Konya Aydınlar Ocağı tarafından düzenlenen “Tanzimat’tan Günümüze Açılım Politikaları” konulu konferansta konuşan Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, “Herkese açılım var. Ama Türklere yok” dedi. Konevi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansta Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü’nün selamlama konuşmasından sonra kürsüye gelen Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, açılımın “Müslümanlık nedir?” üzerine yapmamız gerektiğini ifade ederek “Türkiye’de büyük açılımı din de demektir? İslâm ne demektir? Bunun üzerine yapmalıyız” dedi. Tanzimat ve Islahat fermanlarının bir açılım olduğunu, Yeniçeri Ocağı’nın 1826’da kaldırılmasının da bir açılım olduğunu belirten Prof. Dr. Halaçoğlu, dengesiz ve gelecekte ne olacağı belli olmayan hareketlerin devletler için ciddi tehlike oluşturduğuna işaret ederek Batılı devletlerin 100 senelik plan ve program dâhilinde çalışma gösterdiğini, devlet yönetiminde de sürekliliğin esas olduğunu söyledi. Prof. Dr. Halaçoğlu, Yeniçeri Ocağı’nın Vaka-ı Hayriye’den sayılmasıyla birlikte yerine Osmanlı’da Redif Askerleri’nin oluşturulduğunu fakat, bunun devamlı olmadığını söyledi. 1839’daki Tanzimat açılımıyla birlikte devletin bugün kozmik oda olarak adlandırıldığı Tercüme Odası’nın Rumlar ile Ermeniler eline geçerek bütün devlet sırlarının meydana döküldüğünü ifade etti.
Reform hareketleri, modernleşme ve açılım politikalarıyla birlikte Osmanlı’da Abdulaziz’le birlikte büyük bir zevk-ü sefa döneminin başladığını, ahlâksızlık (gulamparelik) ve rüşvetin alabildiğine yaygınlaştığını, dışarıya borçlanmayla birlikte yönetime dışarıdan müdahalelerin başladığını kaydeden Prof. Halaçoğlu, Kıbrıs açılımı ve Kürt açılımıyla ilgili ilginç açıklamalar yaptı. Kıbrıs açılımıyla ilgili Yugoslavya ve Balkanlar örneğini verin Halaçoğlu, “Yugoslavya’da ayrışma isteyenler, Kıbrıs’ta neden birleşme istiyorlar? Batılı yedi düvel Çanakkale’ye niçin geldiler? İzmir’e neden çıktılar” diye sordu. Kürt açılımıyla ilgili olarak da şöyle konuştu: “Bütün Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Kürt’müş gibi havaya girildi. Acaba Türkiye’de ne kadar Kürt var? Biliniyor mu? İsterseniz Kürt olmayan PKK’dan başlayayım. PKK yüzde 80 itibariyle Ermeni. Şu an Urfa’da yaşayan insanların yüzde 90’ı Türkmen. Mindergi Fırat’ın Dışlavlar aşireti Türkmen. Ahmet Türk’ün aşireti İzollar Avşar. Hakkari milletvekili olan Zeydanlar Liva boyundan. Peki bunlarla ilgili bir çalışma yaptınız mı? Ve açılımda ne yapacaksınız? Eğer demokratik haklarını vereceğiz diyorsanız. O zaman demokrasi belli bir gruba verilen haklar değildir. Hangi ırktan, soydan, dinden olursa olsun. Ülkede yaşayan herkes aynı hukuka tabidir. Etnik kimliğine hiç bakılmadan hukuk herkese eşit uygulanmak zorundadır. Herkese açılım var. Ama Türklere yok.”
Müslümanların aklını kullanmadıklarını, fakat Cenab-ı Hakk’ın Kur’an’da 267 ayetinde akletmemizi emrettiğini hatırlatan Yusuf Halaçoğlu, Türkiye’de yaşanan en büyük problemin cehalet olduğuna işaret ederek şöyle devam etti: “Belki en büyük açılımı din ne demektir? İslâm ne demektir? Bunun üzerine yapmalıyız. Hıristiyan ne demektir? Budizm ne demektir? Yahudilik ne demektir? Yani İslâm felsefesi dediğimiz bir konuyu, dinin ne olduğunu din felsefesini ortaya koymalıyız. Başımıza gelen belalar, musibetler bunların hepsi bir şekilde bizim kendi cehaletimizden, kendi beynimizi kullanamamaktan ve kendi değerlerimizi ve tecrübelerimizi günümüze aktaramamaktan gelmektedir. Aslında Amerika’nın da yaptıkları, Amerika’ya diğer ülkelerin yaptıkları, Avrupalıların yaptıklarının hiçbir değeri yoktur. Dolayısıyla açılımlar yapılabilir. Açılımlar iyi şeylerdir. Fakat neyin açılımını yapacağınızı iyi karalaştırmanız gerekiyor.”