Yıkılan bir şey yok sarsıntı geçiriyor, sallanıyor fakat yıkılmıyor. Virane keş hanelere sinen ahmak ve karanlık burjuvazi, cemiyete sırtı dönük mehtaplı gecelerde şatosunda dans eden modern kızlar gidiyor. Nice, Marksizm Hint vedalarını haykıran lak lakan leylekler azalıyor, züppe dünya edebiyatının sahte kahramanlarının hiçbir şeye inanmayı kahramanlık ve ibadet sayan ahlaksızlığı sanat sayıp sadece ruhlarında gurur, kibir ve beden hazlarıyla şehvet taşıyan yarattıkları sahte kahramanların cici beyleri ve cici hanımları gidiyor.
Kökleri mazide dalları yeniden yeşeren iki yıldızdır rehberim, biri Kur’an bir peygamberim diyen sahabeyi ruh yoldaşı alan. Anadolu kandillerinin ışığında aydınlanan bir altın nesil geliyor.
Batının izim palavralarını yutan mayası bir daha tutmayan, toprağın altında yatan, büyük Türk ölülerine çatan, aslından utanan nesil gidiyor.
Kimsin sen deme ben Yunus ben Mevlana ben Hacı Bayram Veli ben Hacı Bektaş’ın hayranı onlarım meyve veren dalları, yaprağı ve meyvesiyim. Ben Anadolu’yum ben buyum. Türk yurduyum ben toptan Allah’ın ipine sıkı sıkı bağlanan yeni bir nesilim.
Kökleri mazide dalları yeniden yeşeren iki yıldızdır rehberim, biri Kur’an bir peygamberim diyen sahabeyi ruh yoldaşı alan. Anadolu kandillerinin ışığında aydınlanan bir altın nesil geliyor.
Batının izim palavralarını yutan mayası bir daha tutmayan, toprağın altında yatan, büyük Türk ölülerine çatan, aslından utanan nesil gidiyor.
Kimsin sen deme ben Yunus ben Mevlana ben Hacı Bayram Veli ben Hacı Bektaş’ın hayranı onlarım meyve veren dalları, yaprağı ve meyvesiyim. Ben Anadolu’yum ben buyum. Türk yurduyum ben toptan Allah’ın ipine sıkı sıkı bağlanan yeni bir nesilim.