Namazda diriliş ve yorum farkı!

.

Takip edenler bilir. Hilâl tv’de Pazartesi geceleri Ahmet Bulut ve Abdullah Yıldız’ın hazırladığı saat 21.30 civarında başlayıp, bazan 0.30’a kadar uzayan “Namazda diriliş” isimli bir program yayınlanıyor. Halkımızı “Mü’minin miracı namaz” a özendirmek amacıyla düzenlenen programı ilgiyle seyrediyor ve âkaid sayılabilecek bir kısım bilgilerimin eksik olduğunu görüyorum. Evet, Allah’a şükür yıllardır namaz kılmama, ilim adamlarını dinlememe ve kitap okumama rağmen yeni şeyler öğreniyorum dersem yanlış olmaz. Geçen haftaki programın konuşmacısı araştırmacı-yazar Mustafa İslamoğlu idi ve tatlı üslûbu ile sıkmadan çeşitli konular hakkında ilginç şeyler söyleyip, mailleri cevapladı.

Birkaç misâl vermek gerekirse; iki namazın (öğle ile ikindi veya akşam ile yatsı) ikisinden birinin vaktinde, birlikte ve peşipeşine kılınması demek olan “Cem’-i takdîm” ve “Cem’-î te’hir”le ilgili açıklamalar yapan İslâmoğlu, “Sünnet” diye adlandırdığımız namazlardan “Nâfile” diye bahsedip, “Sünnet tâbiri bir zamanların ‘Osmanlı toprakları’ diyebileceğimiz bölgede kullanılır. Birçok İslâm ülkesinde sünnet tâbiri kullanmazlar” diyerek, öğle ve ikindi namazlarını cemaat hâlinde kılarken, imamlar sûreleri hafi olarak okudukları için Fatiha sûresini içimizden okuyabileceğimizi, namazlara niyet ederken “Şu vaktin farzına, ya da sünnetine” denilmesine gerek bulunmadığını, çünkü hangi vaktin namazını kıldığımızın Allah’ın malûmu olduğunu söyledi. Programın konusu namaz olduğu ve bilgi sahibi olan ilim ehlinin normâl karşılayabileceği konuları ilk defa işittiğim için yorum yapmak haddim değil. Ancak, daha öğreneceğimiz çok şeyin olduğu sonucuna vardım. Her şeyi bildiğimi iddia etmem, sâdece haddimi bilirim. Mustafa İslâmoğlu’nu dinledikten sonra “Öğrenmenin yaşı yoktur” denilmesindeki hikmeti bir defa daha anladım.
Dinî konularda bilgi sâhibi bir büyüğümüz “Evlâdım! İçtihad (İslâm âlimlerinin şer’i çerçeve dâhilinde bir konuda fikir ortaya koymaları) kapısı kapandı. Günümüzde artık içtihad yapacak kimse kalmadı” derdi. Bu sebeple yıllar önce yazılıp, günümüze kadar gelmiş değerli eserlere başvurmakta, ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı fetva kurulunun görüşlerini dikkate almakta yarar görürüm. Mustafa İslâmoğlu’nun ileri sürdüğü görüşler hakkında Diyanet yetkilileri ve bu konuda ehliyet sahibi âlimlerin diyecekleri çok önemli. Halkımızın büyük bir kısmının, bilhassa kulaktan dolma bilgilerle ibadet edenlerin bilgi edinmeye ihtiyacı bulunduğu bir gerçek. Meselâ, Peygamber (sav) Efendimizin namazlardan sonra 33’er defa subhanallah, elhamdülillah, Allahuekber dememiz gerektiğini bildirmesine rağmen, birçoğumuz bunun öneminden habersiz olduğumuz gibi, cemaat haricinde kıldığımız namazlarda riayet etmeyiz.
Peygamberimiz (sav) “Namazı dosdoğru kılınız” buyurmuyor mu? Sözün burasında Allah’ın ve  Resûl-i Ekrem’in buyruklarına kulak verelim:
Yüce Yaradan, “Ey inananlar sabır ve salât (namaz) ile yardım isteyin” (Bakara 2/153), “Beni hatırlamak için namaz kıl” (Tâhâ 20/14), “Sana vahyedilen kitabı oku ve namaz kıl; çünkü namaz çirkin ve kötü işlerden alıkoyar. Allah’ı zikretmek en büyük şeydir. Allah yapıp ettiklerinizi bilir” (Ankebût 29/45) buyuruyor.
Allah elçisi, “Namaz dinin direğidir” (Tirmizî, ‘îman’ 8; Müsned, V, 231, 237; Avlûnî, Keşfü’l-hafâ, I, 31-32) buyurup, secdeyi de kulun Allah’a en yakın olduğu hâl olarak ifade etmiş. (Müslim, ‘Salât’ 215; Nesâî ‘Mevâkit’ 35). Bir başka hadisi şerifinde de Allah’ın, namaz sayesinde günahları sileceğini belirtmiştir. Örnekleri çoğaltmak mümkün, ancak ben kısa kesiyorum.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hac için giderken, her türlü dinî vazifelerimizi en iyi şekilde yerine getirmemiz için hediye ettiği ilmihâl kitapları bilgi noksanlığını gidermek için en mükemmel birer rehber. Hacca gidemeyen her Müslüman kitapçılarda bulunabilen ilmihâllerden edinmesi elzemdir. Bu arada, Diyanetin çeşitli kanallarda yayınlanan dinî programları RTÜK kanalıyla takip ederek, yanlışları doğruya tebdil etmesi yerinde olur. Böylece neyin yanlış, neyin doğru olduğunu öğrenip, hiç olmazsa namaz ibadeti gibi önemli bir görevimizi dosdoğru yerine getirme imkânını buluruz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri