“Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç genç yiğitti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.” (Kehf, 13)
Bu güne kadar gençlikle ilgili birçok yazı kaleme alınmıştır. Bu yazılarda elbette birçok önemli vurgu yapılmıştır ama benim yazımın vurgusunu: Nasıl bir genç olacaksın ki Allah’ın (cc) rızasına nail olabilesin? Düşüncesi oluşturacaktır.
Gençlik, hayatın safhalarından, ömrün sürecinden bir bölümü teşkil etmektedir. İhtiyarlığa doğru giden bu yoldaki geçiş sürecinde “Gençliğini nerede tükettin?” sorusunun cevabını en güzel şekilde verebilen bir genç olabilmenin şuuru içerisinde kendini yetiştirmek çok önemlidir. Ashab-ı Kehf diye isimlendirilen ve Kehf Suresinde hayatları anlatılan bu inanmış gençlerin hikâyelerini iyi okumak onların hayat iddialarını kendine şiar edinmenin önemli bir başlangıç olacağı kanaatindeyim. Bu düstur kişiyi Peygamber Efendimiz ’in (s.a.v) müjdelediği bu genç sınıfa nail olmasına vesile olacaktır: “Hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Yüce Allah’ın arşın gölgesinde gölgelendireceği yedi sınıf insandan birisi de neşeyi ve huzuru Rabbine itaat ve ibadette bulan gençtir.” (Buhârî, Ezân, 36.)
Ey Genç! İdealini bu zikrettiğim şuur üzerine bina edersen asla yıkılmayacak bir binanın temellerini atmış olacaksın. Necip Fazıl’ın Gençliğe Hitabesini okumanı tavsiye ediyorum. Burada yer alan “Nasıl Bir Genç?” sorusunun cevabını alabileceğin bu kıymetli yazı da zikredilen birkaç cümleyi bu yazımıza aktaracak olursak: “dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, öcünün davacısı bir gençlik...” ile davanın amacını çizdiği, bu dava uğrunda “ "kim var! " diye seslenilince, sağına ve soluna bakınmadan, fert fert "ben varım! " cevabını verici, her ferdi "benim olmadığım yerde kimse yoktur! " duygusuna sahip bir dava ahlâkını pırıldatıcı bir gençlik...” diyerek korkmadan, çekinmeden haklı davanın savunucusu olduğun ve nihayetinde “surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes! Ey kahbe rüzgâr, artık ne yandan esersen es! .” nidasıyla atan Fatih’in emaneti İstanbul nişanını asla aklından çıkartmamanı tavsiye etmiştir.
Ey Genç! İslam’ın kıymetli bir neferi, vatanın ve milletin umudu, milli ve manevi şiarlarımızın emanetçisi olarak. Hz. Yusuf’un Nefsani istek ve arzular karşısında “Ben Allah’a sığınırım” (Yûsuf, 23.) diyebildiği bir “Yusuf”, İffeti; ya da Kur’an da çokça övülen bir “Meryem” olmalısın. Kur’an’ın ve Hadis-i Şeriflerin çizgisi doğrultusunda örnek bir genç olmalı, Bu olgunluğu kendine miğfer olarak kuşanmalısın. Bu miğferi çıkardığın an sana dışardan gelebilecek birçok nefsani ve dünyevi tehditle karşı karşıya kalabileceğini asla unutmamalısın.
Unutma Ey Genç! Nasıl bir gençlik? Sorusuna cevap aradığımız bu yazımız sadece gençliğin çerçevesini çizmiştir. Ana hatlarını ise Allah’a güzel bir kul olabilme yolunda sen oluşturacaksın.
Selam, dua ve muhabbetlerimle…