Mustafa Baykalı da Kaybettik

.

İyi niyetli, gayretli, idealist ve başarılı eğitimcilerimizden emekli öğretmen Mustafa Baykal'ı da kaybettik. Rahmetliyi, bayramın dördüncü günü ikindi güneşinin nurlu aydınlığında Sille sırtlarındaki mezarlıkta toprağa verdik. Merhum Baykal'ın hayatı, hep bayram sadeliği ve temizliği içerisinde geçtiği için son nefesini de bir bayram günü, mü'minlerin dua ve tekbirlerinin gönülleri kapladığı bir mübarek zamanda verdi. Allah rahmet eylesin.

Rahmetli Mustafa Baykal'ı, Konya İmam-Hatip Okulu’nun açıldığı yıllar öncesinde tanımıştım. 1950 yılında Konya İmam-Hatip Okulu açılmadan önce Dorlalı Nasır Efendide bir grup arkadaşımla Araçça okuyorduk. Bu arada bir çocuk hoca efendiye; ben de Araçça okumak istiyorum diye gelip gidiyor ve hocanın kabul edeceğini ümit ederek devamlı iki dizinin üstünde oturuyor ve bekliyordu. Hoca Efendi, kendisini çok küçük gördüğü için herhalde onunla uğraşmak ve talebeliğe kabul etmek istemiyordu. Fakat o çocuk, sevimli ve istekli haliyle talebeliğe kabul edilmesi için diretiyor, inat ve ısrar ediyordu. Merhum Hoca Efendi aslında öyle tiplerden hoşlanır ve mücadeleci insanları severdi. Rahmetli Mustafa Baykal'ın Hoca Efendide o zaman Araçça okumaya başlayıp başlamadığını çok iyi hatırlamıyorum, ama bu çocuğun ilerde güzel hizmetlere vesile ve örnek olacak Mustafa Baykal olduğunu öğrenmiştim. Kendisini gördüğüm zaman bu olayı takdir ve gıpta ile hep hatırlardım. Nitekim bu çabanın semeresini gördü, sevilen ve saygı gösterilen bir eğitimci oldu, binlerce öğrenci yetiştirdi.

Konya İmam-Hatip Okulu mezunları içerisinde sempatik ve sevecen haliyle dikkat çeken ve herkesin saygısını kazanan Mustafa Baykal'la, Konya İmam-Hatip Okulu’nda veya Yüksek İslâm Enstitüsü’nde sınıf arkadaşlığım olmadı. Sonraları kendisini daha yakından tanıma fırsatını elde ettim. İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nü bitirdikten sonra bir müddet Gaziantep İmam-Hatip Okulu’nda öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Sonra Konya'ya geldi ve uzun süre Konya İmam-Hatip okulunda öğretmenlik yaptı. Öğretmenliğinin son yıllarını Karma Ortaokulu’nda geçirdi ve oradan da emekli oldu.

Sade bir hayatın, pürüzsüz bir düşüncenin, her an rahatlıkla hesabını verebileceği bir geçmişin ve tertemiz bir ahlâkın sahibi olan Baykal, emeklilik hayatını bu ölçüler ve alışkanlıklar içerisinde sürdürürken T. Diyanet Vakfı Konya'ya yüksek öğrenim gençliğine hizmet vermek amacıyla modern bir yurt binası yaptırdı ve hizmete açtı. Bu yurdun müdürlüğünü kabullenmesini kendisinden rica ettik, o da bizi kırmayarak talebimizi kabul etti. Aslında bu tip işlerden tamamen çekilmişti. Sağlığı da müsait değildi. Zamanını çok iyi bilmemekle beraber kalbine pil takılmıştı. T. Diyanet Vakfının Konya'ya yurt açmaktaki niyetini çok iyi bildiği ve hizmette üniversite gençliğine yönelik olduğu için bu dâveti kabul etmek zorunda kaldı, Bir bakıma kurucu yurt müdürü olarak çok güzel hizmetlere vesile oldu ve kısa zamanda bu yurdu benzerleri arasında temiz bir mekân ve örnek bir kurum haline getirdi. Mahalli kuruluşlarla iş birliği yaparak kısa zamanda yurdun bahçesini ağaçlandırdı ve geniş bir alanın çevresini çamlarla donattı. Yaş sebebiyle yurt müdürlüğünden belki de istemeyerek emekli oldu. O yıllarda ben de T. Diyanet Vakfı Mütevelli Heyeti başkanı olduğum için kendisiyle çok yakın işbirliğimiz oldu. Merhum Mustafa Baykal iyi bir idareci ve eğitimci olduğu gibi aynı zamanda zengin bir gönül adamı ve hal ehli idi de. İnancının gereğini yerine getiren ve prensiplerini yaşayan bir insandı.

Rahmetlinin en büyük özelliklerinden birisi de arkadaşlarına hizmet etmek ve yardımcı olmaktan büyük zevk almasıydı. İddiasız ve gösterişsiz, mesai arkadaşlarını üzmemek ve kırmamak için gayret gösteren bir hizmet adamı idi. Öğrencileri, arkadaşları ve çevresi gibi, kendisini çok iyi bildikleri, hizmet aşkına ve samimiyetine inandıkları için O'nun eğitim karakterine bürünmeye ve hizmet düşüncesini benimsemeye ve prensiplerini uygulamaya özen gösterirlerdi. Arkadaş toplantılarında ve gezilerinde Mustafa Baykal, her türlü hizmete katlanır ve arkadaşlarına keyifle ve zevkle yardımcı olurdu. Merhum Baykal Hocanın bulunmadığı toplantılar veya seyahatler eksik geçerdi.

Bizim her ayın ilk cumartesi günü Konya İmam-Hatip Okulu 1.2.3. devre mezunlarının Türk Anadolu Vakfı’nda toplantıları olur ve bu toplantılar devam da ediyor. Rahmetli Baykal bu toplantılara mutlaka katılırdı. Her toplantıya bir hatim okur gelir ve ömrüm olduğu sürece bu toplantılara hep bir hatim okumuş olarak katılacağım derdi. Ve bu toplantılara katıldığı süre de öyle yaptı. Bunu yazarken içindeki samimi gayret ve Kur'an-ı Kerim aşkı, mahcup yüzünde tatlı bir tebessümle kendini belli ederdi haline işaret etmek istiyorum. Kur'an-ı Kerimle dostluğunun şahidi biz arkadaşlarıyız.

Dikkatimi çeken çok iyi halinin yanında bir iyi hali de epey zamandır rahatsız olmasına rağmen Teravih namazını Kapı Camisinde hatimle kılması idi. Örnek bir aile reisiydi. Kendi çocuklarının üzerinde titrediği gibi, bütün talebelerinin üzerinde titrer ve onlardan sevgi ve şefkatini esirgemezdi. Benim alelacele kaleme aldığım bu yazım onu anlatmakta yetersiz kalır. Kendisini yakından tanıyanlar rahmetli Baykal'ın nasıl bir kıymet olduğunu çok iyi bilirler. Eğitimciliğinin yanı sıra birçok meziyet ve kabiliyetiyle yeri doldurulamayacak bir kardeşimizdi. Ben daha ziyade bu yazıyı yakınlarına ve sevenlerine baş sağlığı ve sabırlar dilemek için yazmış bulunuyorum. Kendisine Allah'tan bol bol rahmet dilerim, hepimizin başı sağ olsun.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (3)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri