrelik çap ve derinliğe sahip olması günümüze doğru volkanizma kökenli karbondioksit çıkışının zayıfladığını gösteriyor. Buna karşın, benim görüşüm, son yıllarda obruk oluşumunda gözlenen artışın başlıca nedeni, bölge genelinde yer altı suyu seviyesinin azalması. Yoğun ve kontrolsüz tarımsal su kullanımından kaynaklanan bu alçalma, suyun obruk boşluğu üzerindeki yükü taşıma kabiliyetini azaltmakta ve obrukların daha hızlı biçimde oluşmasına neden olmaktadır'' diye konuştu.
Jeolojik geçmişteki ve günümüzdeki obruk oluşumlarının yoğun olarak Ereğli-Akgöl'den Cihanbeyli-Bolluk Gölü hattı boyunca gerçekleştiğini ifade eden Bayarı, bu hattın Sakarya ve Toros tektonik blokları arasındaki eski bir okyanus yitim kuşağına karşılık gelmesinin ilgi çekici olduğunu kaydetti.
OBRUK OLUŞUMUNUN ÖNCEDEN TESPİTİ
MTA ekiplerinin obruk oluşum alanlarının belirlenmesine yönelik araştırma yaptığını söyleyen Bayarı, ''MTA tarafından olası obruk oluşum alanlarının belirlenmesine yönelik olarak yürütülen araştırmalar uluslararası alanda öncü bir niteliğe sahip ve obruk oluşma riski taşıyan diğer ülkeler açısından da yol gösterici olacak'' dedi.
Obruk oluşumuna neden olan karbondioksit gazının öldürücü olduğuna dikkat çeken Bayarı, şöyle devam etti:
''Bu gaz yüksek yoğunluğu nedeniyle çukur alanlarda birikme eğilimindedir. Bu nedenle, vatandaşların özellikle atmosferik hava akımlarından etkilenmeyen yeni obrukların iç kesimlerinden ve yoğun karbondioksit çıkışı olan kuyular yakınındaki çukur alanlardan uzak durmaları gerekiyor. Havadaki yoğun karbondioksitin ilk belirtilerinden birisi ise gözlerde oluşan yanma duyusu. Karbondioksit düzeyinin ölümcül olup olmadığının belirlenmesinde kullanılan tarihsel yaklaşımlardan birisi ise kuş ya da kanatlı hayvanların riskli ortamlara önceden sokulması ve sonucun görülmesi şeklindedir.''
Aksaray'da Kutlu beldesi yakınlarında bir süre önce kuruyan bir kuyudan karbondioksit gazıyla birlikte 50 metre yüksekliğe kadar su fışkırmaya başlamıştı. MTA ekiplerinin incelemelerini sürdürdüğü olay yerinde, jandarma 100 metrekarelik bir alanda çökmeye karşı önlem almıştı.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri