Musul Meselesi Tarihi

.

Selçuk Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Durmuş Yılmaz kaleme aldığı “Musul Meselesi Tarihi” isimli eserinde, “Onbirinci yüzyıl ortalarında Tuğrul Bey’in ilk seferi sırasında Türklerle tanışan, Kuzey Irak Toprakları ve Musul Şehri, sonraki yıllarda Anadolu’nun kurulan Türk Devletleri için bir çeşit emniyet kapısı olmuş, Anadolu’nun güvenliği için her zaman birinci derecede önemli rol üstlenmiştir. Diğer taraftan, İslam’ın kutsal mekanları olan Mekke, Medine ve Kudüs şehirleriyle irtibatların temininde ve Müslümanların Hac yolunun güvenliği bakımından da taşıdığı önemle Kuzey Irak toprakları her zaman Türklerin gözdesi olmuş bir bölgedir” der.

Prof. Dr. Durmuş Yılmaz, Musul’u görmeyenler için de şöyle bir tesbit yapmaktadır:

“Selçuklu mimarı tarzında belirli özellikleri taşıyan Cami, Medrese ve Hanlarıyla Musul bugün dahi Anadolu şehirlerimizden Konya, Kayseri ve Sivas gibi Türk-İslam medeniyetinin şaheserlerini bünyesinde bulundurmakta ve bu haliyle kime ve nereye ait olduğu bugün dünyaya izah etmektedir.”

Prof. Dr. Durmuş Yılmaz’ın kaleme aldığı ve Çizgi Kitabevi tarafından yayınlanan “Musul Meselesi Tarihi” isimli eser tarihle ilgilenen kişiler için çok büyük bir kaynak eser olarak görmemiz gerekmektedir.

Musul Meselesi Tarihi’ni incelediğimiz zaman Musul’un nasıl ve ne zaman Türk hakimiyetine katıldığı gibi nasıl ve ne şekilde Türklerin elinden de çıktığını görmek mümkündür.

Musul’a İngiliz askerlerini sokmamak için kahramanca Musul Savunmasını yapan Ali İhsan (Sabis) Paşa durumu İstanbul’daki Sadrazam Ahmet İzzet Paşa’ya bildirmiş aldığı cevap ise hayretlere düşürmüştür.

Sadrazam Ahmet İzzet Paşa, şu cevabı göndermiştir:

“İngiliz Hükümeti isterse bütün memleketi barış zamanında da işgal edebilir. Çünkü karşı koyacak hiçbir kuvvetimiz yoktur.”

Ali İhsan Sabis Paşa’nın Musul’u vermeme arzusu da böylece gerçekleşememiş ve ordusunu geri çekmek zorunda kalmış Musul’u daha sonra da terk etmiştir. Ali İhsan Sabis Paşa’yı İngilizler zorla görevden aldırtmışlar ve İstanbul’a gelmesini sağlamışlar daha sonra da 2 Mart tarihinde tutuklanarak Malta zindanlarına sürgüne göndermişlerdir.

Tam bir Türk şehri olarak 402 yıl Osmanlı Devleti’nin Musul Vilayeti olarak kalan Musul’un Türk Milletinin elinden hileyle alındığını ifade eden Durmuş Yılmaz, “Lozan Konferansı’nda hür ve medeni dünyanın el birliği ederek Türkiye’den ayırdıkları Musul’un da Türkiye’ye ait bir vatan parçası olduğu tarihi, coğrafi, iktisadi, kültürel ve ırki bütün delillerle ispatlanmıştır. Fakat kabulü siyasi ve askeri güce bağlıdır. Zaten ayrılması ve işgali de böyle olmuştur”.

Musul Meselesi Tarihi isimli eseri Çizgi Kitabevi veya bütün kitapçılarda bulabilirsiniz.

----

Not: Konya’mızın yetiştirdiği şair Koray Ekener’i Musalla Mezarlığı’ndaki kabri başında 26 Haziran 2010 günü saat 13.30’da öğle namazından sonra anacağız. Ankara Yolu üzerindeki Musalla Mezarlığı ana giriş kapısında buluşup Koray Ekener’in kabri başına birlikte gidilecektir. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri