Müslüman’ın Kimliği

Bayram Miroğlu

Onlar, namazlarına devam eden kimselerdir. Onlar, mallarında; isteyenler ve (isteyemeyip) mahrum kalanlar için belli bir hak bulunan kimselerdir. Onlar, ceza gününü tasdik eden kimselerdir. Onlar, Rablerinin azabından korkan kimselerdir. Çünkü, Rablerinin azabından emin olunamaz. Onlar, mahrem yerlerini koruyan kimselerdir. Ancak eşleri yahut sahip oldukları cariyeleri başka. Çünkü onlar (eşleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar. Kim bunun ötesini isterse, işte onlar sınırı aşan kimselerdir. Onlar, emanetlerini ve verdikleri sözü gözeten kimselerdir. Onlar, şahitliklerini dosdoğru yapan kimselerdir. Onlar, namazlarını titizlikle koruyan kimselerdir. İşte onlar cennetlerde ikram göreceklerdir.( Me’âric Suresi23- 35)

 

Doğumundan itibaren her insana bir kimlik verilmektedir, bu kimlik insanı tanımlayan ve ona ait özellikleri kapsayan bir belgedir. Peki, Müslüman’ın kimliği nasıl olmalıdır?

Müslüman kimdir? Sorusuna birçok cevap verilebilmektedir aslında. Ama Kur’an nasıl tanım yapmıştır gelin hep birlikte görmeye çalışalım. Müslüman; namazına devam edip onu koruyan, ceza gününü hak olarak bilip tasdik eden, bu günün geleceğini yakîn olarak bildiği için kendisini bu güne hazırlayan, mahrem yerlerini gerçek manasıyla koruyan, içi ve dışı bir olarak, örtünmenin Rabbinin bir emri olduğunu bilerek, inanarak ve yaşayarak mahreme bürünen, emanete ve verdiği söze emanet bilinciyle sahip çıkan, şahitliğini dosdoğru yapan, doğruluğu özünde ve sözünde taşıyan kimseleri Rabbimiz Müslümanın vasıflarında olması gerekenler olarak zikretmiştir. Bu kimliği ölünceye kadar muhafaza eden kimselerin mükâfatının ise cennet olduğu müjdesini vermiştir.

Kimlik, insanın özünü ve kişiliğini yansıtır. Kişi rabbinin emir ve yasaklarına uyduğu zaman olgun bir mü’min kimliğine bürünür. Bu vasfını koruduğu müddetçe istikamet üzerinde olmaya devam eder. Bu vasfı yitiren kimse ise kimliği olmayan kimsenin durumu gibi yabancılaşmaya mahkûm olur. Kimlik arayışı içerisinde bocalayıp durur. Bu ise onu hata ve isyan çukuruna itecektir ki bu da onu şeytanın ve nefsin oyuncağına çeviriverir. Baktığımız zaman kimlik bunalımı diye de tarif edebileceğimiz bu tip insanlar, mutluluğu ve huzuru şeytani çağrının bir tezahürü olan şeylerde arama gayreti içerisindedir. Hâlbuki istikamet bellidir. Huzurun ve ebedi saadetin yolu çizilmiştir. Önemli olan bu vasfı taşıyan bir Müslüman olarak bu kimliğe bürünmektir. Gerçek kimliğe bürünen Müslümanlardan olmayı Rabbim nasip eylesin.

Selam, dua ve muhabbetlerimle…

 

Bayram MİOĞLU