Saadet Partisi Selçuklu İlçe Başkanı Mustafa Derbentli Saadet Partisi İl Başkanlığ'ında yapılan basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Almanya ve Hollanda'dan getirilerek doğuya yerleştirilecek olan patriot füzelerini, Osmanlı'nın 1. Dünya savaşına girmesine neden olan Alman gemilerine benzeten Derbentli, füzelerin amacının Türkiye'yi korumak olmadığını İran'a karşı İsrail'i savunmak olduğunu söyledi. Başörtüsü konusunda da açıklamalarda bulunan Derbentli, başörtüsünün kamuda da serbest bırakılması gerektiğini savundu. Vuslat yıldönümü etkinliklerinin İstanbul'da kutlanacağı ile ilgili iddiaları da yorumlayan Derbentli, bu yanlıştan acilen geri dönülmesi ve Konya milletvekillerinin bunu engellemesi gerektiğini söyledi.
FÜZELERİN KONTROLÜNÜN NATO'DA OLMASI SAKINCALIDIR
Almanya ve Hollanda'dan patriot füzeleri getirilerek doğuya yerleştirileceğini belirten Saadet Partisi Selçuklu İlçe Başkanı Mustafa Derbentli, “Bu durum kabul edilemez. Çünkü net olmayan açıklamalara göre yüzlerce yabancı asker gelecek ve ne yazık ki bunların tüm masrafları da Türkiye tarafından karşılanacaktır. En sakıncalı olanı da füzelerin kontrolünün NATO'da olmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir devlettir. Kimsenin korumasına ve füzelerine ihtiyacı yoktur. Kaldı ki sayın başbakanın “Türkiye NATO toprağıdır” sözünü esefle karşıladık. Buradan kendisine sormak isteriz, “Sayın başbakan Türkiye NATO toprağı ise siz de NATO'nun Türkiye'ye görevlendirdiği valisi misiniz?” ifadelerini kullandı.
Füzelerin bir kısmının Almanya'dan getirilmesini tarihin bir cilvesi olarak gördüklerini belirten Derbentli, “Bizi 1. Dünya Savaşı'na sokan da yine iki Alman gemisiydi. Düşman kuvvetlerinden kaçan iki Alman gemisi Osmanlı'ya sığınmış, dönemin yöneticilerinin basiretsiz davranışları yüzünden gemilerin satın alındığı deklare edilmiş ve o iki gemi Rus limanlarını bombalayarak Osmanlı'nın savaşa girmesine neden olmuştur. Şimdi bu füzelerin de Rusya ya da İran'ı bombalamayacağını kim garanti edebilir? Füzelerin Suriye için getirildiğine inanmak saflıktır. Suriye kendi derdindedir. İç karışıklıklarla mücadele eden bir devletin yeni bir cephe daha açması beklenemez. Genel manada düşünüldüğünde bu füzelerin tek amacı İran'a karşı İsrail'i korumaktır. Bu füzelerin amacının Türkiye korumak olmadığı, İsrail'i savunmak olduğu aşikardır” dedi.
BAŞÖRTÜSÜ TÜM OKULLAR VE KAMUDA DA SERBEST OLMALI
AKP'nin sözde başörtüsünü serbest bıraktığını söyleyen Derbentli, “Oyun öyle ustaca oynandı ki, ne yazık ki milletimiz gerçeği yine göremedi. Başörtüsü sadece İmam Hatip okullarının ilk ve orta bölümünde okuyan kızlarımıza serbest bırakıldı. Peki normal lise ve ortaokullarda okuyan kızlarımız ne olacak? Bu kararla İmam Hatip dışındaki tüm okullarda başörtüsü yasaklanmıştır. Bu gün ortada herhangi bir sorun yoksa bu uygulayıcıların esnekliğindendir. Ayrıcı bayan öğretmenlere ve kamuda çalışan bayanlara neden hala başörtüsü serbest değildir? Bunu yasaklayan bir madde mi vardır? Darbe hükümetlerinden ve baskı rejimlerinden ne farkınız kaldı? Derhal bu hata düzeltilmelidir ve başörtüsü yasağı kaldırılmalıdır” ifadelerini kullandı
Okullardaki kıyafet serbestliğiyle ilgili düzenlemeye de değinin Derbentli, “Ekonomik olarak herkesin aynı olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Ülkemizde kimilerinin milyon dolarları varken toplumun bir çoğu açlık sınırının altında yaşamaktadır. Böyle bir durumda öğrencilere kıyafet serbestliği getirmek büyük bir hatadır. Tüketim çılgınlığının yaşandığı AVM'lerin hınca hınç dolu olduğu, kredi kartları vasıtasıyla insanımızın geleceğinin ipotek altına alındığı bir zamanda yaşıyoruz. Şimdi bu duruma çocukların her gün yeni bir kıyafet giyme, marka yarıştırma hali eklenecek ve aileler zor duruma düşecektir. Ayrıca madem böyle bir değişiklik yapılacaktı bu neden sene başında değil de herkes formalarını aldıktan sonra yapıldı anlamış değiliz. Kaldı ki öğrencilere getirilen serbestlik neden öğretmenlere de getirilmemiştir? Neden hala erkek öğretmenler kravat bağlamak, bayan öğretmenler başı açık okula gitmek zorundadır? Madem serbestlikten yanasınız öğretmenler açısından da tam bir serbestlik getirin” diye konuştu.
TÖRENLERİN İSTANBUL'DA YAPILMASI ENGELLENMELİDİR
Vuslat Yıldönümümü Törenleri ile ilgili de konuşan Derbentli, “Konya'mızın manevi mimarlarından Hz. Mevlana'nın vuslat yaklaştığı zamanlardayız. Nedense Büyükşehir Belediyesi her yıl bu dönemlerde hummalı bir çalışma içine girer. Bütün yaz yatar da tam törenler yaklaşırken her şeyi yapma gayretine girer. Bu sene de öncekilerden pek farklı olmamıştır. Törenlerin yaklaştığı bir zamanda Mevlana çevresindeki inşaatlar hem gelenleri hem Konyalıları bezdirmiştir. Ziyaretçilerin daha az olduğu ve havaların daha müsait olduğu bir dönemde bu tür şeylerin yapılması olacak en doğru şeydir. Plansız programsız böyle projelere imza atılmaz. Gece rüyalarında nereyi görürlerse gidip orayı kazıyorlar. Milletin çekmiş olduğu sıkıntı onlar için bir şey ifade etmemektedir. Kaldı ki Honkong, Çin ve Singapur gibi ülkeleri gezmekten Konya'nın halini düşünmeye kaldı ise tabi. Şimdiden belediyelerimize sesleniyoruz. 2013 yılının planlamasını şimdiden yapınız. Ne zaman nereyi kazacaksınız bunu belirli bir plan dahilinde yapınız. Her gün binlerce ziyaretçinin geldiği 1 milyonluk koca bir şehir 'ben istedim oldu' dayatmasıyla yönetilmez” dedi.
Vuslat Yıldönümü törenlerinin İstanbul'da kutlanacağı ile ilgili idiaları da yorumlayan Derbentli, “Kültür Bakanlığı'nın törenlerin İstanbul’da kutlanmasıyla ilgili bir çalışma varmış. Hatta ödenek bile ayrılmış. Son derece yanlış bir hadise. Konya'nın bu konuda ciddi bir hassasiyet ve kamuoyu oluşturması gerekmektedir. Özellikle Konya milletvekillerinin buna izin vermemesi ve Mevlana'ya sahip çıkması gerekmektedir. Yalnız Konya stadyumunun İstanbul'da tanıtıldığını düşünürsek yöneticiler açısından bir sorun oluşturmayacaktır” ifadelerini kullandı.
merhabahaber.com YUNUS ALTINBEYAZ