Müslümanların Yapması Gerekenler

Müslümanların Yapması Gerekenler

Önceki yazımızda Müslümanlar “Kuran’dan çıkarılan algoritmayı merkeze alarak, yeniden Kuran’a algoritmik yaklaşmalıdırlar” demiştik.

Ancak böylelikle “günümüzdeki İslam ülkelerinin firavun gibi adamlar tarafından yönetilmesinden, daha doğrusu putperest firavun düzeninin eğitiminden, ancak böyle koruna biliriz.” Diyerek son vermiştik.
Kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Müslümanlar bu güne kadar Kuranı Kerime Mushaf sırası veya nazil oluş sırasına göre okumalarına rağmen hep yüzeysel olarak yaklaşmışlardır.
Özellikle Mübarek Ramazan Ayında camilerde günde birden fazla düzenlenen mukabele okumaları bu düşüncemizin en önemli ispatıdır.

Hangi düşünce içinde olurlarsa olsunlar veya hangi usulde okumuş olurlarsa olsunlar Kuranı Kerimi okumanın müstakil bir ibadet olduğu ve okuyanların sevap kazanacaklarına inanıyoruz.
Yeni yetme zamane müftülerinin(!) sözlerine aldırmadan Kuranı Kerim hatim ve okumalarında yapılan dua ve bağışların da ilgililere faydasının ulaşacağına da inanıyoruz. Ama bir şeye daha inanıyoruz.

Kur'an-ı Kerim ayetleri okunduktan sonra son zamanlarda Sahih Hadis ve Sahih Sünnet düşmanlıkları ile öne çıkan kişiler ile sadece para kazanmak veya meşhur olmak için yazılan mealleri ayrık tutarak diğer meallerden özellikle de tefsirlerden manalarının da okunmasının faydalı olacağına inanıyoruz.

Hatta Kur'an-ı Kerim ayetlerinin manasını tefsirlerden okumanın Konya’mızın tabiriyle dondurmalı fıstıklı baklava gibi güzel ve tad verici olacağına da inanıyoruz.
Çünkü Müslümanlar Kuranı Kerimi mushaf sırasıyla okurlarsa kendilerinin ve toplumumuz için en öncelikli özelliğin kulluk ve ibadet olduğunu anlayacaklardır.
Tevkifi bir işaretle Kuranı Kerim sıralamasında ilk sırada olan ve İslam medeniyetinin temeli olan Fatiha Suresindeki 7 ilkeyi doğru anlayan Müslümanlar Kuranı Kerimi mushaf sırasıyla okuduklarında kendilerinden bile önce yani en başta İslam Medeniyeti yanında İslam ilim ve irfan sürecini de korumuş olacaklardır.

Kur'an-ı Kerimi okumak ve anlamak bir süreçtir ve süreç doğru başlar ve doğru devam ederse sonuç mutlaka hayırlara vesile olur.
Eğer Müslümanlar Kuran Kerimi Sahabe efendilerimizden(ra) gelen haberlerle bazı İslam âlimlerinin ifadelerine göre tertip edilmiş olan iniş yani nüzul sırasına göre okuduklarında ise umulur ki Mekke ve Medine dönemini daha iyi anlamak gibi bir gaye gütmüş olurlar.

İslam’ın Mekke döneminde inen ayetleri okudukça düşünceleri değişir, putlar devrilir, Medine dönemindeki ayetleri okudukça da İslami toplum modeli olan Medine İslam toplumunun nüvesini kendi bünyelerinde kurmuş olurlar.

İster Mushaf sırası ile isterse de nüzul sırasına göre okunmuş olsun ayeti kerimeler Müslümanların bilincinde Medine İslam Toplumunun nasıl oluşturulduğunun ipuçlarını verecektir.
Böylelikle de, devlet ve hükümetin nasıl tesis edileceği, İslam alış veriş borsasının nasıl kurulabileceğini, kendi finans sisteminin uluslararası çok uluslu sisteme entegre olmadan ve faizi ortadan kaldıracak şekilde nasıl işler hale getirilebileceğini yolu açılmış olacaktır.

FARKINDA MIYIZ?

Kur'an ayında Kuranı Kerim okumalarında gözden kaçırmamamız gereken bir önemli hususta; Peygamberimiz Hz. Muhammed’in(sav) seçilmiş ve övülmüş sahabelerinin uygulamalarının bizim için bağlayıcı olduğu hususudur.

Hz. Peygamberimiz(sav) bu hususu “ kendi sahabelerinin(ra) birer yıldız olduğunu ve hangisi takip edilecek olursa olsun yine de yolun bulunabileceğini” ifade etmiştir.

Bunun içinde her Müslümanın evini mutlaka Darul Erkam yapması gerektiğini, günlük ve haftalık toplantılar için yardımlaşma ve dayanışmanın öncelikli olduğunu unutmadan günümüzde çokça görülen havanda su döğmek ve ego yarıştırmaktan öteye gitmeyen toplantılardan kaçınmaları gerekmektedir.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri