‘Muhasebecilik tek dil olacak’

Küreselleşen dünyada muhasebeciliğin önemli bir meslek haline geldiğini ifade eden KSMMMO Başkanı İsmail Turan, bundan sonra şirketlerin uluslararası işlemlerinde tek dil muhasebe kullanacağını kaydet
İsmail Turan kimdir?
1962 Konya doğumlu. İlkokul, ortaokul ve liseyi Konya’da okudu. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunudur. 1986 yılından itibaren müşavirlik bürosu işletiyor. 1996 yılında Konya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (KSMMMO) Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi. 1996–1998 Yılları arasında Başkan Yardımcılığı, 1998-2010 yılları arasında Oda Sekreterliği ve halen Konya SMMM Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmektedir. Meslekle ilgili birçok seminer, sempozyum ve eğitime katıldı. Oda kurullarında aldığı görevlerde Mesleki Gelişim ve Eğitim için projeler üretti. Evli ve üç çocuk babasıdır.
SUNUŞ:
Günümüz küreselleşen dünya içerisinde şirketler bulundukları konumdan çıkıp onlarca ülkeyle ticari faaliyete girdi. Bu durum özellikle muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleklerini tekrar gündeme getirdi. Eskiden herkesin yapabileceği muhasebecilik gelişen yapı içerisinde sadece lisans mezunlarının yapabileceği bir iş alanı oldu. Son yıllarda çıkan yeni mevzuatlarla birlikte meslek mensupları eskiye göre işlerini daha rahat yapmaya başladı. Muhasebecilik mesleğinin dünü bugünü ve geleceğini Konya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (KSMMMO) Başkanı İsmail Turan ile konuştuk. Küreselleşen dünyada ticari firmaların dünyayla entegre olmaya başladığını, bu kapsamda müşavirlik mesleğinin, yöneticilik mesleğinin daha fazla ağırlık kazandığını belirten İsmail Turan, önümüzdeki yıllarda uluslararası denetim UFRS ile dünyadaki bütün şirketlerin işlemlerini tek dil, muhasebe üzerinden gerçekleştireceğini kaydetti. Mavi Tünelden suların gelmesiyle birlikte ekonominin tarım alanında müthiş bir canlılık kazanacağını aktaran Turan, bu durumun tarım muhasebesini gündeme getireceğini, onun için tarım muhasebesi alanında eğitim seminerleri düzenleyeceklerini aktardı. Mesleklerini icra ederken eskiye göre bürokratik işlemlerin daha da azaldığını dile getiren Turan, “Bunun nedeni Vergi Dairesi Başkanlığı ve SGK ile yapılan karşılıklı diyalogdur. Konuştuğumuz zaman çözülemeyecek hiçbir problem yoktur” dedi. En önemli sorunlarının başında tahsilat geldiğini anlatan Turan, mükelleflerin genellikle muhasebecinin ücretini ödemekte geciktiğini dile getirdi.
ARA SÖZ: 
“Muhasebe firmada en önemli birimdir. Çünkü muhasebe bir firmanın beynidir. Bugün yanlış yapılan bir muhasebe o firmanın batmasına sebep olur”
* Turan Bey, uzun yıllardır mesleğinizin içindesiniz. Geçmiş yıllara göre muhasebeciliğin Türkiye’de geleceğini nasıl görüyorsunuz?
      – Mesleğimiz Türkiye’de olmazsa olmazlardan. Çünkü Türkiye’nin tek gelir kaynağı vergi, vergi olduğu sürece de müşavirlik olmak zorunda. Tabii bundan sonraki süreçte küreselleşen dünyada ticari firmalar dünyayla entegre olmaya başladı. Bundan dolayı da müşavirlik mesleği, yöneticilik mesleği daha fazla ağırlık kazanmaya başladı. Önümüzdeki yıllarda uluslar arası denetim UFRS ile dünyadaki bütün şirketler tek dil, muhasebe konuşacaklar. Geçtiğimiz ay Malezya’daki dünya muhasebe kongresine katıldım. Buradan çıkan sonuca göre artık ticari firmalar tamamen tek dilli finansal raporlama yapacak, bu hayata geçtiği zaman mesleğimizin önü daha da açılıyor. Türk Ticaret Kanunu’nun yasallaşmasından sonra deneticilik mesleği daha fazla gündeme geldi. 2012 yılından sonra mali müşavirlik mesleği zirve yapmış olacak. Şuanda meslek arkadaşlarımızı çok yoğun bir gündemle çalışıyorlar. Çünkü muhasebe bir firmanın beynidir. Bugün yanlış yapılan bir muhasebe o firmanın batmasına sebep olur. Meslektaşlarımız deneticilik unvanı aldıktan sonra gelirlerinde bir kat daha artış olacaktır. Bundan dolayı mesleğimize müthiş ilgi olmaya başladı. Bu nedenle müthiş bir eğitim çalışmalarına girdik. Türkiye’nin en gözde uzmanlarını getiriyoruz. Bizim meslek arkadaşlarımız ilk ağızdan edindikleri bilgilerle hem Konya’daki mükelleflere daha yararlı olmaya çalışıyoruz hem de ekonomiye katkı sağlıyorlar. Üyelerimize hizmet ederken aynı zamanda gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerle Konya ekonomisine de katkı sağlıyoruz. 2009 yılında gerçekleştirdiğimiz uluslar arası konferans Türkiye’de mesleki anlamda ilk yapılan uluslar arası kongreydi. Yerle ve yabancı 500’e yakın misafir geldi. 3 gün burada kaldılar bu ekonomiye müthiş bir katkıdır. 3 ayda bir yeminli mali müşavirlik kursu açıyoruz. Türkiye’de kurs açan 2–3 odadan biriyiz. Bu kurslara Konya dışından katılanlar da var. 45 gün burada ikamet ediyorlar. SPK Lisanslama Sınavları da yeni bir iş alanı. Bu sadece bizim meslekle ilgili değil, inşan mühendisleri, haritacılar gibi sektörlere de eğitim veriyoruz. Bu sınavlar Ankara’da olurken Konya’da da sınav yapılmasını sağladık. Bine yakın sınava giren vardı. Buradan da 500 bin TL gibi Konya ekonomisine katık sağladık.
* Mesleğinizle ilgili yeni iş alanları var mı, varsa bu iş alanlarıyla ilgili çalışmalarınız neler?
      – Mavi Tünelden suların gelmesiyle birlikte ekonomi tarım alanında müthiş bir canlılık kazanacaktır. 100 bin kişilik bir istihdam alanı oluşacak. Tarımla ilgili gerçekleştirilecek yatırımlar, meslektaşlarımız için yeni iş alanları oluşturacak. Seracılıkla birlikte yılda iki sefer mahsul alma gündeme gelecek. Şuanda tarım yatırımı yapmak isteyenler Konya’yı tercih ediyor. Bunun yanında tarıma bağlı sanayi üretimi de artacak. Bu kapsamda tarım muhasebesiyle ilgili eğitimlerimize başlıyoruz. Konya’da Avrupa Birliği hibe desteği kapsamında hayvancılıkla ilgili birçok proje hazırlandı. Bu mesleğimizle ilgili ciddi bir alan oluşturuyor. Bu noktalarda meslektaşlarımıza eğitim seminerleriyle bilgi vereceğiz.
“EN ÖNEMLİ SORUNUMUZUN BAŞINDA TAHSİLAT GELİYOR”
* Günlük hayatınızda mesleğinizi icra ederken ne tür zorluklarla karşılaşıyorsunuz? Mükelleflerle ilişkileriniz nasıl?
      – Sorunlarımızla ilgili Vergi Dairse Başkanımızla sürekli istişare toplantıları yapıyoruz. Toplantılar kapsamında meslektaşlarımızın vergi dairesinde karşılaştığı sorunları minimum hale getirmeye çalışıyoruz. Eskiden çok fazla bürokratik sorun vardı. Vergi Dairesi Başkanı Sıtkı Aksöz’ün da gayretleriyle sorunlarımızın önemli bir bölümü çözüldü. Meslek mensubumuzun en büyük sıkıntısı Maliye Bakanlığı ben yaptım oldu mantığıyla bir yönetmeliği bugün çıkarıyor hem yarın uygulamaya koyuyor. Bu nedenle o kadar çok yük gelmeye başladı ki meslektaşlarımız yeri geliyor başlarını masa başından kaldıramıyorlar. Artık bütün bilgiler bizden elektronik ortamdan isteniyor. Vergi dairesinin yaptığı bütün işleri biz yapıyoruz. Eskiden tahakkuku onlar keserdi biz şimdi elektronik ortamda kesiyoruz. Vergi dairesinde bu uygulamalar neticesinde kâğıt tüketimi azalmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nda da aynı, işlemlerin çoğunu elektronik ortamda gerçekleştiriyoruz. Mükelleflerle sorunlarımız olsa da genellikle çözüme kavuşturuyoruz. Ama tabii sorunların önemli bir bölümünün nedeni mükelleflerden kaynaklanıyor. Faturalar geç gelmesi, bilgi verilmemesi gibi sorunlar oluyor. Fakat bundan sonra mükelleflerin bundan sonra buna çok dikkat etmesi gerekiyor. En küçük cezalar binler seviyesine çıktı. Meclis’te görülen yapılandırma kapsamında müthiş aflar var. Bu yapılandırmadan yararlanılması gerekiyor. En büyük sorunumuz tahsilât sorunu. Mükelleflerimizi vergisini, sigortasını ödüyor, muhasebeci biraz beklesin.
* Meclis’in gündeminde olan kamu borçlarıyla ilgili yapılandırmayı nasıl görüyorsunuz?
      – Dünyada yaşanan kriz mükelleflerimizin devlete olan borçlarını ertelemesine yol açtı. 2008 yılından itibaren böyle bir sıkıntı var. O borç olduğu sürece de vatandaşın devletle ilişkileri askıya alınıyor. Bankada para tutamıyor, ticaret yapamıyor. Onun için bu yapılandırma önemli bir fırsat, borcu olan herkesin faydalanabileceği bir şey. Araba borcu olan, trafik ceza borcu olanda bu sistemden yararlanacaktır. Tabii burada TEFE ve TÜFE uygulanıyor. Yani geçmiş borcun faizi siliniyor fakat borç bugünkü değerden hesaplanıyor.
“LİSANS MEZUNU OLMAYAN MESLEĞİMİZİ YAPAMAZ”
* Muhasebecilikle ilgili eskiden en büyük eleştiri herkesin bu işi yapabileceğiyle ilgili idi. Bu durum devam ediyor mu?
      – 2008 tarihinde çıkan 5786 sayılı yasa kapsamında lisans mezunu olmayan bizim mesleğimize giremiyor. Lisans mezunu olmadan muhasebecilik yapmak 1994’te sona erdi. 1994’ten önce ilkokul mezunu olanlarda muhasebecilik yapıyordu. Staja başlama sınavlarımız var, staj bittikten sonra yeterlilik sınavlarımız var. Biraz kademeli aşama, mesleğimize giriş zor ama bunun ilerisi stajyerler açısından hayırlı olacaktır. Ticaret Meslek Lisesinde muhasebecilik bölümünde teoriyle pratiği birleştirme yönünde bir eğitime gidiliyor. Son sınıfta okuyan öğrenciler 1 yıl boyunca haftanın üç günü pratik eğitim alarak alanlarında daha da başarılı oluyorlar. Bu sistem ise üniversitelerde yok. Şuanda üniversite verilen teorik eğitimle piyasa eğitimi arasında çok fark var. Öğrenci mezun olduktan sonra piyasaya adapte olmakta zorlanıyor. Onun için mesleğimize girişteki 3 yıllık staj dönemi meslektaşımızın piyasa adapte olmasını sağlıyor. Her şirketin belgeli mali müşaviri olmak zorunda. Onun alt kademesinde diploma aramıyor. Alt kademe yardımcı muhasebeci olarak görev yapmaktadır. Onların zaten belge ihtiyacı yok. Sadece muhasebe işlemini yürütüyorlar.
* Konya’da oda olarak 2 bine yakın üyeniz var. Üyeleriniz arasındaki denetimi nasıl sağlıyorsunuz?
      – Her şey elektronik ortamda olduğundan dolayı bir ara korsan muhasebecilik diye sistem vardı şuanda mükerrer 227’diyle birlikte vergi dairesinde belgesi olmayan mali müşavir şifre alamaz. Bu noktada disiplini sağladık. Diğer disiplinsizlik hareketler ise bize yansıyor. Hem vergi mükellef incelemelerinde hem de bizim denetimlerimize yansıyor. Meslek mensuplarımızın tamamı mesleklerini düzgünce idare etmeye çalışıyor. Yaptığımız etkinlikler meslek mensuplarını kaynaştırmış durumda. Ayda bir sefer de vergisel sohbet toplantıları yapıyoruz. Burada sorunlarımızı konuşuyoruz, mesleğimizle ilgili neler yapabiliriz onu konuşuyoruz. Bu toplantılarda meslektaşlarımız arasındaki ilişkileri daha da geliştiriyor. Meslek mensubumuzla ilgili bir şikâyet geldiği zamanda hemen değerlendiriyoruz ve şikâyeti yapan kişiye 15 gün içinde bilgi veriyoruz. 
“KONYA SANAYİSİ İSTENİLEN KONUMDA DEĞİL”
* Muhasebeciler olarak Konya sanayisini nasıl görüyorsunuz? Şuan ki durduğu konumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
      – Sanayimiz istenilen konumda değil. Konya’da 168 ülkeye ihracat var. Ancak bu Konya için yeterli değil. 848 milyon dolar ihracatı var Konya’nın. Yüzölçümü bakımından Türkiye’nin en büyük ili, nüfus bakımından 4. 5. ili ama ihracata bakıyorsun 15. ili. Burada bir tezatlık var. Bundan sonra sanayicimiz küreselleşen dünyada fuarları takip etmesi gerekiyor, yenilikleri görmesi gerekiyor, girişimcilik ruhunu canlandırması gerekiyor. Artık birçok ülkede vize de yok. Çantasını alacak, ülkeleri dolaşacak, özellikle Ortadoğu aç. Birçok yatırım iş adamlarını beklemekte. Müthiş pazarlar yakalanabilir. Pazarlama ağıyla yeni iş alanları, yeni işler sağlanabilinir. Bu arada diğer odalarımızı da takip ediyoruz. Güzel çalışmalar yapıyorlar. Diğer odalardan da gözlemlediğimiz kadarıyla sanayicilerimiz biraz daha ihracat noktasına ağırlık vermelidir. Mali müşavirler olarak mükellefi yeri geldiği zaman yatırımlar konusunda yönlendiriyoruz çünkü biz projeleri vergisel boyutlarıyla ortaya koyuyoruz. Çünkü bazı ticari hareketlerde vergi unutuluyor. Bu bedel sonradan çıkıyor, bu durumun sonucu ise çok ağır oluyor.
* 2011 hedefleriniz neler, yeni dönemde ne gibi projeleriniz var?
2011’de denetim projelerimiz ağırlık olarak ön safada olacak. Bununla ilgili eğitimlere başlayacağız. Tarım muhasebesi, SPK Lisanslama ve mevzuat değişikliğine göre güncelleme eğitim programlarımızı hazırladık. Stajyerlimize yönelik stajyer yeterlilik kurslarımız, Yemenli müşavirlik kurslarımız devam ediyor. Ama en büyük hedefimiz 2011 yılında tarımla ilgili olacak. Yapılacak yatırımların ne derece katkı sağlayacağı, firmalara nasıl fayda sağlayacağı noktasında muhasebe sistemiyle ilgili eğitim projelerimiz ağırlık kazanacak. Anadolu odaları seminerini yapacağı Antalya’da. Bu yıl 11 toplantıyı gerçekleştireceğiz. Bu ulusal anlamda yapılan bir eğitim programı. Buna da 40 yakın ilden 500’e yakın kişi katılıyor. Geçtiğimiz yıl müthiş bir katkı sağladık. Bu tür programlarla 2011’de de çalışmalarımıza devam edeceğiz.
“ÖN MUHASEBE ELEMAN SIKINTIMIZ VAR”
* Eleman istihdamı noktasında çalışmalarınız ne yönde? Bu noktada AB hibelerinden yararlanıyor musunuz?
      – Projelerimiz devam ediyor. MEVKA’ya Eleman Yetiştirme Projesi verdik. 100 yakın gencimizi bu iş âlemine yetiştireceğiz. İŞKUR’la çalışmamız var. Orada da 50’ye yakın gencimizi alacağız, yetiştireceğiz. Ön muhasebede hakikaten sıkıntılarımız var. Ara eleman bulamayan çok sayıda firma var. Mali müşavirlerimizin biri finans işlerini yapıyor, biri tahsilâta bakıyor kimi fatura işine bakıyor. Bundan dolayı eleman ihtiyacı artıyor. Ara eleman sıkıntımızı da gerek MEVKA’ya sunduğumuz proje kapsamında gerekse İŞKUR’la yaptığımız görüşmeler kapsamında gidermek istiyoruz. Projelerle birlikte 1 yıl içinde kursiyerler yetişip işe başlayacak. Avrupa Birliği hibe programlarından yararlandık. Bu hibelerle üyelerimizi uluslararası standartlarda eğitim verdik. 20’ye yakın meslek mensubumuzu İngiltere’ye gönderdik. Konya’ya AB hibe programı kapsamında 10 bin kişilik kongre merkezi yapmak istiyoruz. Böyle bir yapının yapılmasıyla Konya kongre merkezi olur. 5 bin kişi gelse bir gün kalsalar Konya ekonomisine 5 milyon TL’lik gelirdir. 2011–2013 Türkiye Muhasebe Kongresine talip oluyorum. 3 bin kişi Konya’ya gelecek. 3 günde Konya’nın cebine 9 milyon TL para girecek.
* Turan Bey, mesleğinizle ilgili açıklamalarınız için çok teşekkür ediyorum. Son olarak neler söylemek istersiniz?
      – Muhasebecilik mükellefin vergi ve sosyal güvenlik kurumu ile olan gelir gider bilânço finansal tabloları düzenleyen kişidir. Muhasebe bir firmanın beynidir. Bugün yanlış yapılan bir muhasebe o firmanın batmasına sebep olur. Çünkü muhasebe yapıldığında bugün bitmiyor. 5 yıla kadar sorumluluğu var. Onun için muhasebe firmada en önemli birimdir. Çok sayıda çıkan mevzuat içinde meslektaşlarımız yoğun şekilde çalışıyor. Meslek mensubumuz mükellef cezai müeyyideye uğramasın diye en ince ayrıntısına kadar takip ederek, görevlerini yapıyor. Mükelleflerimizden de meslek mensubumuzun hakkı olan ödemelerini yapmalarını istiyoruz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Röportaj Haberleri