Muhacir

Muhacir

Hicret; Allah'ın emri ve övdüğü bir durumdur. Allah'ın emri deyince; duruma göre şartların oluşmasına bağlı olarak uygulanması gerekli bir durumdur. Evet Allah'ın övdüğü ve Rasulullah (sav) in bizzat kendisinin uyguladığı, yaşadığı bir olaydır. Hicret eden kişiye de muhacir denilir. Hicretin önemi, fazileti, içerdiği derin anlam üzerinde durmayacağım. Zaten bu haftaki Cuma hutbesinde yeterince ve güzelce anlatılmıştır. Ben bugün esas bu işi hicreti gerçekleştiren/gerçekleştirme cesaretine sahip olan muhacir kişi ve kişilerden bahsedeceğim

Müddessir suresinin 5. ayetinde Cenab-ı Allah Rasulullah (sav)’e hitaben: “verrücze fehcür" “ricz” den “pisliklerden, putlardan hicret et!” Bir önceki 4. ayette de “ve siyabeke fe tahhir” “Üzerindeki, eteğindeki pisliklerden temizlen, elbiseni temiz tut, buyuruyor.

Biz biliyoruz ki Rasulullah (sav) 610 yılından önce de, anasından doğduğu günden beri tertemiz biriydi. Ama Cenabı Allah Rasulullah (sav)’in şahsında bizleri uyarıyor. Bu emrin en birinci muhatabı Allah resulü (sav)’i kabul etsek yani; “Ey Muhammed akrabalık gibi, Örf adet gibi, bağımlı olduğun kuru boş değerler gibi, Eteğinde bulunan gayri dini, ayrı İslami birikimlerden kurtul, temizlen! Bagajını temiz tut, demektir.

Ancak bize gelince iş çok önemli. Elbisemiz, eteğimiz, beynimiz, kalbimiz pisliklerle dolu. En büyük pislik de Bakara Suresi’nin 165. ayetinin belirttiği: Allah'tan başka şeyleri “Ke hubbillah” “Allah'ı sever gibi sevmek,”tir. Yani ne demek? Putumuza, bizim Firavunumuza zarar gelmesin diye her türlü günaha kılıf uydurmak. Mesela ben adama: “Zina var.” Diyorum. Adam bana: "Vardır bir sebebi,” diyor. Yeter ki, Firavunumuz çok yaşasın, ben cehennemde yanayım diyor. Hele-hele her türlü fuhşu, pisliği yapan sahte şeyhlere inanıp da fuhşu bile keramet sayan zındıkları hiç saymıyorum bile, zaten.

Herkes hicret edemez. Her kişi muhacir olamaz. Muhacir olabilmenin birinci şartı: “Allah'ı daha şiddetli sevmektir. (Bakara:166)” Allah'a hicret etmektir. Rasulullah (sav)’e ve onun sünnetine bağlı kalmaktır. Zaten fiziki/coğrafi olarak Mekke şehrinden hicret edemeyen korkak, tembel insanlara Allah buğz ederek şöyle buyuruyor: “melekler soruyor: “Allah’ın arzı geniş değil miydi?”(Nisa 97)

Ruhtaki manevi pisliklerden ki; (Allah'ın tasvip etmediği tarafgirlik, günahları işlemek ve onlara dalmak, samimi, ihlaslı müminlere sataşmak, mazlum müminlere hiç yardım etmemek, acımamak, hatta küfre şirin davranmak, aldanmak/aldatılmak (dizilerle, filmlerle göz zinası yaptırılmak...vs.) uzak durmakla ruhta/manevi hicret yapılır.

Yaşanan çok önemli olayların en önemlisi olan ve takvim başlangıcı kabul edilecek kadar mühim, takdire şayan olan hicreti gerçekleştiren tüm muhacirlere ki; başta Hz. Ebu Bekir ve diğerlerine selam olsun! Cenabı Allah onları bizlere cennette komşu eylesin!

“Kendisini hidayet üzere sanan” (Zuhruf:37) pislikte debelenip duranlara da Allah oradan kurtulmayı nasip etsin!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri