Müslümanın Kur'an Algoritması

Müslümanın Kur'an Algoritması

Bugünkü bilgisayar programcılığı ve mühendisliğin temeli El Harezmî’ nin(rha) Kur'an’dan çıkardığı algoritma olduğunu ya bilmeyiz ya da söylemek istemeyiz.

Çünkü yaklaşık 500 yıldır Müslümanlar batı akılcılığı ve teknolojisi karşısında ki hezimeti ile kapıldıkları aşağılık duygusunu atamamalarından kaynaklanan bir ruh halindeler..

El Harezmî’ nin(rha) Kur'an'ı Kerim'deki Mekki ve Medeni ayetlerinden ulaştığı “neyi önce neyi sonra yapacaksın?“ sorusundan yola çıkarak bulduğu sistem ilk algoritma olarak kabul edilir.

500 yıldır yaşanan bu sorunun çözümü Müslümanların kendi ellerinde olmasına rağmen bir türlü aşamadıkları çelişkileri, sorunları, açmazları nın sonucu 20 yüzyılda geçmişe oranla yaşanan büyük kayıplar ve yıkımlar daha büyük olmaktadır.

100 yılı aşkın zamandır Avrupa karşısındaki yenilgi ve aşağılık duygusundan kurtulmak amacıyla kurtarıcı olarak devlet olarak transfer edilen laikliğin de çözüm olmadığını göre insanlar İslamcılık adı altında aynen laiklik gibi yabancı bir düşünceye sarılmışlardır.

Müslümanlar arasındaki laikliğin Türkiye'ye Fransa'dan ve cumhuriyetin ilk yıllarında tek parti iktidarı eliyle sayesinde geldiği düşüncesi nasıl yanlış ise, İslamcılık düşüncesinin de Osmanlıdan kalan bir düşünce olduğu iddiası aynı şekilde yanlıştır.

Laiklik anlayışı da İslamcılık düşüncesi de ilk defa geleneksel İslam’ı savunuyorum diyen insanlar eliyle tesis edilmiştir.

Bugünkü anlamıyla İslâmcılık, Batı medeniyeti karşısında Osmanlı Devleti'ndeki yenileşme, güçlenme ve İslâm'a yapılan itiraz ve hücumlara cevap verme söyleminin genel adı olarak kabul edilmiş bir hareket olarak II. Meşrutiyetten sonra vücut bulmuş bir harekettir.

Cemaleddin Efgânî ve Muhammed Abduh ile Tunuslu Hayreddin Paşa, Emir Şekip Arslan’ın öncülüğü ile başladığı iddia edilen harekete Said Halim Paşa, Bediüzzaman Said Nursi, Eşref Edib ve Mehmet Âkif gibi dönemin fikir ve siyaset adamlarının da öncü kabul edilmesi bu hareketi asla yerli yapmamaktadır.

Hangi dönemde olursa olsun İslam’ı hayata hâkim kılmak isteyenlerin en büyük eksiklikleri eğitimde Kur'an'ı ve Sahih Sünnete uygun bir sistem kuramamış olmalarıdır.

Mesela eskiden medreselerde dini ilimlerin yanında matematik, Fizik, Kimya, Tefsir ve Siyer öğretimin yanında edebiyat ve coğrafya konularda da eğitim verilmekteyken neden terk edildi açıklayan bir sözde öncü İslamcı yoktur.

Bugün de İslamcılık adı altında Kur'an merkezli düşünceyi savunanlarında aynı eğitim problemini çözecek bir önerilerinin olmadığını görmekteyiz.

Çünkü hepimizin en büyük sorunu Kur'an’a yaklaşım sorunudur.

İster okul ister medrese deyin hangi eğitim kurumunda olursa olsun hem dini hem fenni ders görerek önünde yaşayacağı yıllara dönük olarak hayata dair tüm bilgilerin birlikte öğretilmesini kabul edemiyoruz.

Dini ilimlerde ihtisaslaşma alanı olarak bilinen ilahiyatların cemaatlerin medreselerinde verilen Kur'an ilimlerini, medreselerde eğitim görenlerinde ilahiyatlardaki eğitimi kabul edememelerinin altında bu düşünce yatmaktadır.

Buna bir de son yıllarda kendilerine alan açma iddiasıyla adına Kur'an Merkezli cemaatler denilen grupların kendilerine hedef olarak hem ilahiyat hem de medrese Müslümanlarını ve cemaatlerini hedef almalarını ilave edersek çıkmazı büyüklüğü daha netleşmiş olacaktır.

Ya da kısaca ifade etmek gerekirse asıl derdimiz: El Harezmî (rha) tarafından belirlenen “neyi önce neyi sonra yapacaksın?“ anlayışına hala ulaşamamamızdır.

FARKINDA MIYIZ?

Mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun tüm Müslümanlar kesinlikle Kuran’a yaklaşımları konusuna özellikle de Kuran’ın Mekki ve Medeni ayetlerinde verilen mesajlara yeniden kafa yormak zorundadırlar.

Ya da yeni nesil ifadelerle Kuran’dan çıkarılan algoritmayı merkeze alarak, yeniden Kuran’a algoritmik yaklaşmalıdırlar.

Ancak böylelikle günümüzdeki İslam ülkelerinin firavun gibi adamlar tarafından yönetilmesinden, daha doğrusu putperest firavun düzeninin eğitiminden, ancak böyle koruna biliriz.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri