Vanlı, hak ve özgürlüklere müdahalenin, hiçbir şekilde sınır tanımadığını ifade ederek mücadelelerinin de hız kesmeden devam edeceğini söyledi. Vanlı, “Saf kalplilikle bir yerlerde duracağı tahmin edilen zulüm, bütün sınırları aşarak, hayatın kendisini de değersiz görüyor. İdeolojik dayatma, insan sağlığını da hiçe sayıyor. Sağlık kuruluşlarında meydana gelen başörtüsü ve çarşaf skandalları, dayatmanın hiçbir sınır tanımayacağını ortaya koyuyor. Evet, dayatma doğası itibariyle karşı olduğu şeylere hiçbir hayat hakkı tanımayacaktır. Onu yok edinceye kadar bütün sınırları aşacak, bütün hadleri çiğneyecektir. Zorbalığın da bir sınırı olduğuna inananlar, saflığın ve gafletin en ucunda durmaktadırlar” dedi.
Swat vadisi operasyonlarının, birkaç açıdan değerlendirilmesi gerektiğini de dile getiren Vanlı, “Müslümanların sessizliği, bu katliamları yapan ülkenin Amerika olmasından mı kaynaklanıyor. Ülkemizin NATO ittifakına dahil olması, ülkemiz Müslümanlarının suskunluğunun sebebi midir acaba. Ya da tüm bunların yanı sıra biz ancak akredite tepkiler veririz, devlet ve hükümet büyüklerinden bir işaret almadıkça söz söylemeyiz mi demek istiyorlar.
Vanlı konuşmasına Obama’yı da eleştirerek, “Yeni bir yüz, yeni bir anlayış olarak lanse edilen Obama’nın, derisinin renginden başka hiçbir alanda farklı olmadığı, Amerikan emperyalizminin siyah yüzü olarak sahnede bulunduğu, geçen zamanda ve Pakistan olaylarında perçinlenmiştir. Müslümanların kanını dökme hususunda sınır tanımayan Amerika, konseptini Müslüman kanı üzerine inşa etmiş ve topraklarımızı işgale devam etmektedir. Swat olayları, Pakistan işgaline yönelik ilk adımlardır. Ne gariptir ki bu işgalci Amerika, bazı Müslümanlarca medeniyetin merkezi sayılmakta ve onların bu hunharca katliamlarına ya göz kapanmakta ya da alkış tutulmaktadır” diyerek bu konuda ki görüşlerini dile getirdi.
Bayram Vanlı konuşmasının sonunda Konya Sivil Toplum Örgütleri’nin düzenlediği Ufuk Turu Toplantıları’na değindi. Ufuk Turu Toplantılarının bu seneki konusunun ‘Birlikte yaşamak’ olduğunu hatırlatan Vanlı, “Bu toplantılarda, birlikte yaşamanın bir zorunluluk olduğu ısrarla vurgulanıyordu. Ancak reel hayatta her türlü birlikte yaşamaya mani olan işgallerden, katliamlardan, soykırımlardan bahsedilmemesi, birlikte yaşamanın önündeki en büyük engel olan bu durumun hiçbir şekilde gündeme getirilmedi. Temennimiz bu tepkisizliğin ve vurdumduymazlığın sadece akademik kaygılardan ve konuların daha önceden belirlenmiş olmasından kaynaklanıyor olmasıdır. Yine de hiçbir özel durum bu tepkisizliğin mazereti olmamalıdır. Hak ve özgürlüklerin ihlal edilmediği, adaletin tesis edildiği, zulmün olmadığı ve fitnenin yok olduğu bir dünyada yaşama umudu ile hepinizi 90. Haftada aynı yer ve saatte bekliyoruz” diye konuştu.
Swat vadisi operasyonlarının, birkaç açıdan değerlendirilmesi gerektiğini de dile getiren Vanlı, “Müslümanların sessizliği, bu katliamları yapan ülkenin Amerika olmasından mı kaynaklanıyor. Ülkemizin NATO ittifakına dahil olması, ülkemiz Müslümanlarının suskunluğunun sebebi midir acaba. Ya da tüm bunların yanı sıra biz ancak akredite tepkiler veririz, devlet ve hükümet büyüklerinden bir işaret almadıkça söz söylemeyiz mi demek istiyorlar.
Vanlı konuşmasına Obama’yı da eleştirerek, “Yeni bir yüz, yeni bir anlayış olarak lanse edilen Obama’nın, derisinin renginden başka hiçbir alanda farklı olmadığı, Amerikan emperyalizminin siyah yüzü olarak sahnede bulunduğu, geçen zamanda ve Pakistan olaylarında perçinlenmiştir. Müslümanların kanını dökme hususunda sınır tanımayan Amerika, konseptini Müslüman kanı üzerine inşa etmiş ve topraklarımızı işgale devam etmektedir. Swat olayları, Pakistan işgaline yönelik ilk adımlardır. Ne gariptir ki bu işgalci Amerika, bazı Müslümanlarca medeniyetin merkezi sayılmakta ve onların bu hunharca katliamlarına ya göz kapanmakta ya da alkış tutulmaktadır” diyerek bu konuda ki görüşlerini dile getirdi.
Bayram Vanlı konuşmasının sonunda Konya Sivil Toplum Örgütleri’nin düzenlediği Ufuk Turu Toplantıları’na değindi. Ufuk Turu Toplantılarının bu seneki konusunun ‘Birlikte yaşamak’ olduğunu hatırlatan Vanlı, “Bu toplantılarda, birlikte yaşamanın bir zorunluluk olduğu ısrarla vurgulanıyordu. Ancak reel hayatta her türlü birlikte yaşamaya mani olan işgallerden, katliamlardan, soykırımlardan bahsedilmemesi, birlikte yaşamanın önündeki en büyük engel olan bu durumun hiçbir şekilde gündeme getirilmedi. Temennimiz bu tepkisizliğin ve vurdumduymazlığın sadece akademik kaygılardan ve konuların daha önceden belirlenmiş olmasından kaynaklanıyor olmasıdır. Yine de hiçbir özel durum bu tepkisizliğin mazereti olmamalıdır. Hak ve özgürlüklerin ihlal edilmediği, adaletin tesis edildiği, zulmün olmadığı ve fitnenin yok olduğu bir dünyada yaşama umudu ile hepinizi 90. Haftada aynı yer ve saatte bekliyoruz” diye konuştu.